<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925</id><updated>2012-02-03T02:14:29.432-08:00</updated><category term='Kisin Nova Scotia'/><title type='text'>Inspirational...</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>236</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-5413074728410467541</id><published>2012-01-09T04:45:00.000-08:00</published><updated>2012-01-09T05:05:14.591-08:00</updated><title type='text'>Hoşgeldin Yeni Yıl yazıma devam:)</title><content type='html'>İlerleyen yaşımda yeni yıla ne zaman, nerde girmiştim sorularının cevabını daha rahat bulabilmek için bloguma bu konuda not düşmeye karar verişim 2008 Aralık ayı. O zamanlar Amerika'dan yeni dönmüştüm ve 2009 yılına çocukluk arkadaşlarımızla Antalya Hillside Su Otel'de girmiştik. 2009'u 2010'a bağlayan yıl yine aynı grup arkadaşlarla (Sinem, Didem, Volkan, Ablam, Kubilay) bu defa Antalya Susesi Otel'de yeni yılı karşıladık. Normalde otel yılbaşı programlarını tercih etmem ve hiç hoşlanmam ancak büyük konuşmuşum:) ve iki yıl üstüste programsızlık ya da geç program yapma sonucu yeni yıla otelde girmek zorunda kaldım. Bu durumun tek tesellisi çok sevdiğim arkadaşlarımla ve ablamla birarada olmamdı. Sonuçta anlarımızı değerli kılan nerede olduğumuzdan çok kimlerle olduğumuz ve nasıl bir ruh hali içerisinde olduğumuzdur diye düşünürüm. Bu yılbaşı işimi şansa ve son dakikaya bırakmadım ve nerdeyse 6 ay öncesinden Güney Fransa için biletimi aldım. İstanbul-Marsilya uçuyordum. Bir hafta boyunca Marsilya-Nice-Cannes-Monaco-Marsilya idi rotam:) Keyifli bir tatildi. Fransız Rivierası gerçekten çok güzel ve görülmeye değer. Önceden planlama ve hazırlıklar sonucu 2011 yılını üniversitede beraber çalıştığım bir arkadaşımla Marsilya limanında bıraktık ve 2012 yılını tarihi bir bina üzerinde gerçekleştirilen harika bir ışık show'u ve limanda demirleyen gemi düdüklerinin içinde karşıladık:) (Bu arada 2010'dan 2011'e geçiş Karşıyaka'da bir Yunan tavernası olan Sardunaki restorant'ında gerçekleşmişti)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakalım 2012 yılının fenerini nerede söndüreceğiz?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-5413074728410467541?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/5413074728410467541/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=5413074728410467541' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/5413074728410467541'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/5413074728410467541'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2012/01/hosgeldin-yeni-yl-yazma-devam.html' title='Hoşgeldin Yeni Yıl yazıma devam:)'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-3552827424854452370</id><published>2011-12-14T01:09:00.000-08:00</published><updated>2011-12-14T01:10:12.852-08:00</updated><title type='text'>Mutlak Varlık Teorisi</title><content type='html'>“…Bu teori, yaratılıştaki sırrı aramaktan doğmuştur. Gerçekte, bütün yaratılmışlar Allah’ın varlığını tanıtmak için vardır. Denizden kopan dalgalar, denizin ta kendisidir. Görünen bütün varlıklar da, Allah’ın varlığının değişik tezahürleridir. Daha zaman yokken, Allah’ın varlığı, kendi gizli âleminde yalnızdı. Bu varlık, aynı zamanda Hüsn-i Mutlak denilen mutlak bir güzellikti. Bu güzellik, kendisini görecek gözler ve sevecek gönüller istedi. Allah, aynada hayalini gören bir insan gibi yokluk ve hiçlik âlemine bakıverdi ve “Ol!” dedi. Varlıklar içinde Allah’a en yakın olan, insan oldu. Allah, kendi varlığını insanda buldu. Allah, böylece kendisini görecek ve sevecek gönülleri buldu. İnsan da, kendisinde ilahi özellikler bulunan geçici bir varlık oldu. Varlık, güzellik ve iyilik. Bunlar Allah’ın özellikleri. Hiçlik, çirkinlik ve kötülük, bunlar da Allah’ın özelliklerini bilmemize yarayan geçici özellikler. Bu özelliklerin hepsi insanda var. İnsan ancak hiçlik, çirkinlik ve kötülüğü yok ederek Allah’ın varlığına katılabilir. İnsanı kötü yapan, çirkin yapan ve yokluğa atarak Tanrı varlığından uzaklaştıran nefsi yenmek büyük bir irade ve aşk ister. Aşk, insanı Tanrı’ya ulaştıran kudretli bir araçtır. Tasavvufta, kişinin nefsini yenerek mutlak varlığa katılmasına “fenafillah” denir. Esasen bu kata ulaşmak ancak ölümden sonra mümkün olsa da, ilahi aşkın son basamağına varıp, nefsinde ve her yerde Allah’ı görebilecek hale gelenler “fenafillah”a hayatta da ulaşabilirler. Fenafillah’ın Hint kültüründeki versiyonu ise Nirvana’dır...”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayşe Arman’ın Konya’da Rehber  Mehmet Akbulut ile söyleşisinden alıntılanmıştır (14 Aralık 2012).&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-3552827424854452370?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/3552827424854452370/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=3552827424854452370' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/3552827424854452370'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/3552827424854452370'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2011/12/mutlak-varlk-teorisi.html' title='Mutlak Varlık Teorisi'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-1213097254739971808</id><published>2011-08-16T22:47:00.001-07:00</published><updated>2011-08-16T23:04:21.182-07:00</updated><title type='text'>Why Walk When You Can Fly?</title><content type='html'>"We are all made to fly to realize our incredible potential as human beings. But instead of doing that, we sit on our branches, clinging to things that are familiar to us. The possibilities are endless, but for most of us, they remain undiscovered....Each  of us has been looking through window all our lives tainted by the belief and ideas we have adopted from the past..." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Quote from one of the most inspiring books I have ever read recently. Thank you Isha for awakening things in me and thank you Şehnaz for everything you did for me. I praise love for this moment in its perfection!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-1213097254739971808?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/1213097254739971808/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=1213097254739971808' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/1213097254739971808'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/1213097254739971808'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2011/08/why-walk-when-you-can-fly.html' title='Why Walk When You Can Fly?'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-6124862540772678454</id><published>2011-07-24T09:44:00.001-07:00</published><updated>2011-07-24T09:44:37.083-07:00</updated><title type='text'>The Best Wedding Venue</title><content type='html'>Today, I have seen the wedding pics of my friend from Washington DC. He wedded a beautiful Japanese girl. Their wedding venue seems to be a dream place where one day I hope to get married at. The gardens of the Tudar Place look gorgeous and fantastic. The building is very elegant. It is so chic and classy and so green with beautiful flowers. May God make me married in the same gardens soon:)) chek out the link of the Tudor Palace:http://www.tudorplace.org/&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-6124862540772678454?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/6124862540772678454/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=6124862540772678454' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/6124862540772678454'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/6124862540772678454'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2011/07/best-wedding-venue.html' title='The Best Wedding Venue'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-5369532637666749802</id><published>2011-03-22T08:50:00.000-07:00</published><updated>2011-03-22T08:52:55.209-07:00</updated><title type='text'>Nevruz Bayramı</title><content type='html'>Nevruz sözcüğü Farsça nev (yeni) ve ruz (gün) sözcüklerinin birleşmesinden meydana gelmiş olup yeni gün anlamına gelmektedir. Eski İran takvimine göre yılın ilk günüdür ve güneşin Koç burcuna girdiği ilkbaharın başlangıcı sayılan bir gündür. &lt;br /&gt;Güneş 21 Marta kadar güney yarımküreye daha çok ışık ve ısı verirken,21 Mart tarihinden itibaren kuzey yarımküreye daha çok ısı vermeye başlar. Bu nedenle kuzey yarımkürede yaşayan bazı halklar için 21 Mart günü uyanış ve yaradılışın sembolü olarak kutlanmaya değer bir gün anlamı taşımaktadır. &lt;br /&gt;İran mitolojisine göre Tanrı dünyayı, insanı ve güneşi bu günde yaratmıştır. İran’ın efsanevi padişahı Kiyumers tahta oturarak bugünü bayram ilan etmiştir.İran’da ihtişamın sembolü olan Cemşid de aynı gün tahta oturmuştur.Ayrıca Hz. Adem’in 7. torunu olan Cem 21 Mart günü Azerbaycan’a gelmiş ve bugünü bayram ilan etmiştir. &lt;br /&gt;Anadolu’da Nevruz-i Sultan,Sultan Nevruz,Navrız,Mart dokuzu gibi adlar verilen Nevruz,farklı yörelerde değişik biçimlerde kutlanır.Tarımsal uğraşın yoğun olduğu yörelerde bir tür bolluk ve bereket töreni olma özelliği de taşımaktadır.Alevi-Bektaşi topluluklarda ise inanca dayalı bir anlam da ifade etmektedir. &lt;br /&gt;Alevi-Bektaşi topluluklarda Nevruz,Hz. Ali’nin doğum günüdür,Hz. Ali ile Hz. Fatma’nın evlendikleri gündür,Hz. Muhammed’in veda haccı dönüşü Hz. Ali’yi kendine halife tayin ettiği gün olması özelliğini de taşımaktadır.Bu günün sabahı mürşidin okuduğu duadan sonra süt içilir, Nevruziye adı verilen şiirler,nefesler ve Hz. Ali’nin Mevlidi okunur.Nevruzda önceden hazırlanmış olan çöreklerle mezarlık ziyaretine gidilir,ölüler ziyaret edildikten sonra orada çörekler yenilir. &lt;br /&gt;Osmanlı Devleti zamanında Nevruz gününe özel bir önem verilmiştir.Padişahlara Nevruz günleri “nevruziye” adı verilen kasideler sunulurdu.Bu kasidelerde ağaçların yeşermesi,çiçeklerin açması,havanın ısınması gibi konulara yer verilirdi.Nevruz günü Adem’in yaratıldığı,Nuh’un gemisinin karayı bulduğu,Hz. Ali’nin doğduğu, halife olduğu anlatılırdı.Nevruz gecesi bütün yaratıkların Tanrı’ya secde ettiği, dileklerin yerine getirildiği belirtilirdi.Nevruz günlerinde müneccimbaşı, yeni takvimi padişaha sunar,bahşişini de alırdı.Buna da “nevruziye bahşişi” adı verilirdi.&lt;br /&gt;Saray hekim başıları tarafından hazırlanan ve Nevruziye denen çeşitli baharatlardan yapılmış macunlar,padişah ailelerine ve büyüklere sunulurdu. Bugün için yapılmış macunlar, porselen kapaklı kaseler içinde sunulur ve günün hangi saatinde yenmesi gerektiğini yazan bir kağıt da kaselere iliştirilirdi. &lt;br /&gt;Nevruziye adı verilen macunun kökeni,kimi araştırmacılar tarafından Persler dönemine kadar götürülebilmektedir.Persler zamanında Nevruz günlerinde hekimler ve eczacılar toplanarak bu özel macunu hazırlamışlardır.Bu macundan yiyenin bütün yıl boyunca hastalıklardan korunacağına inanılmıştır.Zamanla bu gelenek değişime uğramış ve Nevruziye Nevruz günlerinde yenen özel bir tatlının adı olmuştur.Son zamanlarda bu geleneğin bir uzantısı olarak 21 Mart günü Manisa’da mesir macunu halka dağıtılmaktadır. &lt;br /&gt;Doğu Anadolu halkı için sadece Nevruz günü değil,Nevruz gecesi de kutsallık taşımaktadır.Bu gece canlı cansız bütün varlıkların Tanrı’ya secde ettiğine inanılır.O gün herkesin bir yıllık kısmeti ve geleceği belirlenir.Herkes güzel ve yeni elbiseler giyerek yeni yıla hazırlanır.Evlerde yemekler yapılır,karşılıklı ziyaretlerde bulunulur. &lt;br /&gt;Mart ayı içerisinde Anadolu’nun bazı yörelerinde görülen bir diğer gelenek de “kara Çarşamba” geleneğidir.Mart ayının ilk çarşambası olan bu günde çeşitli törenler yapılır,çeşitli yiyecekler hazırlanarak birlikte yenir.Gençler bir dilek tutarak komşuların kapısını dinlerler. &lt;br /&gt;Nevruzla ilgili geleneklerden biri de “mart ipliği”adı verilen uygulamadır.21 Marttan itibaren ısınmaya başlayan havalar nedeniyle ağaçların güneşten etkilenmemesi için bez bağlanır.Giresun’da uygulanmakta olan “Mart bozumu” adı verilen gelenek de Nevruzla ilgili önemli geleneklerden biridir.Mart bozumunda akarsulardan alınıp getirilen su evlere serpilir.Ayağı uğurlu bir misafirin gelmesi ve “martınızı bozuyorum” demesi beklenir. &lt;br /&gt;Nevruz İç Anadolu Bölgesi’nde “Mart dokuzu” olarak bilinmektedir.21 Mart günü sabah erken kalkılır,mezarlık ziyareti yapılır,niyet tutulur.Niyetlenecek kişi mezarlardan birer taş alarak kırka tamamlar.&lt;br /&gt;Bir torbaya doldurup evinin duvarına asar ve bu arada bir niyet tutar.Bir yıl sonra torbaya baktığında taşlar kırk bir olmuşsa niyetinin gerçekleşeceğine inanır.Bir daha ki Mart Dokuzunda taşlar iade edilir. &lt;br /&gt;Nevruz günü ziyaretler esnasında çeşitli yemeklerden oluşan sofralar hazırlanır,oyunlar oynanır,eğlenceler düzenlenir,boyalı yumurtalar yenir ve büyük ateşler yakılır.Her toplumun kendine özgü nedenlerle kutladığı Nevruz, Azerbaycan,Kazakistan,Kırgızistan,Türkmenistan,Özbekistan,Tataristan,Uygur Bölgesi, Anadolu ve Balkanlarda geleneksel kutlamalarla canlılığını günümüzde de sürdürmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ANONİM-Kaynağını bulamadım:( email ile bana geldi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-5369532637666749802?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/5369532637666749802/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=5369532637666749802' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/5369532637666749802'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/5369532637666749802'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2011/03/nevruz-bayram-nevruz-sozcugu-farsca-nev.html' title='Nevruz Bayramı'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-3968212911531309932</id><published>2011-01-21T00:41:00.000-08:00</published><updated>2011-01-21T00:48:02.784-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Yeni yıldan bu yana yaptıklarımın arasına, bir Bursa-İnegöl seyahati, iki dogumgünü kutlaması, 2 film (Hür Adam ve Eyvah Eyvah 2)ve bir homeopath ziyareti eklendi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eklen-e-meyenler: Spor, resim:((( Pazartesiden itibaren şehir fırsatından aldığım B-fit üyeliğim başlıyor. Oturduğum apartmanın tam karşısı. Yani gitmemek için sıfır bahane! Biraz hareket etmeye başlıyorum inşallah. Dizimin yan tarafı, ofis arkadaşlarıma cengaverlik taslarken incitmeden dolayı ağrıyor ama dikkatli olacağım. Hadi bakalım yaz gelmeden sıkılaşmak lazım:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün Cuma. Herkesin Cuması hayırlı, sağlıklı ve bereketli olsun!!!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-3968212911531309932?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/3968212911531309932/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=3968212911531309932' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/3968212911531309932'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/3968212911531309932'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2011/01/yeni-yldan-bu-yana-yaptklarmn-arasna.html' title=''/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-5941142197126839808</id><published>2011-01-03T02:12:00.000-08:00</published><updated>2011-01-03T04:28:24.291-08:00</updated><title type='text'>Yılbaşı 2010</title><content type='html'>Yılbaşına neden bu kadar anlamlar yüklenir? Kilometresi sıfırlanmış bir araba gibidir yeni yıl. Bize yeni yollar ve yeni macera fırsatları sunar. Heyecan vericir, bilinmezlerle ve yüklemiş olduğumuz beklentilerimizle bagajı dopdolu. Kırtasiyeden yeni aldığımız bir defteri nasıl şevkle açarız, koklarız yapraklarını...İşte öyledir yeni yıl da...Daha hiç yıpranmamış, yaprakları sararmamış, hırpalanıp örselenmemiş bir defter...Sonra defterin o temiz yapraklarını birer birer, kimi zaman özenerek, renkli kalemlerle süsleyerek, kimi zaman da hoyratça karalayarak, özensizce doldurmaya başlarız. Bu böyle sürer gider, ta ki defter tükenip öteki yıl gelinceye kadar. Yeni yıla girerken kimimiz savurtur atar o defteri öfkeyle bir kenara. Kurtulmuştur artık, ya da öyle olduğunu sanır!? Yanılsamadır bu aslında. Ve kaptırır kendini yeni defterin dokunulmamış bembeyaz yapraklarının heyecanına...Haleti ruhiyesi ne değişken ne eğretidir oysa?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimimiz alır şapkasını önüne, dalar tefekküre. Amel defteri gibi çıkarır hesabını yaptıklarının: sevinçler, hüzünler, alınan dersler, ödenen bedeller, helallik alınacaklar, helallik verilecekler, özür dilenecekler, eli öpülecekler, affedilecekler...Bir yılın muhakemesi yapılır ve sayfalar sabırla tek tek temize çekilir. Sonra yeniden yepyeni niyetler kurulur, iyi dilekler verilir ve alınır, yürekten dualar edilir, hediyeler ve sevgiler paylaşılır. Yeni umutlar, temenniler ve heyecanlarla yeni bir yıla başlanır. Defter açılır ve ilk temiz yaprağına şu sözler yazılır:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Rabbim, beni fiziken güçlü ve sağlıklı kıl...Manen, kalben ve ruhen ise her daim huzurlu ve dingin olabilmenin ilmine eriştir beni. Beni sana yaklaştır. Her zaman doğru yolunda giden kullarından eyle. Rabbim, bana değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etme gücü, değiştirebileceğim şeyleri değiştirme cesareti ve bu ikisi arasındaki farkı anlayabilme sağduyusu ver. Bizlere bahşetmiş olduğun yüreğimdeki o sonsuz sevgi enerjisini bana eş kıldığın Sevgili'mle ve etrafımdakilerle paylaşmayı nasip et. Sağlıklı, hayırlı, erdemli ve şanslı evlatlar dünyaya getirmeyi ve onları en iyi şekilde yetiştirmeyi nasip et. Evimdeki ve avucumdaki bolluk ve bereketi her daim sevdiklerimle ve ihtiyacı olanlarla paylaşmayı nasip et. Varoluşumun gayesi her ne ise onu bir an önce fark etmemi ve bu dünyadan ayrılmadan gerçekleştirmeyi nasip et. Farkındalıklarımı arttır Yarabbim, hırslarımdan arındır beni.AmiN"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ps. 2011'e, Karşıyaka'daki bir Yunan tavernasında, Sardunaki'de, hayatıma yeni girmiş olan ama şimdiden çok sevdiğim ve değer verdiğim biriyle başbaşa, iyi dileklerle ve niyetlerle girdim:) Herşeyin hayırlısını diliyorum hepimiz için.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-5941142197126839808?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/5941142197126839808/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=5941142197126839808' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/5941142197126839808'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/5941142197126839808'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2011/01/ylbas-2010.html' title='Yılbaşı 2010'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-4989751468165256193</id><published>2010-12-26T13:11:00.000-08:00</published><updated>2010-12-26T13:19:33.995-08:00</updated><title type='text'>FARK ETMELI INSAN</title><content type='html'>Farkı fark etmeli, fark ettiğini de fark ettirmemeli bazen...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir damlacık sudan nasıl yaratıldığını fark etmeli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne karnına sığarken dünyaya neden sığmadığını ve en sonunda bir metrekarelik yere nasıl sığmak zorunda kalacağını fark etmeli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu çok geniş görünen dünyanın, ahirete nispetle anne karnı gibi olduğunu fark etmeli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Henüz bebekken 'Dünya benim!' dercesine avuçlarının sımsıkı kapalı olduğunu, ölürken de aynı avuçların 'her şeyi bırakıp gidiyorum işte!' dercesine apaçık kaldığını fark etmeli.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve kefenin cebinin bulunmadığını fark etmeli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baskın yeteneğini fark etmeli sonra.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Azraillin her an sürpriz yapabileceğini, nasıl yaşarsa öyle öleceğini fark etmeli insan.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Hayvanların yolda, kaldırımda, çöplükte ama kendisinin güzel hazırlanmış mükellef bir sofrada yemek yediğini fark etmeli.&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Yaratılmışların en güzeli olduğunu fark etmeli ve ona göre yaşamalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gülün hemen dibindeki dikeni dikenin hemen yanı başındaki gülü fark etmeli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evinde kedi köpek beslediği halde çocuk sahibi olmaktan korkmanın mantıksızlığını fark etmeli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eşine 'seni çok seviyorum!' demenin mutluluk yolundaki müthiş gücünü fark etmeli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dolabında asılı 25 gömleğinin sadece üçünü giydiğini ama arka sokaktaki komşusunun o beğenilmeyen gömleklere muhtaç olduğunu fark etmeli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zenginliğin ve bereketin, sofradayken önünde biriken ekmek kırıntılarını yemekte gizlendiğini fark etmeli.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annesinden doğarken tertemiz teslim aldığı gırtlağını ve aşırı beslenme yüzünden sarkan göbeğini fark etmeli, fark etmeliyiz çok geç olmadan.....  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ömür dediğin üç gündür, dün geldi geçti yarın meçhuldür...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O halde ömür dediğin bir gündür, o da bugündür....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Can Yucel&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-4989751468165256193?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/4989751468165256193/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=4989751468165256193' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/4989751468165256193'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/4989751468165256193'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2010/12/fark-etmeli-insan.html' title='FARK ETMELI INSAN'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-6799414873065219879</id><published>2010-12-26T02:50:00.000-08:00</published><updated>2010-12-26T02:59:21.816-08:00</updated><title type='text'>Yeni Yil</title><content type='html'>"Bu kavanoz dipli dunya cesitlilikten ve farkliliktan beslenir; degisimden yanadir, degisebilmekten. Insan ki bir garip varliktir; en yucelere cikmaya da en alcaklara inmeye de meyyal. Insan ki vicdanla donanmistir. Akil ve ilimle. Kalp ve muhabbetle. Ogrenmekle yukumludur oyleyse; kendini gelistirmek, merak duygusunu yitirmemekle. Bir muhabbet zincirinde ufacika ama muhim bir halka oldugunu bilmekle yukumludur. Kainatin cemberi gece ve gunduz, derya ve damla, butun ve katre, med-cezir uzerine kurulu. Bitirmek ve baslamak. Hic bir zaman kendinden fazla emin olmamak lazim oyleyse. Son noktayi koymamak. Kibirden uzak durmak. Kibir ki kalin kadifeden perdeler ceker gozumuze. Bakar ama goremez oluruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;..........&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bize yeni kelimeler gerek dostlar, yepyeni haller. Gozlerinin ici gulen insan baska insanlari da guldurur, gulumsetir. Gulmek bulasicidir, yaraticilik da. Umut da. Muhabbet de. Ask da. Kahkaha atabilen erkekler, kahkaha atabilen kadinlar, kahkaha atabilen genclerin sayisi katlananarak artsin 2011'de."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elif Safak, Haberturk, 26 Aralik 2010 Pazar&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-6799414873065219879?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/6799414873065219879/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=6799414873065219879' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/6799414873065219879'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/6799414873065219879'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2010/12/yeni-yil.html' title='Yeni Yil'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-4706914123206632036</id><published>2010-12-24T07:36:00.000-08:00</published><updated>2010-12-26T02:50:17.795-08:00</updated><title type='text'>Abracadabra</title><content type='html'>Amerika'dan geçenlerde gelen arkadaşım, ne zamandır kendisini, ta ben Amerika'da yaşarken, yakın markaja aldığım Dilara Erbay'ın deneysel ve geleneksel yemeklerini misafirlerine tattırdığı &lt;a href="http://www.abracadabra-ist.com/"&gt;Abracadabra&lt;/a&gt; restorantına gidince "adamlar ta nerelerden kalkıp merak edip gidiyorlar, biz niye gitmiyoruz böylesi yenilikçi, değişik, ufuk açan mekanlara" dedim kendi kendime ve ilk İstanbul ziyaretimde bu mekanı ziyaret etmeye karar verdim. Arkadaşım da geçtiğimiz haftalarda Türkiye ile ilgili tam 1 hafta boyunca CNN International kanalında gösterilen programların birinde duymuş Abracadabra'nın adını. CNN muhteşem bir tanıtım yaptı ülkemiz için ve bilmeyenlere/yanlış bilenlere ülkemiz hakkında olabildiğince objektif bilgi vermeye çalıştı. İstesek bu kadar güzel PR yapamazdık ülke olarak!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim yeme içmeye...Yemek konusunda seçiciyim. Ağzıma koyduğum her seyin sağlığımla dogrudan ilintili olduğunu bildiğim için olabildiğince iyi beslenmeye, yani hormonsuz, katkısız, doğal/organik, taze ve yöresel/yerel ürünler kullanmaya, maximum oranda evde üretmeye ve tüketmeye ya da bu tarz hizmet veren yerlerden yemeye (Abracadabra böyle bir yer sanırım), mevsimsel yemeye, doğru pişirme teknikleri kullanmaya ve yemek zamanını hem sağliklı hem de keyifli, paylaşım ve sohbetin bol olduğu anlara dönüştürmeye çalışıyorum. Paylastikca bereketin arttigina inaniyorum. İstanbul'a gittiğimde mutlaka &lt;a href="http://www.ciya.com.tr/"&gt;Çiya'ya&lt;/a&gt; ugramam bu sebeple. Ya da her defasinda yolumun &lt;a href="http://www.hamdi.com.tr/"&gt;Hamdi&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.haciabdullah.com.tr/"&gt;Haci Abdullah'a&lt;/a&gt; dusmesi...&lt;a href="http://www.pandeli.com.tr/"&gt;Pandeli restaurant&lt;/a&gt; da adini sikca duydugum, gidilecek yerler listeme koydugum yerlerden biri...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-4706914123206632036?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/4706914123206632036/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=4706914123206632036' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/4706914123206632036'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/4706914123206632036'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2010/12/abracadabra.html' title='Abracadabra'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-5085992322310350142</id><published>2010-12-14T00:55:00.000-08:00</published><updated>2010-12-14T01:27:40.197-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>1 Kasım'da İzmir'de yeni işime başladım. Uzuuun bir aradan sonra:) Artık Türkçe klavye kullanmayı da yavaş yavaş ögreniyorum. Türkiye'ye döneli iki koca yıl olmuş. Zaman su gibi akıyor geyiğine girmeyeceğim. Daha ziyade zamanı nasıl değerlendirdiğimiz önemli çünkü. Sayı değil kalite meselesi! Açık bir özeleştiri olarak zamanı çok iyi kullanamadığımı itiraf ediyorum. Uzun işsizlik ve Amerika-Türkiye geçiş dönemimde bolca dinlendim, tembelliğe varan safhada hatta. Evime taşındım, Antalya'da ablamla zaman geçirdim. Ancak ne bir kursa gittim ne de spor yaptım ki spor benim Amerika'daki yaşantımda merkeze çok yakın bir yerde dururdu ve spor için zaman yaratamayanları anlayamazdım. Türkiye'ye gelince durumun farklı olduğunu gördüm. Ülkemizde spor kültürü Amerikadaki kadar yaygın olmadığı için orada olduğu gibi neredeyse hemen her köşe başında güzel, temiz, tam techizatlı spor salonları yok. Sayı az olunca rekabetin düşmesiyle beraber iyi olan salonlar üyelik için çok para alıyorlar. Karşıyaka'da Amerikan standarlarında eli yüzü düzgün tek bir yer var: Sports International. Ancak oraya standart maaşlı biri gidemez çünkü fiyatlar oldukça kabarık. Spor salonları dışında adam gibi yoga ve pilates merkezleri de yok. Açık havada spor yapacak yerler kısıtlı ve uygun degil. Durum böyle olunca ister istemez spor yapmak için motivasyonunuz olmuyor. Benim tercihim eğer geçtiğimiz dönemde işim olsaydı mutlaka Sports'a yazılmak olurdu. Sabahın köründe ya da akşamın karanlığında tek başıma çıkıp sokaklarda, üstelik de kör karanlıkta başıma ne geleceğini düsünüp tasalanarak ya da acaba ayağım bir çukura girer de yine kırılır mı korkusuyla, koşmak ya da yürümek motivasyonum olmadığından bu benim için en iyi opsiyon olurdu. Evet ama 1.5 aydır işin var simdi mazaretin nedir derseniz: Evimin ve işimin çok uzak olması ve günümün üç saatinin yollarda geçmesi. Bu duruma bir çare düşününceye kadar biraz daha böyle devam edecek. Evde yeniden yoga yapma motivasyonumu canlandırabilirsem o zamana kadar da yogayla idare edeceğiz artık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni işim güzel ve rahat, kendisi Ankara'daki işe ve orada yaşamaya tercih edildi. Torpilli yani:) Hayat ne getirir ne götürür çok bilinmiyor o yüzden çok da fazla düşünmemek, yola çalışarak ama hayatı da kaçırmadan, arada durup soluklanmayı bilerek devam etmek lazım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-5085992322310350142?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/5085992322310350142/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=5085992322310350142' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/5085992322310350142'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/5085992322310350142'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2010/12/1-kas%C4%B1mda-izmirde-yeni-i%C5%9Fime-ba%C5%9Flad%C4%B1m.html' title=''/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-460812869146475005</id><published>2010-12-14T00:42:00.000-08:00</published><updated>2010-12-14T00:45:04.863-08:00</updated><title type='text'>Şems-i Tebriz 27. Kural</title><content type='html'>Şu dünya bir dağ gibidir, ona nasıl seslenirsen o da sana öyle aksettirir. Ağzından hayırlı bir laf çıkarsa, hayırlı laf yankılanır, şer çıkarsa sana gerisin geri şer yankılanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öyleyse kim ki senin hakkında kötü konuşur, sen o insan hakkında kırk gün kırk gece güzel sözler et. Kırk günün sonunda göreceksin herşey değişmiş olacak. Senin gönlün değişirse dünya değişir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-460812869146475005?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/460812869146475005/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=460812869146475005' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/460812869146475005'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/460812869146475005'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2010/12/%C5%9Fems-i-tebriz-27-kural.html' title='Şems-i Tebriz 27. Kural'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-1728235689940358539</id><published>2010-12-14T00:21:00.000-08:00</published><updated>2010-12-14T00:37:55.206-08:00</updated><title type='text'>Sevmek dediğin...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/TQcsvK9iaYI/AAAAAAAAAfg/6pjUlfa1E7M/s1600/1155.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 144px; height: 200px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/TQcsvK9iaYI/AAAAAAAAAfg/6pjUlfa1E7M/s200/1155.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5550454254665361794" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Sevmek dediğin öğrenilir. Hayatın en önemli dersidir ki çoğumuz sınıfta kalırız. Gençlik, duyguları bir rüzgar gibi savururken, ne kadar değerli detayları atladığımızı fark etmeyiz. O yüzden geçkin yaşlarda daha çok sarılır insan sevdiğine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevmek dediğin öğrenilir. Zamanla değişir, biçimlenir, lezzetlenir aşk. Nasıl sevmek gerektiğini öğrenirsin ve emekleri bir çırpıda tüketmemeyi. Kıymetlenir sevgiler. Eskiden savurup attıklarına üzülürsün. Biraz daha çabalasaydım, şu hatayı yapmasaydım, belki olurdu dersin. Yaşam gibi, sevmek de yaşlandıkça pahalılaşır. &lt;br /&gt;Sevmek dediğin öğrenilir. Bazıları önce tam tersini görür, yani nefret etmeyi. En zoru da onların hayatı. Çevresi sevgiden yoksun büyüyenler, geç öğrenirler ya da hiç bilemezler. Parası, yatı, katı, nesi olursa olsun insanın; yaşayan bir kalbi olmazsa, ömür boşa geçmiş demektir. Bir çocuk kahkahasını, bir çiçeğin tomurcuğunu, bir kadının bakışını, bir ekmeği bölüşmeyi sevemediysen; hayat sadece hırslarla yontulmuş kocaman bir çöplüktür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevmek dediğin öğrenilir. Nereden gidileceğini bilmiyorsan, bileni takip edeceksin. Büyük aşıkları okuyacaksın. Mevlana’yı, Aşık Veysel’i, Leyla ile Mecnun’u, Yunus Emre’yi, Romeo ile Juliet’i…. Karşılıksız aşklar tanıyacaksın. Yürek kapısı bir kere açılsın, sonrası gelir. Önemli olan neyi sevdiğin değil, sevebilme yeteneğindir. Kalpleri kör olanların, beyinleri de zamanla körelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevmek dediğin öğrenilir. Çağımızın çıldırmış aşklarına inat, yeniden deneyeceksin. Usanmadan, inancını yitirmeden, tekrar kalkıp yürüyeceksin. Sende olandan eminsen, kim bilir bunca acı, başkalarına sevgiyi göstermek içindir, bilemezsin, yolunda ilerleyeceksin. Gidenin ardından ne kadar kırılmış olsan da, “Tanrım, ona sevmeyi öğrenecek büyüklükte bir yürek ver” diye dua edeceksin. Bu dua da, sevmeyi öğrenmenin bir şeklidir çünkü. İşin büyüsü seni çok mutlu etmeyenleri de sevebilmekte gizlidir. Sıyıracaksın içindeki insani hırsları, egonu, gereksiz tutkularını; gönlünü bileyeceksin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevmek dediğin öğrenilir. Her yaşadığınla yeniden şekillenir. Zamanla daha sakin, daha huzurlu sevmeyi öğrenirsin ve çok daha zorlaşır sevdiklerini bir kalemde silip atmak. Hastalandığında, gülümseyerek bir tas sıcak çorba pişirecek kadar sevenleri, muhteşem sevişmelere tercih edeceksin. Yalnızlaştıkça biçimi değişecek aradığının. Sevginin bir anlamı olacak kendi sözlüğünde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevmek dediğin öğrenilir. Emek vereceksin. Kıymet bileceksin. Seni sevenleri sımsıkı tutacaksın. Acılarınla olgunlaşıp, kalbinle büyüyeceksin. Hırpalayarak harcamayacaksın yaşamı. Yoksa hayatın tokadı ağırdır, gittiğin yolun sonu uçurum olur. Ya düşeceksin, ya tüm kalabalığına karşın etrafının yalnız gideceksin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevmek dediğin öğrenilir. Dünyanın en büyük servetini istiyorsan, öğreneceksin…&lt;br /&gt;Candan Ünal&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-1728235689940358539?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/1728235689940358539/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=1728235689940358539' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/1728235689940358539'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/1728235689940358539'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2010/12/sevmek-dedigin.html' title='Sevmek dediğin...'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/TQcsvK9iaYI/AAAAAAAAAfg/6pjUlfa1E7M/s72-c/1155.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-2373030855300133072</id><published>2010-10-14T12:35:00.000-07:00</published><updated>2010-10-14T13:26:41.520-07:00</updated><title type='text'>Eat Pray and Love</title><content type='html'>I read the book by Elizabeth Gilbert 3 years ago. I was still living in the US back then. I loved the story and I loved the fact that it was a true story! It was hard to believe that someone did that, I mean, took a year off and went to three different places to find her own truth. I have been in search of my own truth and my own way for a long time. However, my journey did not involve such brave decisions and changing continents. I know that everyone's seek for truth is unique in its own way but I still was a bit jealous when it comes to traveling and seeing the world and engaging in other cultures since I love moving around! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ok, coming back to the movie, it was mostly Hollywood unfortunately. I was disappointed as a person who read the book and enjoyed it a lot. The story was cut too short, therefore it seemed very shallow, missing so many good parts. Thus, in my opinion, Liz's story lost its integrity in its movie version which is a pity! Notwithstanding that, the movie still inspired me and took me in. At the end, I have found myself with a list in my head regarding what I would like to do in my life before it is too late!The list is like this in this order:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-I want to stay balanced (and I agree with the old man that, sometimes, it is necessary to let go and fall out of balance in order to find balance)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2-I want to fall in love and be loved again. True, genuine, warm love coming from the Heart..no Mind involved please! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3-I want to go to Bali and stay there long enough to enjoy myself...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4-Then, I want to go to India and live the experience of living in India even for a short period of time (I do not want to do the Ashram thing but would not mind going to Kerala and do my own meditation while going through all sorts of ayurvedic treatments:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5- I surely want to enjoy 'the sweetness of doing nothing' from time to time, sometimes, most of the time...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6-I want to 'cross over'...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;As said in the movie, "God dwells within you, as you"... So, love and forgive yourself first and foremost in order to be able to open up your heart and accept and love others as they are!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Finally, please read the book. It is well worth it!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-2373030855300133072?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/2373030855300133072/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=2373030855300133072' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/2373030855300133072'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/2373030855300133072'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2010/10/eat-pray-and-love.html' title='Eat Pray and Love'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-1631840600491166070</id><published>2010-10-12T03:52:00.000-07:00</published><updated>2010-10-12T03:53:00.459-07:00</updated><title type='text'>Ekim ayının üç güzeli</title><content type='html'>9.10.2010, Akşam&lt;br /&gt;Nedim Atilla&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu hafta sizlere ekim ayının üç güzelinden söz edeceğim. Damak zevkine&lt;br /&gt;düşkün olanların peşinden koştukları üç lezzetli ve kıymetli&lt;br /&gt;meyveden... Çekirdeksiz nardan, Kırkağaç kavunundan ve Bodrum&lt;br /&gt;mandalininden...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle nar suyunun ciddi tıp dergilerinde sıkça yer alan&lt;br /&gt;yararlarına değinmeliyim. Haberi popüler medyada ilk kez Daily Mail&lt;br /&gt;verdi, ama ciddi tıp siteleri de yayınlamaya değer buldu. İskoçya'da&lt;br /&gt;Edinburgh Üniversitesi'nde yapılan araştırmaya göre, her gün nar suyu&lt;br /&gt;içmek bel bölgesindeki yağları eritiyor. Araştırma sırasında kadın ve&lt;br /&gt;erkeklerden oluşan 24 kişilik gruba, dört hafta boyunca, günde 500 ml&lt;br /&gt;nar suyu verilmiş. Dört haftanın sonunda bu kişilerin kanındaki yağ&lt;br /&gt;asidi düzeyi düşerken, bel bölgelerindeki yağlar da azalmış. Ayrıca bu&lt;br /&gt;kişilerin tansiyonları düşmüş. Sonuçta kalp krizi, inme ve böbrek&lt;br /&gt;rahatsızlığı geçirme riskleri en alt düzeye inmiş. Nar, 'süper meyve'&lt;br /&gt;diye nitelendirilirken araştırmayı yöneten Dr. Emad Aldujaili ve Dr.&lt;br /&gt;Catherine Tsang şunları söylemiş: 'Nar suyu, hiç şüphesiz dolaşım&lt;br /&gt;bozukluğunun yol açtığı hastalıkların azalmasına yardımcı oluyor. Elde&lt;br /&gt;ettiğimiz sonuçlar, kan basıncını da düşürdüğünü bize gösteriyor.'&lt;br /&gt;Aklınızda olsun...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇEKİRDEKSİZ NAR SADECE ANADOLU'DA VAR&lt;br /&gt;Biz, dünyanın üçüncü büyük nar üreticisiyiz. Birinci olan İran'a&lt;br /&gt;yetişmemiz zor; ama üretimde ikinci sıradaki Hindistan'ı&lt;br /&gt;geçebileceğimiz, son yıllarda dikilen fidanlarla gündemde. Dünya nar&lt;br /&gt;meyvesinin kıymetini anladı ve İran da en büyük ihracatçı... Biz de&lt;br /&gt;İran'ın yaygın olarak ürettiği lezzetli ve bol sulu 'Hicaz narı'&lt;br /&gt;üretiminde hayli yol kat ettik. Çekirdeksiz nara gelince... İşte bu&lt;br /&gt;tür, yani narın çekirdeksizi sadece Anadolu'da yetişiyor; dünyanın&lt;br /&gt;başka hiçbir yerinde yok. Mevsiminde yurtdışından gelen konuklarımıza&lt;br /&gt;ikram ettiğimizde pek şaşırıyorlar ve lezzetine de bayılıyorlar. Ancak&lt;br /&gt;çekirdeksiz nar, nadir bulunuyor, nazlı yetişiyor. Çekirdekli nar&lt;br /&gt;ağacı bol bol meyve verirken, çekirdeksizi tek tük meyve veriyor.&lt;br /&gt;Ülkemizde yaygınlaştırılması gerekir, ama fidanını üretmek oldukça&lt;br /&gt;zor. Fidan iki yıl bebek gibi bakım istiyor. Öyle ya, Muammer&lt;br /&gt;Ketencoğlu'nun yeniden meşhur ettiği güzel Ege zeybeği, 'Şu İzmir'den&lt;br /&gt;Çekirdeksiz Nar Gelir'  türküsü, yüzyıl önce boşuna yakılmamış...&lt;br /&gt;Ödemiş'in Bademli kasabasında halen eski yöntemlerle az da olsa&lt;br /&gt;çekirdeksiz nar üretiliyor; ama Antalya'nın Gazipaşa ilçesi son&lt;br /&gt;dönemde İzmir'i sollayıp geçmiş... İzmir yakınlarındaki Emiralem ve&lt;br /&gt;Balıklıova'da da az sayıda çekirdeksiz nar ağacı var (çoğu ne yazık ki&lt;br /&gt;yazlık konutlara yenik düştü.)  Bu narların taneleri de dışı da&lt;br /&gt;bilinen nar gibi kırmızı değil pembe...&lt;br /&gt;Gazipaşa başarılı bir planlama ile dünyanın en önemli çekirdeksiz nar&lt;br /&gt;üretim merkezi oldu. Gazipaşalılar çekirdeksiz narın tanıtımı için 4&lt;br /&gt;yıldır 21 - 22 Ekim'de Nar Festivali düzenliyorlar. Henüz ihraç&lt;br /&gt;etmiyorlar, 1200 dekar alanda yıllık 2 bin ton üretim gerçekleşiyor ve&lt;br /&gt;ancak iç piyasanın talebini karşılıyor. Türkiye, yılda yaklaşık 10&lt;br /&gt;milyon dolar değerinde nar ihraç ediyor. En fazla nar ihracatı yapılan&lt;br /&gt;ülkeler ise Almanya, Hollanda, Ukrayna ve komşumuz Yunanistan. Bu&lt;br /&gt;ülkelerdeki meraklıları çekirdeksiz narın aromasını ve tadını bir&lt;br /&gt;öğrenirlerse iç piyasada zor buluruz gibi geliyor bana. Damak&lt;br /&gt;düşkünlerine önerim bu yıllarda çekirdeksiz narın kıymetini iyi&lt;br /&gt;bilmeleri yönünde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KIRKAĞAÇ KAVUNU 2 KİLODAN AZ, 4 KİLODAN FAZLA OLMAZ&lt;br /&gt;Hemen baştan söyleyeyim, İstanbul'dan Çeşme'ye, Bodrum'a, Marmaris'e&lt;br /&gt;kara yoluyla tatile giderken ya da dönerken Balıkesir-Manisa arasında&lt;br /&gt;yol kenarına kurulmuş yüzlerce tezgahta satılan kavunlardan 15&lt;br /&gt;Ağustos'tan önce aldıysanız onların Kırkağaç kavunu olma ihtimali&lt;br /&gt;yüzde sıfırdı. Çünkü gerçek alacalı Kırkağaç kavunu en erken 15&lt;br /&gt;Ağustos'ta hasat edilir.&lt;br /&gt;Osmanlı Dönemi'ne ait salnamelerde (yıllıklar), Manisa kadılarına&lt;br /&gt;gönderilen hükümlerde Kırkağaç'tan kavun ve Sultaniye üzümlerinin&lt;br /&gt;İstanbul'a gönderilmesi emredilmekteydi. Kırkağaç halk kültürünün de&lt;br /&gt;önemli bir parçası olan kavunun sadece yenmesi yetmez; lezzetinin tam&lt;br /&gt;olarak anlaşılması için kabuğunun kaşıkla sıyrılması beklenirdi.&lt;br /&gt;Burada vurgulanmak istenen elbette ki o ünlü Kırkağaç kavununun&lt;br /&gt;kabuğuna yakın kısmının ayrı bir lezzette oluşuydu.  Gerçek Kırkağaç&lt;br /&gt;kavunu asla 2 kilodan az, 4 kilodan fazla olmadan tüketilmelidir.&lt;br /&gt;Bugünler en güzel günleridir. Ocak-Şubat aylarına kadar saklanabilir&lt;br /&gt;ve rakı meraklıları için soğuk kış günlerinde yazı anımsatan iyi bir&lt;br /&gt;başlangıç olarak sayılabilir. Yanında tulum peyniri de şarttır tabii&lt;br /&gt;ki... Gerçek kavun için kabuğundaki siyahi alacaları ayırt etmek&lt;br /&gt;şarttır. Elbette Ankara'nın, Trakya'nın kavunları da güzeldir ama&lt;br /&gt;nefasette Kırkağaç'la hiçbiri yarışamaz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BODRUM MANDALİNİ&lt;br /&gt;Bugünlerin mutlaka tadılmasında yarar olan üçüncü önemli tadı ise&lt;br /&gt;çekirdekli Bodrum mandalinasıdır.  Aman çekirdeksiz satsumalarla&lt;br /&gt;karıştırmayın, zaten birinin kokusunu alınca ötekini ayırt etmeniz çok&lt;br /&gt;daha kolay olacaktır. Ülkemize 20. yüzyıl başlarında Doğu Ege&lt;br /&gt;adalarından ve Filistin'den getirilen bu tür genel olarak Güney Ege'de&lt;br /&gt;ağırlıklı olarak da Bodrum Yarımadası'nda yetiştirilmektedir. Dünya&lt;br /&gt;tarım literatürüne Bodrum Yerli Mandalini olarak girmiştir. Ülkemizde&lt;br /&gt;'kokulu mandalin' olarak adlandırılan bu türün henüz yeşil halinin&lt;br /&gt;kokusu da ayrı bir hoşluktur, kaliteli cinlerin içine ayrı bir lezzet&lt;br /&gt;katar...&lt;br /&gt;Bodrum mandalinasının ayırt edici özellikleri olarak kokusunun yanı&lt;br /&gt;sıra meyvenin boynunun olmadığını, basık bir küre gibi olduğunu ve&lt;br /&gt;içinde mutlaka çekirdekler olduğunu hatırlatalım...  Bu lezzet Bodrum&lt;br /&gt;Ticaret Odası'nın girişimiyle artık bütün bir yıl tüketilmektedir.&lt;br /&gt;Nasıl mı? İçinde mandalin taneleri olan özel bir gazozun içinde...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-1631840600491166070?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/1631840600491166070/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=1631840600491166070' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/1631840600491166070'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/1631840600491166070'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2010/10/ekim-aynn-uc-guzeli.html' title='Ekim ayının üç güzeli'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-1905087425021443433</id><published>2010-09-25T13:21:00.001-07:00</published><updated>2010-09-25T13:44:55.175-07:00</updated><title type='text'>2010 Yaz</title><content type='html'>Bir onceki yazi ile bugun arasina koskoca bir yaz girmis. Inanilmaz! Zaman nasil gecmis? Nereye gitmis koca yaz? Ben ne yapmisim o kocaaa... yaz boyunca? Cesme'ye gitmisim 3 haftasonu ve Ramazan bayraminda, ablam gelmis Izmir'e, yazliga gitmisim epi topu 4-5 kez, babamin isyerine ugramisim, is arayislarina devam etmisim, hic spor yapmamisim tembelligimden:(, homeopatiye devam etmisim, oksuruk krizleri yasamisim, el orgusu battaniyeyi ormeye devam etmisim, offf cok sicaklar gecirmis bu sene Izmir, kufrede ede klima calistirmisim evde, yeni evimin cok gunes aldigi icin yazin tam bir saunaya donustugunu anlamisim, yeni mutfak esyalari almisim, Tchibo bagimlisi olmusum, bizim bahceden bol bol sebze-meyve toplamisim, denize girmisim tabi ki, bronz olmusum, sacima bu kez duzgun bir perma yaptirmisim, niye bu paralari bayildim ki sanki diyerek vicdan azabiyla aldigim Camper sandeletleri tum yaz ayagimdan cikarmamisim, tabularimi yikip ayagima gecirdigim ilk cift Crocs'tan sonra daha once niye almamisim diye hayiflanmisim, Istanbul'a gelmisim is gorusmesi icin, Rumeli Hisarinda opera dinlemisim, Ankara'ya gitmisim bir baska is gorusmesi icin, dostlarla yemekler yemisiz Kordon'da, Alacati'da, Kadikoy ve Bebek'te, kuzenlerimi gormusum, 15 yildir gorusmedigim kuzenimle gorusmusum yillar sonra, annemin memleketi seferihisar sigacik'a ilk kez gitmisim, hayatimin ilk tezgahtarlik deneyimini yasamisim 1 gunlugune de olsa:)), Alacati'da harika yerler kesfetmisim, ilk kez Alacati pazarina gitmisim, rengarenk pestemaller almisim, annemlerin sokaginda bir suru yavru kediler dogmus, yeni insanlarla tanismisim, kendi icime donmusum zaman zaman, evde televizyon seyretmisim, kitap okumusum, bol bol uyumusum, ilk defa kizilcik serbeti denemisim, bazilarini ozlemis kalbim, uzaklara dalmisim, kah huzunlenmis, kah neselenmisim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aslina bakarsan dolu dolu bir yaz gecirmisim ben, hic bir sey yapmadim diye sizlaniyorken. baksana ne cok sey yapmisim bu listeye gore:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;simdi ne mi yapiyorum? cok unlu Izmirli bir ressamin (Seba Ugurtan) atolyesinde yagliboya resim yapiyorum, atolyeye gidip saatlerce tuval boyuyorum. Ve ben bundan cok keyif aliyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-1905087425021443433?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/1905087425021443433/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=1905087425021443433' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/1905087425021443433'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/1905087425021443433'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2010/09/en-son-yazi-ile-bugun-arasina-koskoca.html' title='2010 Yaz'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-2189312199824387486</id><published>2010-04-13T12:46:00.001-07:00</published><updated>2010-04-13T12:46:57.384-07:00</updated><title type='text'>Zaman Paradoksu</title><content type='html'>&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 12"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 12"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cseda%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;link rel="themeData" href="file:///C:%5CUsers%5Cseda%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_themedata.thmx"&gt;&lt;link rel="colorSchemeMapping" href="file:///C:%5CUsers%5Cseda%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_colorschememapping.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:trackmoves/&gt;   &lt;w:trackformatting/&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:donotpromoteqf/&gt;   &lt;w:lidthemeother&gt;EN-US&lt;/w:LidThemeOther&gt;   &lt;w:lidthemeasian&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeAsian&gt;   &lt;w:lidthemecomplexscript&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeComplexScript&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;    &lt;w:splitpgbreakandparamark/&gt;    &lt;w:dontvertaligncellwithsp/&gt;    &lt;w:dontbreakconstrainedforcedtables/&gt;    &lt;w:dontvertalignintxbx/&gt;    &lt;w:word11kerningpairs/&gt;    &lt;w:cachedcolbalance/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;   &lt;m:mathpr&gt;    &lt;m:mathfont val="Cambria Math"&gt;    &lt;m:brkbin val="before"&gt;    &lt;m:brkbinsub val="&amp;#45;-"&gt;    &lt;m:smallfrac val="off"&gt;    &lt;m:dispdef/&gt;    &lt;m:lmargin val="0"&gt;    &lt;m:rmargin val="0"&gt;    &lt;m:defjc val="centerGroup"&gt;    &lt;m:wrapindent val="1440"&gt;    &lt;m:intlim val="subSup"&gt;    &lt;m:narylim val="undOvr"&gt;   &lt;/m:mathPr&gt;&lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" defunhidewhenused="true" defsemihidden="true" defqformat="false" defpriority="99" latentstylecount="267"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="0" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Normal"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="heading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="35" qformat="true" name="caption"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="10" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" name="Default Paragraph Font"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="11" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtitle"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="22" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Strong"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="20" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="59" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Table Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Placeholder Text"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="No Spacing"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Revision"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="34" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="List Paragraph"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="29" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="30" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="19" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="21" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="31" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="32" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="33" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Book Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="37" name="Bibliography"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" qformat="true" name="TOC Heading"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Cambria Math"; 	panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; 	mso-font-charset:0; 	mso-generic-font-family:roman; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:-1610611985 1107304683 0 0 159 0;} @font-face 	{font-family:Calibri; 	panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; 	mso-font-charset:0; 	mso-generic-font-family:swiss; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:-1610611985 1073750139 0 0 159 0;} @font-face 	{font-family:Tahoma; 	panose-1:2 11 6 4 3 5 4 4 2 4; 	mso-font-charset:0; 	mso-generic-font-family:swiss; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:-520082689 -1073717157 41 0 66047 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-unhide:no; 	mso-style-qformat:yes; 	mso-style-parent:""; 	margin-top:0in; 	margin-right:0in; 	margin-bottom:10.0pt; 	margin-left:0in; 	line-height:115%; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:11.0pt; 	font-family:"Calibri","sans-serif"; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-ascii-theme-font:minor-latin; 	mso-fareast-font-family:Calibri; 	mso-fareast-theme-font:minor-latin; 	mso-hansi-font-family:Calibri; 	mso-hansi-theme-font:minor-latin; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-theme-font:minor-bidi; 	mso-ansi-language:TR; 	mso-no-proof:yes;} h3 	{mso-style-priority:9; 	mso-style-unhide:no; 	mso-style-qformat:yes; 	mso-style-link:"Heading 3 Char"; 	mso-margin-top-alt:auto; 	margin-right:0in; 	mso-margin-bottom-alt:auto; 	margin-left:0in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	mso-outline-level:3; 	font-size:13.5pt; 	font-family:"Times New Roman","serif"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} span.Heading3Char 	{mso-style-name:"Heading 3 Char"; 	mso-style-priority:9; 	mso-style-unhide:no; 	mso-style-locked:yes; 	mso-style-link:"Heading 3"; 	mso-ansi-font-size:13.5pt; 	mso-bidi-font-size:13.5pt; 	font-family:"Times New Roman","serif"; 	mso-ascii-font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-hansi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; 	font-weight:bold;} .MsoChpDefault 	{mso-style-type:export-only; 	mso-default-props:yes; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-ascii-theme-font:minor-latin; 	mso-fareast-font-family:Calibri; 	mso-fareast-theme-font:minor-latin; 	mso-hansi-font-family:Calibri; 	mso-hansi-theme-font:minor-latin; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-theme-font:minor-bidi;} .MsoPapDefault 	{mso-style-type:export-only; 	margin-bottom:10.0pt; 	line-height:115%;} @page Section1 	{size:8.5in 11.0in; 	margin:1.0in 1.0in 1.0in 1.0in; 	mso-header-margin:.5in; 	mso-footer-margin:.5in; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Table Normal"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-priority:99; 	mso-style-qformat:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0in 5.4pt 0in 5.4pt; 	mso-para-margin-top:0in; 	mso-para-margin-right:0in; 	mso-para-margin-bottom:10.0pt; 	mso-para-margin-left:0in; 	line-height:115%; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:11.0pt; 	font-family:"Calibri","sans-serif"; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-ascii-theme-font:minor-latin; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-theme-font:minor-fareast; 	mso-hansi-font-family:Calibri; 	mso-hansi-theme-font:minor-latin;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;h3 style="margin: 0in 0in 0.0001pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Tahoma&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; color: rgb(51, 51, 51); font-weight: normal;"&gt;George Carlin Amerika'da 70 ve 80'li yılların ünlü bir komedyeni idi. 11 Eylül den (9/11) ve karısının ölümünden sonra şöyle yazmıştı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h3&gt;  &lt;h3 style="margin: 0in 0in 0.0001pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Tahoma&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; color: rgb(51, 51, 51); font-weight: normal;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h3&gt;  &lt;h3 style="margin: 0in 0in 0.0001pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Tahoma&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; color: rgb(51, 51, 51); font-weight: normal;"&gt;"Tarih içinde zamanımızın paradoksunu şöyle sıralayabiliriz : &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h3&gt;  &lt;h3 style="margin: 0in 0in 0.0001pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Tahoma&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; color: rgb(51, 51, 51); font-weight: normal;"&gt;Daha yüksek binalarımız, ama daha kısa sabrımız var; daha geniş oto yollarımız, ama daha dar bakış açılarımız var.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h3&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Tahoma&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; color: rgb(51, 51, 51);"&gt;Daha çok harcıyoruz, ama daha az şeye sahibiz; daha fazla satın alıyoruz, ama daha az hoşnut kalıyoruz.&lt;br /&gt;Daha büyük evlerimiz, ama daha küçük ailelerimiz; daha çok ev gereçleri, ama daha az zamanımız var.&lt;br /&gt;Daha çok eğitimimiz, ama daha az sağduyumuz; daha fazla bilgimiz, ama daha az bilgeliğimiz var.&lt;br /&gt;Daha çok uzmanımız, ama yine de daha çok sorunumuz; daha çok ilacımız, mÇok fazla alkol ve sigara tüketiyoruz, çok savurganca para harcıyoruz, çok az gülüyoruz.&lt;br /&gt;Çok hızlı araba kullanıyor, çok çabuk kızıyoruz,&lt;br /&gt;Çok geç saatlere kadar oturuyor, çok yorgun kalkıyoruz,&lt;br /&gt;Çok az okuyor çok fazla TV izliyoruz ve çok ender şükrediyoruz.&lt;br /&gt;Mal varlıklarımızı çoğalttık, ama değerlerimizi azalttık.&lt;br /&gt;Çok konuşuyoruz, çok az seviyoruz ve çok sık nefret ediyoruz.&lt;br /&gt;Geçimimizi sağlamayı öğrendik, ama yaşam kurmayı öğrenemedik.&lt;br /&gt;Yaşamımıza yıllar kattık, ama yıllara yaşam katamadık.&lt;br /&gt;Aya gidip gelmeyi öğrendik, ama yeni komşumuzla karşılaşmak için caddenin karşısına geçmekte sorunumuz var.&lt;br /&gt;Dış Uzayı fethettik, ama iç dünyamızı edemedik.&lt;br /&gt;Daha büyük işler yaptık, ama daha iyi işler yapamadık.&lt;br /&gt;Havayı temizledik, ama ruhumuzu kirlettik.&lt;br /&gt;Atoma hükmettik, ama önyargılarımıza edemedik.&lt;br /&gt;Daha çok yazıyoruz, ama daha az öğreniyoruz.&lt;br /&gt;Daha çok plan yapıyoruz, daha az sonuca varıyoruz.&lt;br /&gt;Koşuşmayı öğrendik, ama beklemeyi öğrenemedik.&lt;br /&gt;Daha fazla bilgiyi depolamak, her zamankinden daha çok kopya çıkarmak için daha çok bilgisayarlar yapıyoruz, ama git gide daha az iletişim kuruyoruz.&lt;br /&gt;Zaman artık, hızlı hazırlanan ve yavaş sindirilen yiyeceklerin; büyük adamlar ve küçük karakterlerin; yüksek kârlar ve sığ ilişkilerin zamanıdır.&lt;br /&gt;Günümüz artık, iki maaşın girdiği ama boşanmaların daha çok olduğu, daha süslü evler, ama dağılmış yuvaların olduğu günlerdir.&lt;br /&gt;Bu günler, hızlı seyahatler, kullanılıp atılan çocuk bezleri, yok edilen ahlakî değerler, bir gecelik ilişkiler, obez bedenler ve neşelendirmekten sakinleştirmeye hatta öldürmeye kadar her şeyi yapabilen hapların olduğu günlerdir.&lt;br /&gt;Vitrinlerde her şeyin sergilendiği, ama depolarda hiçbir şeyin olmadığı bir zamandayız.&lt;br /&gt;Öyle bir zaman ki teknoloji bu mektubu size getirebilir, siz bu içselliği ya paylaşmayı, ya da sil tuşuna basmayı seçebilirsiniz.&lt;br /&gt;Yaşam, aldığımız nefes sayısıyla değil, nefesimizi kesen anların sayısıyla ölçülür.&lt;br /&gt;Paylaşmak özel ve güzeldir, yaşamı paylaşmak, özel gün ve anları paylaşmak değer verip değerinizi bilen birileri olduğunu bilmek onunla paylaşmak ne kadar lüks artık onu bulmak ve kaybetmemek, dostluğu, sevgiyi, hüznü paylaşmak ne güzeldir tüm bunların tarihe karıştığı bir dönemde elde etmek ve yaşamak..."&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; line-height: 115%;" lang="TR"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;h3 style="margin: 0in 0in 0.0001pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Tahoma&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; color: rgb(51, 51, 51); font-weight: normal;"&gt;George Carlin&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h3&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; line-height: 115%;" lang="TR"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-2189312199824387486?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/2189312199824387486/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=2189312199824387486' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/2189312199824387486'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/2189312199824387486'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2010/04/zaman-paradoksu.html' title='Zaman Paradoksu'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-4255546411650912415</id><published>2010-04-02T13:57:00.001-07:00</published><updated>2010-04-02T14:04:12.217-07:00</updated><title type='text'>Alcim cikti nihayet...</title><content type='html'>Kuslar gibi ozgurum. 5 haftalik macera sona erdi. Hareketsizlik gunleri geride kaldi. Alcim cikinca ilk adimi atmak enteresan bir duyguydu. Sanki yeni bir organimi ilk defa kullanmaya baslamak gibi..urktum ve tedirgin oldum. Geri gelen agri hemen ayagimin durumunu hatirlatti bana. Ben alci cikar cikmaz yurur, kosar, spor yaparim diye dusunurken, hic de oyle olmayacagini, bir sure daha agrilarla yasayacagimi ve ayagima yeniden yurumeyi hatirlatmak gerektigini anladim. Bu surec de zaman alacak. Su an cok yavas yuruyebiliyorum, agrili noktalara basmaktan ozenle kacinarak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cok sukur ki 1 adim daha gecti bu yolculukta. Once catlak, sonra alci donemi, simdi alci sonrasi (a.s) yeni donem. En azindan alcinin hammalligindan kurtuldum. Zayiflamis kaslarim, derim kurumus ama bacagim hafif, muthis guzel bir duygu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu da gecti, insallah a.s. donem de gececek kolaylikla ve sabirla.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-4255546411650912415?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/4255546411650912415/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=4255546411650912415' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/4255546411650912415'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/4255546411650912415'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2010/04/alcim-cikti-nihayet.html' title='Alcim cikti nihayet...'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-3717775483351140632</id><published>2010-04-01T13:06:00.000-07:00</published><updated>2010-04-01T13:22:03.326-07:00</updated><title type='text'>Eski Bir Tapinak Yaziti</title><content type='html'>Gurultu, patirtinin ortasinda sukunetle dolas, sessizligin icinde huzur buldugunu unutma. Baska turlu davranmak acikca gerekmedikce herkesle dost olmaya calis. Sana bir kotuluk yapildiginda verebilecegin en iyi karsilik unutmak olsun. BAGISLA ve UNUT. Ama kimseye teslim olma. Icten ol, telassiz, kisa ve acik secik konus. Baskalarina da kulak ver. Aptal ve cahil olduklari zaman bile dinle onlari; cunku dunyada herkesin bir oykusu vardir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalniz planlarinin degil, basarilarinin da tadini cikarmaya calis. Isinle ne kadar kucuk olursa olsun ilgilen, hayattaki dayandigin odur. Sevecegin bir is secersen, yasamindaki bir an bile calisilmis ve yorulmus olmazsin. Isini oyle sev ki basarilarin bedenini ve yuregini guclendirken, verdiklerinle de yepyeni hayatlar baslatmis olacaksin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oldugun gibi gorun ve gorundugun gibi ol. Sevmedigin zaman sever gibi yapma. Cevrene onerilerde bulun ama hukmetme. Insanlari yargilarsan onlari sevmeye zamanin kalmaz. Ve unutma ki insanligin yuzyillardir ogrendikleri, sonsuz uzunlukta bir kumsaldaki tek bir kum taneciginden daha fazla degildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aska burun kivirma sakin. O col ortasindaki yemyesil bir bahcedir. O bahceye layik bir bahcivan olmak icin her bitkinin surekli bakima ihtiyaci oldugunu unutma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaybetmeyi ahlaksiz bir kazanca tercih et. Ilkinin acisi bir an, otekinin vicdan azabi bir omur boyu surer. Bazi idealler o kadar degerlidir ki, o yolda maglup olman bile zafer sayilir. Bu dunyada birakacagin en buyuk miras durustluktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yillarin gecmesin ofkelenme. Gencligine yakisan seyleri gulumseyerek teslim et gecmisine. Yapamayacagin seylerin yapabileceklerini engellemesine izin verme. Ruzgarin yonunu degistiremedigin zaman, yelkenlerini ruzgara gore ayarla. Cunku dunya karsilastigin firtinalarla degil, gemiyi limana getirip getiremediginle ilgilenir. Ara sira isyana yonelecek olsan da hatirla ki evreni yargilamak imkansizdir. Onun icin kavgalarini surdururken bile kendi kendinle baris icinde ol.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatirlarmisin dogdugun zamanlari. Sen aglarken herkes sevincle gulusuyordu. Oyle bir omur gecir ki herkes aglasin oldugunde. Sen mutlaka gulumse. Sabirli, sevecen, erdemli ol. Eninde sonunda butun servetin SENSIN. Gormeye calis ki, butun pisligine ve kallesligine ragmen dunya yine de insanoglunun biricik guzel mekanidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;XSENTIUS M.O. IX. YY.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-3717775483351140632?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/3717775483351140632/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=3717775483351140632' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/3717775483351140632'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/3717775483351140632'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2010/04/eski-bir-tapinak-yaziti.html' title='Eski Bir Tapinak Yaziti'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-5432809334999203254</id><published>2010-04-01T11:02:00.000-07:00</published><updated>2010-04-01T11:06:34.697-07:00</updated><title type='text'>The Apple Logo</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/S7TgaHCO8oI/AAAAAAAAAfQ/Bad5yXPDhRA/s1600/apple-logo-blue.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 200px; height: 200px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/S7TgaHCO8oI/AAAAAAAAAfQ/Bad5yXPDhRA/s200/apple-logo-blue.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5455231787822150274" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Did you know what the Apple Logo symbolizes? I did not...I came across this in the news and found it very interesting.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="ecxApple-style-span" style="border-collapse: separate; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px;font-family:Helvetica;font-size:medium;"  &gt;&lt;span class="ecxApple-converted-space"&gt;&lt;/span&gt;&lt;u&gt;"Apple's apple symbol is a  tribute to Isaac Newton&lt;/u&gt;, and hence to science and innovation. It has  been bitten on one side, bringing to mind the&lt;span class="ecxApple-converted-space"&gt; &lt;/span&gt;&lt;u&gt;computer byte&lt;/u&gt;&lt;span class="ecxApple-converted-space"&gt; &lt;/span&gt;and the sexual frisson of Adam  and Eve succumbing to temptation by&lt;span class="ecxApple-converted-space"&gt; &lt;/span&gt;&lt;u&gt;eating the forbidden fruit  in the Garden of Eden&lt;/u&gt;. Does everyone get all of that? Probably not.  Google's doodles say similar things (minus the sex) but so clearly that  more of us notice"&lt;span class="ecxApple-converted-space"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;By  Alice Rawsthorn, NY Times, "Google's Doodles"&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-5432809334999203254?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/5432809334999203254/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=5432809334999203254' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/5432809334999203254'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/5432809334999203254'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2010/04/apple-logo.html' title='The Apple Logo'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/S7TgaHCO8oI/AAAAAAAAAfQ/Bad5yXPDhRA/s72-c/apple-logo-blue.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-3000667365063076324</id><published>2010-03-25T08:54:00.000-07:00</published><updated>2010-03-25T09:09:45.105-07:00</updated><title type='text'>Goclere ragmen ruhunu yitirmeyen tek kent: Izmir...</title><content type='html'>&lt;h5 style="font-family: arial; font-weight: normal;font-family:verdana;" &gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h5&gt;&lt;h5 style="font-family: arial;font-family:verdana;" &gt;&lt;span style="font-weight: normal;font-size:130%;" &gt;Ruhu vardır kentlerin. Ruhu vardır her yerin. Bir insanın ruhu  nasıl verdiği son solukla uçarsa, doğduğu yerin ruhu da aldığı ilk  soluktadır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/h5&gt;&lt;span style="font-family: arial;font-family:verdana;font-size:130%;"  &gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="font-family: arial;font-family:georgia;" &gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;O topraklar üzerinde ve üzerinden, bin yıllardır  gelip geçen havaların, suların, uygarlıkların içinden akan insan  düşüncelerinin izlerini taşır, her yeni doğanın içine ilk solukla  çektiği, ait olunan yerin ruhu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ortak bellek de diyebilirsiniz  bu ruha. Rüyalarımızda taşıdığımız genetik kimlik de. Ama hem kolay  edinilmez, hem de kolay kurtulunmaz ortak bellekten. Bir kentin, bir  yörenin ruhunu taşımak için onlarca kuşaktır aynı yerde doğmuş ve  yaşamış olmak gerekir ki, kentlerin bugünkü ruhsuzluğu, o kentlerde  ruhunu bulamadığı kadar, o kentlere ruhunu veremeyen, çünkü “oralı”  olamayan insan göçlerinin eseridir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçmişini unuttuğu için  geleceği de belirsiz Türkiye’de, göçlere rağmen ruhunu yitirmeyen tek  bir kent kaldı, o da İzmir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İzmir’in ruhu özgürlüktür.  İzmirli’nin hası, bu ruhla doğduğu içindir ki baş eğmez, boyun bükmez,  teslim olmaz, kolayına he demez, eyvallahı yoktur. Ruhu özgürlük  üflediği içindir ki Doğu Roma’ya başkaldıran Bogomillerden Osmanlı’ya  başkaldıran Şeyh Bedrettin yiğitlerine, efeleriyle, çeteleriyle  isyancıdır, İzmir...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="font-family: arial;font-family:georgia;" &gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Dogmaya,  tabuya, yasağa, baskıya isyan değilse, nedir ki özgürlük?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family: arial;font-family:Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif;font-size:130%;"  &gt;İzmir’in  ruhu eşitliktir. Özgür oldukları için eşittir İzmir’in kadınları,  erkekleri. Eşitlik, onları sabit fikirlerden bağımsız kılar. Bağımsızlık  ise uygar ve yaratıcı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İzmir’den başka hiçbir kent, hiçbir  Türkiye yöresi, dünyanın uygarlık güncesine bunca isim katmamıştır:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlyada  ve Odyssea destanlarının yazarı, tarihçi Homeros (İ. Ö. Sekizinci  Yüzyıl)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cep kitapları konseptinin yaratıcısı, yayımcı Henri  Filipacchi (1900-1961)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nobel Ödüllü ozan, Giorgos Seferis  (1900-1971)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Milyarder armatör, Aristoteles Onasis (1906-1975)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İngiliz  Mini Cooper’ın efsane dizayn mühendisi Sir Alec Issigonis (1906-1988)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Besteci  Adnan Saygun (1907-1991)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rebetika sanatçısı Rita Abatzi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(1914-1969)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyuncu  ve şarkıcı Dario Moreno&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(1921-1968)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyanın üç büyük  fotoğraf ajansından SIPA’nın kurucusu Gökşin Sipahioğlu (1926-)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fransa’nın  eski başbakanı Edouard Balladur (1929-)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşünür André Tubeuf  (1930-)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tiyatro oyuncusu Magali No¨e  l (1932-)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2010  Berlin Altın Ayı ödülünü kazanan Semih Kaplanoğlu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepsi  İzmir’de doğan, İzmir’in ruhunu ilk soluklarıyla ciğerlerine dolduran bu  kişilere, İzmir’in Türkiye çapında çıkardığı İsmet İnönü gibi devlet  adamlarını, Attilâ İlhan gibi sanatçıları, yazarları, gazetecileri  eklerseniz, kentin yaratıcı bereketi daha iyi anlaşılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’nin  en büyük kenti olmayan İzmir’den, vasatı aşabilen bu kadar kişilik  çıkması kuşkusuz raslantı değil. İzmir, üflediği özgürlük ruhuyla, özgür  düşünce üretebilen, dolayısıyla yenilik yaratan insanlar üretiyor. Ama  İzmir’in ruhunu da zaten bin yıllardır özgür düşünen insanların ortak  belleği oluşturuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: arial;font-family:georgia;font-size:130%;"  &gt;Özgürlüğü besleyen ve  özgürlükten beslenen İzmir’e özgü bu ruh, aslında “Niçin bazı  toplumlardan dünyaca ünlü bir sanatçı, bir yeniliğe imzasını atan, keşif  yapan, formül bulan, kısaca insan uygarlığına iz bırakan kimse  çıkmıyor?” sorusuna da yanıt olabilir.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: arial;font-family:verdana;font-size:130%;"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif;font-size:85%;"  &gt;&lt;span style="font-family: arial;font-family:verdana;font-size:130%;"  &gt;&lt;br /&gt;Özgürlüğün olmadığı yerde  yaratıcılık olamıyor. Düşüncenin bağımsız olmadığı çevrede, yeni bir  düşünce üretilemiyor. Yasaklarla çevrili düşünce, durağan kalıplardan  taşamıyor, eskimiş ve aşılmışın tekrarını yeniliyor ancak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başka  bir deyişle, yasak, baskı ve sansürün olduğu çevrede önce düşünce, sonra  insanlar tutsak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örneğin megapol denilen 15 milyonluk  İstanbul’da, hafta sonları İstiklal Caddesi’nin yürünemeyecek kadar  yoğun kalabalık olması, özgürlüğün genişliğini değil, daraldığını  gösteriyor: Varoşlarda gençliklerini yaşayabilecekleri hiçbir alan  kalmayan gençler, hafta sonları o caddeye sıkışıyor! Türkiye’de çevrenin  daralmadığı, gelenekçi yasakların pençesine alamadığı, mahalle  baskısına yenik düşmeyen tek kale kaldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İzmir’in, özgürlüğü için  direndiği ölçüde özgünlüğü var. Umarım ve dilerim, dayanır!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mine Kirikkanat, 24 Mart 2010 Vatan Gazetesi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif;font-size:85%;"  &gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-3000667365063076324?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/3000667365063076324/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=3000667365063076324' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/3000667365063076324'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/3000667365063076324'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2010/03/goclere-ragmen-ruhunu-yitirmeyen-tek.html' title='Goclere ragmen ruhunu yitirmeyen tek kent: Izmir...'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-3139930739504695074</id><published>2010-03-22T14:14:00.000-07:00</published><updated>2010-03-23T16:29:45.620-07:00</updated><title type='text'>Homeopati ile tanisma...</title><content type='html'>Amerika'da yillar once adini duydugum bu tip daliyla yollarim Izmir'de kesisti dun. Aslinda adini duymakla kalmayip bayagi bir arastirmistim o donemde. Cok ilgimi cekmisti ve dertlerime deva olacagina inanarak internet uzerinden oturup o zamanki rahatsizliklarimin semptomlarina gore homeopati ilaclari siparis etmistim. Kendim icin siparis etmekle kalmayip ablam ve annem icin de siparis edip, Turkiye'ye tasimistim o ilaclari. Benim aldigim ilaclarin prospektusunde her 5 saatte bir bilmem kac tane alinacagi yaziliydi toplu igne basindan daha kucuk boyuttaki ilaclarin. Hayatimda gordugum en kucuk ilaclardi ve o ilaclar alinirken kahve, cay, bitkisel cay, sogan, sarimsak, nane, her turlu mentollu sey yasakti. Ilaclarla etkilesime gecip etkisini azaltiyormus. Sonralari bu konuyla ilgili daha derin okumaya devam edince bu isin boyle olmayacagini, bunun bir homeopat doktoru gozetiminde yapilmasi gereken uzun bir tedavi yontemi oldugunu anladim. Isyerinde calisan hintli arkadasim beni bu konuda daha da bilgilendirmisti sagolsun. Amerikadaki saglik sigortam bu tip tedaviyi tabi ki karsilamiyordu ve ben de o zamanlar seansi 180 dolar civarinda olan homeopati seanslarini karsilayacak gucte degildim. Ilaclar cope gitti, benim de homeopati maceram basladigi gibi bitti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eveeet, yillar sonra, dun, kendimi Turk bir homeopat doktorun karsisinda saatlerce konusurken ve kendimi anlatirken buldum. Bireye ozel bir tedavi yontemi oldugu icin homeopatiniz hakkinizdaki herseyi bilmek istiyor. Herseyi derken buna gunde kac kere tuvalete gittiginiz, nasil yaptiginiz, rengi, kokusu dahi giriyor oyle soyleyeyim. Bu kadar ayrintili anlatmaniz istenince kendinizi ilk seansiniz 2-3 saat arasi suruyor, ki benimki yaklasik 4 saat surdu. 4 saatin sonunda adeta perisan olmustum konusmaktan. Ve basim muthis agrimaya baslamisti. Basagrisi homeopatin ayagimdaki catlak icin verdigi ilacin ortaya cikardigi bir bulgu da olabilirmis tabi. Bugun kendisiyle konustugumda ve kendimdeki degisiklikleri bildirdigimde soyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Simdi sirada homeopatin bir iki gun icerisinde bana ozel hazirlayacagi ilaci icmek var. Kendisi ilac hazir olunca beni arayacak. Ve dedigine gore o bit kadar kucuk tek doz ilac 1 ay sureyle tum dertlerime deva olacak. O ilac yasam enerjimi arttirip, zihne direk etki ederek, yani sorunun kaynagina inerek, fiziksel hastaliklarin aslinda zihinsel nedenli oldugu gercegine dayanarak, vucudumun kendisini iyilestirme mekanizmasini ve gucunu harekete gecirecek. Gorecegiz..Bir ay sonra tekrar yeni bir doz alip yola o sekilde bayagi bir zaman devam edecegiz anlasilan.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-3139930739504695074?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/3139930739504695074/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=3139930739504695074' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/3139930739504695074'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/3139930739504695074'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2010/03/homeopati-ile-tanisma.html' title='Homeopati ile tanisma...'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-7456859179635674781</id><published>2010-03-20T14:27:00.000-07:00</published><updated>2010-03-20T14:55:32.447-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/S6U-F-9FGWI/AAAAAAAAAdo/4B_WkuHnuj4/s1600-h/Turkan.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 150px; height: 210px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/S6U-F-9FGWI/AAAAAAAAAdo/4B_WkuHnuj4/s320/Turkan.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5450831196521306466" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ayagim sebebiyle, kitap okumak icin, bu aralar bolca vaktim oluyor. Iyi bir sey tabi bu. Sikayetci degilim. Arkadasimin bana getirdigi iki kitap vardi elimde. Biri Turkan Saylan, digeri Levh-i Mahfuz. Tek ve Tek Basina kitabini bir cirpida bitiriverdim. Ayse Kulin'in muthis bir akicilikla kaleme aldigi bu yasam oykusu beni derinden etkiledi. Turkan Saylan'in insanlik icin verdigi caba, emek, ozveri, mucadele gercekten takdire sayan. Kendimle benzer buldugum yanlari oldu Turkan Saylan'in. Benim de icim insanlara isik tutmak, yardimci olmak, hayatlarini kolaylastirmak arzusuyla dolu. Bir nehir var, coskuyla akmak istedigi yolu ariyor hala. Turkan Saylan kendine bu baglamda cok uygun bir kanal acan doktorluk meslegini secmis. Lise sona gelinceye kadar ben de doktor olmak istiyordum. Sonra o ara ne oldu bilmiyorum, fikirlerim degisti nerdeyse bir gecede. Ve ben kendimi Bogazici Universitesi'nde Uluslararasi Iliskiler okurken buldum. Simdi diyorum ki acaba beni yalvar yakar ikna etmek icin cabalayan sinif arkadasim Pelin'i dinleyip doktorluk meslegini secseydim, bu icimdeki insanlara yardim etme tutkuma akacak mecra bulmus olur muydum? Bunu hic bir zaman bilemeyecegim. Ama bundan sonrasi icin yapacak cok seyim var biliyorum. Turkan Saylan'in hayat hikayesi bana bu baglamda isik tuttu, cesaret verdi. Tesekkurler Turkan Saylan, olumunden sonra dahi yollarimizi aydinlattigin icin...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-7456859179635674781?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/7456859179635674781/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=7456859179635674781' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/7456859179635674781'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/7456859179635674781'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2010/03/ayagim-sebebiyle-kitap-okumak-icin-bu.html' title=''/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/S6U-F-9FGWI/AAAAAAAAAdo/4B_WkuHnuj4/s72-c/Turkan.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-6125424913368994468</id><published>2010-03-17T09:32:00.000-07:00</published><updated>2010-03-17T09:42:01.620-07:00</updated><title type='text'>Zoraki ara...</title><content type='html'>Bu aralar surekli evde oturuyorum. Iki hafta once evde dustum, oyle kosarken ziplarken degil...otururken ayagim uyusmus, kalkarken farkina varmadim. Uyusuk ayagimin uzerine basmamla kendimi yerde bulmam bir oldu. Sonrasi hastane acil servisi, rontgen, bandaj, uc gun sonra yeniden hastane, yeniden rontgen, ancak bu kez dize kadar alci...Sol ayak tarak kemigim catlamis dusme esnasinda. Doktorun dedigine gore 1, 1.5 ay alirmis iyilesmesi...10 gundur alcidayim ve zorunlu olarak evdeyim. Ayagimi yere basmam yasak..Evde kullanmak icin babam walker aldi. Disariya ciktigim nadir zamanlarda da koltuk degnekleri kullaniyorum. Ama cok iyi oldugum ve cok konforlu olduklari soylenemez. En buyuk yardimcilarim cocukluk arkadaslarim. Sagolsunlar gak deyince su, guk deyince yemek seklinde elimi sicak sudan soguk suya sokmuyorlar. Ben de alciyla yasamayi, tek bacak uzerinde dengede durarak ziplamayi ogreniyorum bu donemde. Bu arada annemin ekmis oldugu balkonumdaki sardunyalar ilk ciceklerini actilar bile:) Pembe minik sardunya ciceklerim var simdi. Bahar geliyor, gunesli havalarin artmasindan anliyorum her ne kadar disariya adim atamasam da..Kendi kendime banyo yapmayi, camasir yikamayi ve asmayi, yatagimi ortmeyi basardim. Bugun ilk kez yemek pisirme deneyimi gerceklestirecegim. Dolabimda yabani mantarlar var ve onlari soteleyip aksam yemegi olarak yemegi planliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir ara blogumu da yenilemek istiyorum ama bakalim ne zaman?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-6125424913368994468?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/6125424913368994468/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=6125424913368994468' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/6125424913368994468'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/6125424913368994468'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2010/03/zoraki-ara.html' title='Zoraki ara...'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-7453083020843645565</id><published>2010-01-28T13:55:00.000-08:00</published><updated>2010-03-17T14:25:29.939-07:00</updated><title type='text'>Iyi'kileriniz Keske'lerinizden cok olsun...alintilar</title><content type='html'>&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);font-family:Tahoma;font-size:130%;"  &gt;&lt;span style="" lang="EN-US"&gt;Yaşamda&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);font-family:georgia;font-size:130%;"  lang="EN-US" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);font-family:Tahoma;font-size:130%;"  &gt;&lt;span style="" lang="EN-US"&gt;Kimseyi  yargılamayın&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);font-family:georgia;font-size:130%;"  lang="EN-US" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);font-family:Tahoma;font-size:130%;"  &gt;&lt;span style="" lang="EN-US"&gt;Kendinizi de yargılamayın...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);font-family:georgia;font-size:130%;"  lang="EN-US" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);font-family:Tahoma;font-size:130%;"  &gt;&lt;span style="" lang="EN-US"&gt;Sadece kendinizin farkına varın.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);font-family:georgia;font-size:130%;"  lang="EN-US" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);font-family:Tahoma;font-size:130%;"  &gt;&lt;span style="" lang="EN-US"&gt;Eleştirilere üzülmeyin &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);font-family:georgia;font-size:130%;"  lang="EN-US" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);font-family:Tahoma;font-size:130%;"  &gt;&lt;span style="" lang="EN-US"&gt;Onlar degişim için bir firsattır &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);font-family:georgia;font-size:130%;"  lang="EN-US" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);font-family:Tahoma;font-size:130%;"  &gt;&lt;span style="" lang="EN-US"&gt;Onu yakalamaya çalışın&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);font-family:georgia;font-size:130%;"  lang="EN-US" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);font-family:Tahoma;font-size:130%;"  &gt;&lt;span style="" lang="EN-US"&gt;Aynı  hatayı bir daha tekrarlamayın&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);font-family:georgia;font-size:130%;"  lang="EN-US" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);font-family:Tahoma;font-size:130%;"  &gt;&lt;span style="" lang="EN-US"&gt;Kendinize ve insanlara GÜLÜMSEYİN. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);font-family:georgia;font-size:130%;"  lang="EN-US" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);font-family:Tahoma;font-size:130%;"  &gt;&lt;span style="" lang="EN-US"&gt;İnsanlar hata yapmadan tecrube sahibi olamazlar önemli olan, her olaydan ders çıkartmak...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);font-family:georgia;font-size:130%;"  lang="EN-US" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);font-family:Tahoma;font-size:130%;"  &gt;&lt;span style="" lang="EN-US"&gt;Ve ne kendinizi ne de başkalarını yıkıcı bir şekilde eleştirmeyin.&lt;br /&gt;Eger bir insanı insafsızca eleştirdiginizi fark ederseniz...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);font-family:georgia;font-size:130%;"  lang="EN-US" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);font-family:Tahoma;font-size:130%;"  &gt;&lt;span style="" lang="EN-US"&gt;Telafi edin ondan özür dileyin..&lt;br /&gt;Bir daha kimseyi ne eleştirin ne de yargılayın...&lt;br /&gt;Çünkü...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);font-family:georgia;font-size:130%;"  lang="EN-US" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);font-family:Tahoma;font-size:130%;"  &gt;&lt;span style="" lang="EN-US"&gt;Bunlar...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);font-family:georgia;font-size:130%;"  lang="EN-US" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);font-family:Tahoma;font-size:130%;"  &gt;&lt;span style="" lang="EN-US"&gt;Negatif enerjilerdir...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);font-family:georgia;font-size:130%;"  lang="EN-US" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);font-family:Tahoma;font-size:130%;"  &gt;&lt;span style="" lang="EN-US"&gt;Ve size pozitif olarak dönmez... &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);font-family:georgia;font-size:130%;"  lang="EN-US" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);font-family:Tahoma;font-size:130%;"  &gt;&lt;span style="" lang="EN-US"&gt;Bunu unutmayın...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);font-family:Tahoma;font-size:130%;"  &gt;&lt;span style="" lang="EN-US"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);font-family:Tahoma;font-size:130%;"  &gt;&lt;span style="color: rgb(224, 0, 224);" lang="EN-US"&gt;Bir gülüş kadar içten&lt;br /&gt;Bir gülüş kadar gerçeğiz&lt;br /&gt;Kim olduğumuz, ne olduğumuz önemli değil&lt;br /&gt;Kendimizi ifade edebildigimiz yerdeyiz&lt;br /&gt;Sevildiğimiz kadar değil&lt;br /&gt;Sevebildiğimiz kadar değerliyiz!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);font-family:Tahoma;font-size:130%;"  &gt;&lt;span style="color: rgb(224, 0, 224);" lang="EN-US"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);font-family:Tahoma;font-size:130%;"  &gt;&lt;span style="" lang="EN-US"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);font-family:Tahoma;font-size:130%;color:red;"   &gt;&lt;span style="" lang="EN-US"&gt;Teşekkürler...&lt;br /&gt;Hayatıma giren her ınsan için şükürler olsun..&lt;br /&gt;Olumlu, olumsuz bana hayatıma zenginlikler katıyor...&lt;br /&gt;Güzel insan sanada şükürler olsun...&lt;br /&gt;Günlerin keyifli, yıldızın bol olsun&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 255, 255);font-family:Tahoma;font-size:6px;"  &gt;&lt;span style=";font-family:Tahoma;font-size:24pt;"  lang="EN-US" &gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);font-family:verdana;font-size:100%;"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-7453083020843645565?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/7453083020843645565/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=7453083020843645565' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/7453083020843645565'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/7453083020843645565'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2010/01/iyiki-leriniz-keskelerinizden-cok-olsun.html' title='Iyi&apos;kileriniz Keske&apos;lerinizden cok olsun...alintilar'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-6544882159056684628</id><published>2010-01-25T14:19:00.000-08:00</published><updated>2010-01-25T14:20:35.277-08:00</updated><title type='text'>ABD'nin en iyi lokantasi</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Geçen hafta kısaca bahsettiğim Alice Waters, ABD restoran sektöründe post-modern devrimi başlatan kişidir. Onun lokantası Chez Panisse de bence ülkesinin en iyi lokantasıdır&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Kaliforniya" target="_blank" class="tag"&gt;Kaliforniya&lt;/a&gt; Berkeley yıllarımda en büyük eğlencelerimden biriydi. Bu zevk şimdi de, ailevi bağlantılardan dolayı bu bölgeye geldiğimde devam ediyor.&lt;br /&gt;Tam 30 gün önce Chez Panisse lokantasına üç rezervasyon yaparım: Pazartesi, cuma ve cumartesi.&lt;br /&gt;Niye mi 30 gün? Çünkü daha önce kabul etmezler. Gideceğiniz tarihten&lt;br /&gt;29 gün önce ararsanız da yer kalmaz.&lt;br /&gt;En iyi ihtimalle yedek listeye girersiniz.&lt;br /&gt;Niye mi pazartesi? Çünkü o gün mönü fiyatı daha ucuzdur: 60 dolar. Diğer günler ise 85-95 dolar arası.&lt;br /&gt;Naçizane fikrime göre &lt;a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Amerika" target="_blank" class="tag"&gt;Amerika&lt;/a&gt;’nın en iyi lokantasıdır burası. Dünyanın en özel lokantalarından biri için, şarap hariç her şey dahil olan bu fiyat makul.&lt;br /&gt;Dikkat edin, “mönü” dedim.&lt;br /&gt;Evet. Seçenek yoktur Chez Panisse lokantasında. Herkese aynı mönü sunulur.&lt;br /&gt;Bu restoranda hormonlu et, yetiştirme balık verilmez&lt;br /&gt;İki katlı bir yer burası. Yukarı katı Cafe Chez Panisse’dir. Burada seçim vardır. Her zaman iki çeşit pizza, bir-iki hamur işi, çeşitli salatalar, 4-5 de balık ve et bulunur. Buraya da bir ay önceden rezervasyon yapmak gerekir.&lt;br /&gt;Cafe Chez Panisse de harika bir yerdir ama tabii “Chez Panisse’de yedim” demek için aşağıda yemek gerekir.&lt;br /&gt;“En büyük eğlencelerimdendi” demiştim. Sadece orada yemek yemekten bahsetmedim.&lt;br /&gt;Chez Panisse’de bir sonraki haftanın mönüsü bir önceki hafta sonu, cuma akşamı ya da cumartesi belli olur.&lt;br /&gt;Diyelim 25 Ocak Pazartesi, 29 Ocak Cuma, 30 Ocak Cumartesi rezervasyonunuz var.&lt;br /&gt;22 Ocak akşamı ya da 23’ü sabahı mönü belli olur. İnternet sitelerinde ilan edilir. Lokantada da kopyası bulunur. Telefon ederseniz de öğrenirsiniz.&lt;br /&gt;En büyük eğlencelerimden biri, enfes bir kitap okur gibi (mesela bugünlerde olağanüstü bir kalemi olan Kemal Suman abinin “Bitmeyen Mektep” yani Sultani anılarını okuyor ve gençliğimi yeniden yaşıyorum), nefesimi tutarak bu mönüleri okumaktır.&lt;br /&gt;Cuma ve cumartesi arasından bir tercih yapar ve hemen tercih ettiğim günü söyler, diğerini iptal ederim. 100 kişilik bir bekleme listesi olduğu için bunun bir mahzuru yoktur.&lt;br /&gt;Kendisi ne der bilmem, bence Amerikan mutfağının Che’si&lt;br /&gt;Mönüyü okurken bazı beklentilerim vardır. Örneğin, diyelim ki ilkbahar ayları. Dua ederim ki benim rezerve ettiğim günlerden birinde mönüde “Dal Porto ranch shoulder of lamb”, “James Ranch leg of lamb”, “Chino Ranch vegetables” gibi bir şey yazsın.&lt;br /&gt;Burada önemli olan kuzu (lamb) ya da sebze (vegetables) olmasından çok bunların geldiği çiftlikler (ranch).&lt;br /&gt;Chez Panisse lokantası üreticilerle uzun süreli ve karşılıklı güvene dayanan ilişkiler kurmuştur. Buranın sahibi Alice Waters’in &lt;a href="http://www.milliyet.com.tr/index/tarim" target="_blank" class="tag"&gt;tarım&lt;/a&gt;, ekoloji, hayvan yetiştirme konusunda son derece sağlam ilkeleri vardır. Bu ilkelere uyan üreticiler ile çalışır ve onlara hakkını verir. Bu yüzden mevsimsel değil, “haftasal” olarak taze ve olgunlaşmış, hasat edilme zamanı gelmiş ne varsa Chez Panisse’de önünüze o gelir. Bu lokantada hormonlu et ya da yetiştirme balık ya da dalından erken koparılmış meyve yemek mümkün değildir.&lt;br /&gt;O yüzden seçenek az ama özdür.&lt;br /&gt;Alice Waters, Amerikan gastronomi tarihinin şüphesiz en önemli ismi.&lt;br /&gt;Geçen hafta bu minyon yapılı, orta yaşlı hanımın sosyal projelerini, Berkeley’deki ortaokul ve liselerde öncülüğünü yaptığı sebze-meyve bahçelerini, sponsorluğunu yaptığı okul mutfaklarını ve &lt;a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Prens%20Charles" target="_blank" class="tag"&gt;Prens Charles&lt;/a&gt; gibi aynı ilkeleri benimseyen ünlülerin bu okullara ziyaretlerini anlatmıştım.&lt;br /&gt;Alice Waters aynı zamanda Amerikan “slow food” hareketinin öncüsü. Ama yaptığı bu işleri basına yansıtmıyor. Sitesinde ilanını bile yapmıyor.&lt;br /&gt;Kendini nasıl görür bilmem ama Amerikan mutfağının Che Guevara’sı Alice Waters.&lt;br /&gt;Geçen hafta anlattığım gibi mutfakta post-modernist devrimi başlatmış.&lt;br /&gt;O ana kadar Kaliforniya’da geçerli olan, lokantalara malzeme tedariği zincirini tamamen kırmış ve yerine yenisini kurmuş.&lt;br /&gt;Küçük üreticiler, ekolojik tarım yapan çiftlikler, balıkların kökünü kurutmadan, yumurtalarını tarumar etmeden balık tutanlar, doğal &lt;a href="http://www.milliyet.com.tr/index/hayvancilik" target="_blank" class="tag"&gt;hayvancılık&lt;/a&gt; yapanlar, en büyük dost ve yandaşları. Elbetti ki agro-business denen çokuluslu, tarım ürünlerini işleyen ve &lt;a href="http://www.milliyet.com.tr/index/genetik" target="_blank" class="tag"&gt;genetik&lt;/a&gt; yapısını değiştiren büyük şirketler de karşısında.&lt;br /&gt;Chez Panisse’de inanılmaz güzel yiyorsunuz.&lt;br /&gt;Büyük zevk veren sadece yemek değil ama.&lt;br /&gt;Alice Waters inanılmaz ilişkiler kurmuş lokanta çalışanları ile.&lt;br /&gt;Yanında çalışanlar genellikle çok değişmiyor. Kolektif bir sistem kurulmuş. Lokantada çalışma süreniz uzadıkça ona göre mükafatlar da artıyor. Burada çalışanlara dışarıdan inanılmaz teklifler geliyor ama genellikle gitmiyorlar. Gitseler de Alice Waters onlar için özel partiler düzenliyor ve kapıyı açık bırakıyor.&lt;br /&gt;Bir açıdan bakılırsa ülkesinin en zengin insanlarından biri&lt;br /&gt;Bu ekolden yetişenler şimdi sadece Kaliforniya’nın diğer lokantalarında değil, Amerika’nın her yerinde.&lt;br /&gt;Eğer bir insanın zenginliği parası ile ölçülürse herhalde Alice Waters hali vakti yerinde biri. French Laundry sahibi Thomas Keller’a göre fakir.&lt;br /&gt;Ama zenginlik başkalarını etkileme ve o zamana kadar süregelen alışkanlık ve ilişkileri kökten değiştirme olarak ölçülürse Alice Waters ABD’nin en zengin insanlarından biri.&lt;br /&gt;Ne diyebilir ki insan? Darısı herkesin başına!&lt;br /&gt;24 Ocak 2010, Milliyet Pazar, Vedat Milor&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-6544882159056684628?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/6544882159056684628/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=6544882159056684628' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/6544882159056684628'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/6544882159056684628'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2010/01/abdnin-en-iyi-lokantasi.html' title='ABD&apos;nin en iyi lokantasi'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-4050376924984839720</id><published>2009-12-01T09:53:00.000-08:00</published><updated>2009-12-01T12:11:45.902-08:00</updated><title type='text'>Nurnberg macerasi, ama ne macera:-))</title><content type='html'>Almanya'ya ilk ayak basisim Nurnberg gezisi vesilesiyle oldu. Cocukluk arkadaslarimin firmasinin Nurnberg'de bir fuara katilmasini firsat bilip takildim peslerine. Hem onlara biraz da olsa yardimim dokundu, hem de bayramda Nurnberg'i gezme ve eski dostumla hasret giderme firsatim oldu. Bir tasla uc bes kus yani:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avrupa'da yasadigim donemde gezip tozmus olmama ragmen burnumun dibindeki Almanya'ya gidemedim diye hayiflanmistim. O hayiflanma bitti, Almanya'nin Bavyera bolgesinin kucuk sehri Nurnberg'i gezdim. Nurnberg gercekten kucuk bir yer. Insan bir hafta kalsa sIkIlir yani. Allahtan bizim gittigimiz donem, her yil kurulan &lt;a href="http://www.christkindlesmarkt.de/english/"&gt;Christkindlesmarkt&lt;/a&gt; in acilisi vardi. Almanya'nin cesitli yerlerinden bir suru insan sehrin eski meydani denilen yerde kurulan onlarca stanti gezmek, noel alisverisi yapmak icin bu sehre gelmisti. Cok renkli, isil isil, her yeri olaganustu noel susleriyle bezeli, kathedrallerle ve eski surlarla cevrili &lt;a href="http://www.germanplaces.com/germany/nuremberg.html"&gt;meydanda&lt;/a&gt; uc gun uc gece dolastik, Nurnberg'e ozel, hatta menseili diyebiliriz, noel zamaninin vazgecilmez klasigi &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Lebkuchen"&gt;Lebkuchen&lt;/a&gt; yiyip, geceleri kalabalikla beraber bizler de sokaklarda baharatli sicak saraplarimizi ictik. Marketin, cocuklar icin ayrilmis kismi tam bir solendi. Cocuk olmak ya da cocugum olsun istedim, o kukla mizanselerini, rengarenk atlikarincayi, donmedolabi, envai cesit seker ve cikolata stantlarini gorunce. Nitekim kocaman yetiskinler olarak, 2-5 yas arasi cocuklarla atlikarincaya beraber binme fikrini ilk ortaya atan ben oldum. Ne cok isteyeni varmis meger:)) Hep beraber yerimizi aldik atlikarincanin uzerinde ve donmeye basladik. Ne kadar keyif aldim anlatamam. Sonrasinda yemek stantlarindan agiz tadimiza uygun olarak balik ekmek ve patates kizartmasi satin aldik. Nurnberg'de et cok yeniyor, ozellikle sosis...Ancak biz kirmizi et yemedigimiz icin sosis harici yiyecek bulmakta acikca zorlandik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diger Nurnberg izlenimlerine gelince:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;+Euro bu aralar cok deger kazandigi icin Almanya'da cok para harcamis olduk:(((Tabi ki alisveris yaptik ama dise dokunur pek bir sey yok aslinda bakildiginda. Kafamdaki insanlar icin ufak tefek hediyeler, genelde cikolata ve Lebkuchen zencefilli pogacalar, annem icin kozmetik, kendim icin yun corap, ic camasiri, kozmetik, likor ve bir suru ivir zivir...&lt;a href="http://www.thomassabo.com/en/charmclub/collection.html"&gt;Thomas Sabo&lt;/a&gt;'dan bu kez bir sey alamadim:((( Param kalmadi. Insallah next time...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;+Talihsiz bir sekilde gittigimizin 3. gunu yatak dosek grip oldum. Yola cikmadan once birlikte seyahat ettigim arkadasimin 4 yasindaki kiziyla bolca vakit gecirip biz Almanya'dayken onun domuz gribine yakalandigini isitince ben de yaban ellerde doktora gitmek, ilac yazdirmak, ilac almak ve domuz gribi testi yaptirmak zorunda kaldim:( Allahtan seyahat sigortasi yaptirmistim. Insallah karsilarlar masraflarimi. Hastaligim sebebiyle biletini dahi aldigim Munih gezim otomatikman iptal oldu. Kismetten cikmis demek ki dedim. Bu arada Munih'te yasayan arkadasima, hasta oldugum gun benim icin adeta seferber olup, doktor buldugu, randevu aldigi, hatta basima bir sey gelirse aramam icin Nurnberg konsolosunun telefonunu dahi bana gonderme inceligini ve dusunceliligini gosterdigi icin sonsuz tesekkur ediyorum. Thank you R. for everything you did for me. I wish I could have come to Munich to see you, maybe next time...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;+Diger onemli gelisme, yillar sonra, yaklasik 20 yil, bir baska cocukluk arkadasimla yeniden bulusmak oldu. Kendisi Nurnberg'de yasiyor, unlu bir muzisyen ama adi ben de sakli:)) Biz bayagi kucukken, onlar ailece, her yaz bizim yazligimiza bavul dolusu hediyelerle gelirdi. Ilk Barbie bebegim (o zamanlar Turkiye mahrumiyet ulkesiydi) onlarin sayesinde oldu. Cocukluk iste, hala ve eniste kadar yakin bildigimiz bu aile dostlarimizin gelisini her yil iple cekerdim ve getirecekleri seker, cikolata ve bebeklerin hayalini kurardim:-) Onlar da iki kardestiler ve dordumuz bir araya gelince bayagi bir eglenir, yerimizde duramazdik. Kendisinin muzisyen olacagi o zamandan belliydi sanirim. Cok iyi break dance yapar, kendince rap soyler ve bir gun kendi muzik grubunu kuracagini soylerdi bize. Sonra yillar girdi araya, koptuk birbirimizden. Bir daha haber alamadik. Biz buyuduk, onlar da buyudu. Benim evden ayrilis surecim ve uzun yolculuklarim basladi. Turkiye'den uzunca bir sure uzak kaldim, dostlarimdan ve ailemden de. Iste boyle zamanlarda facebook imdadimiza yetisti. Teknoloji sayesinde birbirimizi bulduk. Nurnberg'de yasiyormus kendisi. Oyle sevindim ki bizim gezimizle onun ayni zamanlarda oralarda olmasinin cakismasina...Ilk karsilasmada heyecanlandim. 20 yil sonra ilk kez gorecektim kendisini. Degismisti, hem de cok...Herseyden once evlenmis, baba olmustu, hem de olaganustu bir erkek cocugunun babasi. Yillarin derin cizgileri vardi yuzunde, her biri yontulmus ince ince. Konustuk, konustuk, konustuk, cokca hasret giderdik. Anladim ki hayatin kendi kalesine pasladigi derin tecrubelerin suzgecinden damitila damitila gelmis bugunlere, tipki benim gibi, tipki bizler gibi. Tecrubeler olgunlastirmis bizi, kimi dersler cok agir gelmis omuzlarimiza ama egilmemisiz. Yasamaya devam ediyoruz gucle, sabirla, ve iste boyle dostlarimizin sevgisi, destegi, samimiyeti ve aramizdaki o gorunmez ilmek ilmek baglarla. Arkadasim bizi cok guzel agirladi, ailesiyle tanisma firsati buldum. Cok tatli bir esi ve dunya tatlisi bir oglu var. Esine de bize gosterdigi yakinlik, sicaklik ve guzel rehberligi icin buradan bir kez daha tesekkur ediyorum. En kisa zamanda Izmir'de rovansini yapmaya davet ediyorum:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir daha ki sefer, gidemedigim Munih'e ve Berlin'e gitmeyi planliyorum. Sunexpress sagolsun, artik Izmir'imizden direkt ucuslar var. Almanya bekle beni, en kisa zamanda gelecek ben:-)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-4050376924984839720?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/4050376924984839720/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=4050376924984839720' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/4050376924984839720'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/4050376924984839720'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2009/12/nurnberg-macerasi-ama-ne-macera.html' title='Nurnberg macerasi, ama ne macera:-))'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-9042691096477056590</id><published>2009-11-11T07:11:00.000-08:00</published><updated>2009-11-11T07:49:27.371-08:00</updated><title type='text'>Bacaksiz</title><content type='html'>Pazardayim. Annemle yarin ki konuklari icin ote beri aliyoruz. Yanimizda bize eslik eden ust kat komsumuz da var. Hava dun geceden beri yagmurlu. Dun gece adeta gokler agladi, ama ne aglamak...Ana-baba-evlat acisi cekenlerin delice aglamalari ve feryatlari vardir ya, hah iste oyle..Pazarda yerler islak, camurlu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazarcilar can hiras ekmek parasi icin avaz avaz bagiriyor, en iyi, en taze, en dogal malin ve en ucuzunun kendi mali oldugunu ikna etmek icin neredeyse bin takla atiyor. Bense kendi dunyama gomulmusum, karanlik bir derinlikteyim. Icimde bir sIkinti, hayir olsun dedirtecek cinsten. Kendi dusuncelerimle zihnim bogulmus...sadece bakiyorum ama gormuyorum cevremdeki muthis insan kalabaligina ve curcunaya ragmen. Robot gibiyim: annemin soylediklerini yapiyorum, mandalina tadiyorum, seciyorum ince kabuklu olanlarindan, kestane isiriyorum, ama orda degilim sanki. Kendi ic dunyamda bir yere sIkismisim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Iste tam annem yumurta almak icin durdugunda gozum balikci tezgahina takiliyor. Once olu baliklari goruyorum, sira sira, cins cins...Oylece istiflenmisler... Bir de onlerinde insan kalabaligi... Her bir agizdan bir ses cikiyor: Hamsi taze mi, bana su barbun'dan 2 kilo ver, aaa siz de balik pahaliymis, vesaire. O insan kalabaliginin arasinda balikci gozume takiliyor. Once takkesini goruyorum, el ormesi, sonra balikci tulumu, mavi, uzun ama bir tarafi kisa. Balikcinin bir bacaginin dizden asagisi bosluk. Berenari sarilmis bir parca sallaniyor boslukta...Uzerine bir naylon torba gecirilmis ve ucu bu torbayla kapatilmis. Adamcagiz zayifca, balik tezgahina zar zor egiliyor koltuk degnekleri yardimiyla. Bir ayagi camurlu sularin icinde, digeri sallaniyor oylece, adamin ellerinde islak baliklar, insanlar cepecevre sarmislar onu. Kimse adamin eksik'liginin farkinda degil, gozleri sadece baliklarda...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir anda beni icine almis o derinligin icinden siyriliyorum. Kendi gercekligimden cikip, adamla empati kuruyorum. Icim ciz ediyor, onun gercekliginin ne kadar da farkli ve zor oldugunu goruyorum ve kendimden neden bilmem bir anda cok utaniyorum. Savruluyor bir bir uzuntulerim, o an sadece onun sIkintisini yasiyorum, uzuluyorum cok...O balikci oluyorum bir an. Yasadiklarima sukrediyorum, ozursuz kusursuz oldugum icin, yagmur ve sogukta balik satmak zorunda olmadigim icin. Allah'tan onun icin sabir ve kolaylik diliyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-9042691096477056590?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/9042691096477056590/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=9042691096477056590' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/9042691096477056590'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/9042691096477056590'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2009/11/bacaksiz.html' title='Bacaksiz'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-9064160442412762454</id><published>2009-09-18T09:45:00.001-07:00</published><updated>2009-09-18T09:45:40.585-07:00</updated><title type='text'>Bayram dilegi...</title><content type='html'>&lt;p class="EC_MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt;"&gt;Uzun ve yorucu bir yolculuğun, sakin, huzurlu ve  eğlenceli menzilleridir bayramlar.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="EC_MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt;"&gt;Durursun, dinlenirsin, yol boyu birikmiş kirinden  pasından, öfkenden, düşmanlığından, kırgınlığından arınırsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bayramın  sevinci ve eğlencesi aslında bu arınmada ve arınmanın getirdiği  huzurdadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ortak bir anlaşmayla hayatın acılarına kapanır  kapılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dinlenme vaktidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gene yola çıkılacak, gene  kirlenilecek, gene &lt;span class="EC_SpellE"&gt;yorulunacak&lt;/span&gt;, gene acılar  çekilecektir ama şimdi değil, bugün değil...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün huzur günüdür.Bugün  bayramdır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="EC_MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="EC_MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt;"&gt;Ahmet ALTAN&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-9064160442412762454?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/9064160442412762454/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=9064160442412762454' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/9064160442412762454'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/9064160442412762454'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2009/09/bayram-dilegi.html' title='Bayram dilegi...'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-1941006798987476574</id><published>2009-09-11T19:00:00.000-07:00</published><updated>2009-09-11T19:06:09.748-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SqsA0uch-lI/AAAAAAAAAcc/8lErxfe4d3M/s1600-h/GDOHP_Logo_1200.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 114px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SqsA0uch-lI/AAAAAAAAAcc/8lErxfe4d3M/s320/GDOHP_Logo_1200.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5380395085645085266" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bilgilenelim, bilgilendirelim, harekete gecelim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://gdohp.blogspot.com/&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"“Yaşamımızın her safhasında tükettiğimiz mısır, soya, pirinç, patates, domates, ve kanola gibi pek çok bitkinin genetik yapısı, çokuluslu biyoteknoloji şirketleri tarafından içlerine farklı bitki ve hayvan türleriyle virüs ve bakteri genleri eklenerek değiştiriliyor. Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar kısaca GDO’lu denilen bu bitkilerin tohumları ve bunlardan üretilen işlenmiş gıdalar kontrolsüzce ülkemize sokuluyor, pazar ve marketlerde satılıyor, mutfaklarımıza giriyor ve sağlığımızı tehdit ediyorlar” dedi. GDO’ların Tarıma, Ekolojiye, İnsan Sağlığına, Gıda Egemenliğine, Biyolojik Çeşitliliğe ve Ülkenin Bağımsızlığına karşı en büyük tehdit ve saldırı olduğunu belirten grup üyeleri, Kapımızda beklemekte olan tehlikenin farkında olun,GDO’ları Tohum ve Gıda olarak ülkemize sokmak isteyenlere karşı mücadele edin, G D O ’ Y A H A Y I R D E Y İ N !” şeklinde açıklamada bulundular." GDO'ya Hayir Platformu&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-1941006798987476574?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/1941006798987476574/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=1941006798987476574' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/1941006798987476574'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/1941006798987476574'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2009/09/bilgilenelim-bilgilendirelim.html' title=''/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SqsA0uch-lI/AAAAAAAAAcc/8lErxfe4d3M/s72-c/GDOHP_Logo_1200.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-5361443711594889746</id><published>2009-09-07T13:52:00.000-07:00</published><updated>2009-09-07T14:26:43.970-07:00</updated><title type='text'>The Ephesus Concert</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SqV6TA_fkNI/AAAAAAAAAcU/7ymLrbEiORo/s1600-h/IMG_5183.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5378839797066338514" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 240px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SqV6TA_fkNI/AAAAAAAAAcU/7ymLrbEiORo/s320/IMG_5183.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SqV5bmBOlRI/AAAAAAAAAcM/TDdYViSJQ1A/s1600-h/Amerika+karisik-Serap+Efes+Konser+08-24-09+108.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5378838844933051666" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 214px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SqV5bmBOlRI/AAAAAAAAAcM/TDdYViSJQ1A/s320/Amerika+karisik-Serap+Efes+Konser+08-24-09+108.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SqV4yHB5EII/AAAAAAAAAcE/He1RDSArBT0/s1600-h/10630_142731173264_547693264_2397692_2015978_n%5B1%5D.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5378838132239700098" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 213px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SqV4yHB5EII/AAAAAAAAAcE/He1RDSArBT0/s320/10630_142731173264_547693264_2397692_2015978_n%5B1%5D.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SqV3S4CQiSI/AAAAAAAAAb8/M2YjSrR44eE/s1600-h/IMG_2595.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5378836496127133986" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 214px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SqV3S4CQiSI/AAAAAAAAAb8/M2YjSrR44eE/s320/IMG_2595.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SqV2xCCrUEI/AAAAAAAAAb0/5LCrv4l7mIw/s1600-h/IMG_2621.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5378835914697691202" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 214px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SqV2xCCrUEI/AAAAAAAAAb0/5LCrv4l7mIw/s320/IMG_2621.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SqV2ExGu8WI/AAAAAAAAAbs/fW-mKgEPLWA/s1600-h/IMG_2668.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5378835154237059426" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 214px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SqV2ExGu8WI/AAAAAAAAAbs/fW-mKgEPLWA/s320/IMG_2668.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SqV1OqbJqLI/AAAAAAAAAbk/jQ7NR7WU5A8/s1600-h/IMG_5318.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5378834224730712242" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 240px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SqV1OqbJqLI/AAAAAAAAAbk/jQ7NR7WU5A8/s320/IMG_5318.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;It was fabolous. As every single guest at the concert, I was mesmerized by the goergeous voice of my sister and Nikki Yanofsky. They both are lucky to have such type of voice range and colors and lucky to have their voice heard by the crowds. I salute both Serap and Nikki. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;The surprise of the night was me! At the last moment, I joined my sister on the stage:)) My childhood dream came true. &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-5361443711594889746?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/5361443711594889746/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=5361443711594889746' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/5361443711594889746'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/5361443711594889746'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2009/09/ephesus-concert.html' title='The Ephesus Concert'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SqV6TA_fkNI/AAAAAAAAAcU/7ymLrbEiORo/s72-c/IMG_5183.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-5317957631412307464</id><published>2009-09-06T14:44:00.000-07:00</published><updated>2009-09-06T14:52:35.258-07:00</updated><title type='text'>Oylesine...</title><content type='html'>Kacip gidesim var uzaklara... Ne kadar uzaga bilmiyorum...Yeni yerler gormek istiyorum bu ara, yeni insanlar tanimak, yeni hikayeler dinlemek, kendimi dinlemekten biraz olsun uzaklasmak, yeni yemekler tatmak, yeni lezzetlerin farkina varmak, fotograf cekmek bol bol, guzel olan seyleri hafizam disinda karelere de sIkIstirmak ve arsivlemek...Kacip gitmek istiyorum belki guneye, belki kuzeye, hatta doguya...Bugun Hurriyet'in pazar ekinde okudum Limon diye bir yer varmis Gumusluk Bodrum'da, sonra Kirmizi Balik Selimiye'de. Listemin ilk siralarina koydum bu iki yeri simdiden. Belki haftasonu alir basimi, tek basimi, yola duserim. Istikamet ya Gumusluk ya da Selimiye olur ya da belki baska bir yer. Ismi duyulmamis...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-5317957631412307464?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/5317957631412307464/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=5317957631412307464' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/5317957631412307464'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/5317957631412307464'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2009/09/oylesine.html' title='Oylesine...'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-3994137783325468684</id><published>2009-08-26T04:24:00.001-07:00</published><updated>2009-08-26T04:35:58.580-07:00</updated><title type='text'>some pics from my Istanbul trip</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SpUd0WwwnRI/AAAAAAAAAbc/PWzYMtAWu9o/s1600-h/104_5356.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SpUd0WwwnRI/AAAAAAAAAbc/PWzYMtAWu9o/s320/104_5356.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5374234515637050642" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;the View from Feriye Lokantasi&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SpUcoK8iraI/AAAAAAAAAbE/Y0qc4RHDMwk/s1600-h/104_5357.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SpUcoK8iraI/AAAAAAAAAbE/Y0qc4RHDMwk/s320/104_5357.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5374233206795185570" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SpUc7cZhohI/AAAAAAAAAbM/vW-ePtvGjOw/s1600-h/104_5362.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SpUc7cZhohI/AAAAAAAAAbM/vW-ePtvGjOw/s320/104_5362.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5374233537897669138" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;I like the traditional tulip figure on the dessert plate.Very chic!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-3994137783325468684?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/3994137783325468684/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=3994137783325468684' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/3994137783325468684'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/3994137783325468684'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2009/08/blog-post.html' title='some pics from my Istanbul trip'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SpUd0WwwnRI/AAAAAAAAAbc/PWzYMtAWu9o/s72-c/104_5356.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-3949291499523389861</id><published>2009-08-18T10:47:00.002-07:00</published><updated>2009-08-18T12:10:32.120-07:00</updated><title type='text'>On my way to Istanbul...</title><content type='html'>I am leaving tomorrow for Istanbul and will be there for only two short nights. Not much time to see Istanbul:(( The reason I will pack and hit the road is that I will attend a formal dinner on Thursday night at &lt;a href="http://www.feriye.com/"&gt;Feriye Restaurant&lt;/a&gt;. I have never been there, will be my first time! I am curious to see the restaurant, taste the food there (apparently, they serve authentic/traditional Turkish food and classical Ottoman cuisine) and enjoy the gorgeous view of the Bosphorus more than getting socialized with the dinner attendees. The crowd will be composed of Turkish and Canadian business people, doctors, academicians etc. I will also spend time with my sister who is in Istanbul getting ready for her concert at the Ephesus Antique theater this Monday. She will be joined by Canadian jazz singer, Nikki Yanofsky. I will post the pics on my blog:) Stay tuned ladies and gentlemen!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;I have been away from my blog for a while! I have been doing some sort of soul-searching...still do actually. One very important thing I learned: BE PATIENT. To know yourself better, turn the flashlight onto the most scared part of yourself that you have been running away for years. And Life is short and only become meaningful if you do whatever you want to do, especially as a profession, and whatever you want to be in this life in parallel to your internally-cultivated talents and motives. Then you would truly feel that you are Alive, you are living your own life and blooming your own flowers, not someone else's! I know I will get there:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;I finally unpacked my bags and boxes that arrived in Izmir after a long and grueling Transatlantic journey a year ago when I was moving out of the United States. Boy, that was a weird but also a fun feeling! I realized that I have forgotten what I packed, so, as I unpack every wrapped item, I felt so curious and excited to see what was in it. It was also weird to see all my funny little things that I had used  for years in my apartment in DC this time in my new apartment in Izmir. It felt as if I were back in the States again until I looked out the window and see the bay of Izmir rather than the lovely Potamac river and beautiful National Cathedral! I have to confess that I had so much fun unpacking. My sister and I did so much shopping before we left. I have now some new dresses, shoes, kitchen utensils (did I say that I like cooking?), cookbooks, slippers, some toys, bathroom stuff (lots of soaps, I am obsessed with anything smells good:), body lotions, shower gels etc), and lots of food...yes, it is unbelievable but I have now loads of food in my fridge. I have been obsessed, as many Americans do, for a while with organic food and healthy living while living in the States, doing very intense type of Yoga, running etc. All the food that I had in my DC fridge plus the additional stuff that I bought thinking that I might not have found them in Turkey such as protein drinks, bars, organic/vegan fruits, tablets, agave syrups, chocolates, vitamins whatever you might think of, I packed all of them and carried them through the Atlantic. I am crazy I know!:) I have now such a rich source of organic products at home, more than enough to open up a healthy food store in Izmir:)))) The problem is that I myself have changed since I came to Turkey. I am not obsessed anymore with anything and everything organic.  The reason I guess is that food in Turkey is still very natural, unmodified and taste much better than the plastic US food. Besides, who could resist her mom's traditional most yummy dishes? Not me!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;I have not posted any picture for a while. I found in one of the boxes my camera charger so I can start taking pictures again:) Here are some old ones from the last summer:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/Sor4GhHtRyI/AAAAAAAAAak/XUZxCCO4Dl4/s1600-h/DSCN4456.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 240px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/Sor4GhHtRyI/AAAAAAAAAak/XUZxCCO4Dl4/s320/DSCN4456.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5371378296446338850" border="0" /&gt;at house dinner in Kas&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/Sor40uQ8G0I/AAAAAAAAAas/bC3B89vuQAE/s1600-h/DSCN4644.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/Sor40uQ8G0I/AAAAAAAAAas/bC3B89vuQAE/s320/DSCN4644.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5371379090248702786" border="0" /&gt;front view from our summer house, my dad &amp; his co. leaving on our boat for fishing&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/Sor5WiyvKwI/AAAAAAAAAa0/YEQZ0fthgbo/s1600-h/DSCN4769.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 240px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/Sor5WiyvKwI/AAAAAAAAAa0/YEQZ0fthgbo/s320/DSCN4769.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5371379671284787970" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;with my sister in Cesme, Alacati, one of my favorite summer spots&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-3949291499523389861?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/3949291499523389861/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=3949291499523389861' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/3949291499523389861'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/3949291499523389861'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2009/08/on-my-way-to-istanbul.html' title='On my way to Istanbul...'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/Sor4GhHtRyI/AAAAAAAAAak/XUZxCCO4Dl4/s72-c/DSCN4456.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-2616566806671397681</id><published>2009-07-14T13:32:00.001-07:00</published><updated>2009-07-14T13:32:20.919-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman,serif;font-size:130%;color:#006600;"&gt;&lt;strong&gt;Tüm kainat olanca katmanları ve kargaşasıyla insanın içinde gizlenmiştir. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman,serif;font-size:130%;color:#006600;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt; &lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman,serif;font-size:130%;color:#006600;"&gt;&lt;strong&gt;Şeytan dışımızda bizi ayartmayı bekleyen korkunç bir mahluk değil, bizzat içimizde bir sestir. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman,serif;font-size:130%;color:#006600;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt; &lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman,serif;font-size:130%;color:#006600;"&gt;&lt;strong&gt;Şeytanı kendinde ara; dışında başkalarında değil. Ve unutma ki nefsini bilen Rabbini bilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman,serif;font-size:6;color:#006600;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Başkalarıyla değil, sadece kendiyle uğraşan insan, sonunda mükafat olarak Yaradan’ı tanır&lt;/span&gt;.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt; &lt;div&gt;&lt;span style="font-family:times new roman,serif;font-size:85%;color:#000000;"&gt;GEZGİN SUFİ  MEŞREPLİLERİN KIRK KURALI--SEMS&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-2616566806671397681?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/2616566806671397681/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=2616566806671397681' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/2616566806671397681'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/2616566806671397681'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2009/07/tum-kainat-olanca-katmanlar-ve.html' title=''/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-2318049677311070511</id><published>2009-07-04T12:21:00.000-07:00</published><updated>2009-07-04T12:26:17.410-07:00</updated><title type='text'>Buldum isin sirrini:-)))</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/Sk-svr77KpI/AAAAAAAAAac/6DY2d3Gpclo/s1600-h/39.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 216px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/Sk-svr77KpI/AAAAAAAAAac/6DY2d3Gpclo/s320/39.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5354688417214704274" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-2318049677311070511?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/2318049677311070511/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=2318049677311070511' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/2318049677311070511'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/2318049677311070511'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2009/07/buldum-isin-sirrini.html' title='Buldum isin sirrini:-)))'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/Sk-svr77KpI/AAAAAAAAAac/6DY2d3Gpclo/s72-c/39.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-3797318522144288788</id><published>2009-06-29T14:47:00.000-07:00</published><updated>2009-06-29T14:48:23.586-07:00</updated><title type='text'>Omer Hayyam</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family:Calibri;font-size:85%;color:#1f497d;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; color: rgb(31, 73, 125); font-family: Calibri;" lang="EN-US"&gt;Kör cehalet çirkefleştirir insanları&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;&lt;span style="color: red;" lang="EN-US"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/strong&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: red;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;strong&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family:Calibri;font-size:85%;color:#1f497d;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; color: rgb(31, 73, 125); font-family: Calibri;" lang="EN-US"&gt;Suskunluğum asaletimdendir&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;&lt;span style="color: red;" lang="EN-US"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/strong&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: red;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;strong&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family:Calibri;font-size:85%;color:#1f497d;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; color: rgb(31, 73, 125); font-family: Calibri;" lang="EN-US"&gt;Her lafa verecek bir cevabım var elbet&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;&lt;span style="color: red;" lang="EN-US"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/strong&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: red;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;strong&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family:Calibri;font-size:85%;color:#1f497d;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; color: rgb(31, 73, 125); font-family: Calibri;" lang="EN-US"&gt;Lakin bir lafa bakarım laf mı diye&lt;span&gt;&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/strong&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: red;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;strong&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family:Calibri;font-size:85%;color:#1f497d;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; color: rgb(31, 73, 125); font-family: Calibri;" lang="EN-US"&gt;Bir de söyleyene bakarım adam mı diye &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/strong&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: red;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-3797318522144288788?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/3797318522144288788/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=3797318522144288788' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/3797318522144288788'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/3797318522144288788'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2009/06/omer-hayyam.html' title='Omer Hayyam'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-5807813115146191252</id><published>2009-06-28T12:39:00.000-07:00</published><updated>2009-06-28T12:52:07.483-07:00</updated><title type='text'>Antalyadayim</title><content type='html'>Burasi Izmir'den daha az sicak...Gercekten.. Izmir cayir cayir yaniyor...Bir kac gundur buradayim. Ablami ziyaret ediyorum. Gectigimiz cuma gunu Aspendos festivali kapsaminda Carmina Burana'yi seslendirdiler. Binlerce yillik antik tiyatroda icinde ablamin da oldugu ve sesiyle katkida bulundugu bu konseri dinlemek cok keyifliydi. Yarin aksam da Izmir Devlet ve Opera'nin 30 Haziran'da sergileyecegi Romeo ve Juliet'in provasini seyretmeye gidecegiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haftasonu bir arkadasimiz geldi Istanbul'dan. Cok keyifli zamanlar gecirdik. Ataturk Parki'na gittik, falezlerin uzerinde yemek yedik. Aspendos'ta konser dinledik, Hillside Su otelinin Beach Park icerisindeki plajinda bol bol keyif yaptik, balik yedik, sarap ictik. Bugun misafirimizi ugurladiktan sonra ablamla beraber iki kiz kardes Lara plajinda guneslendik...yandik fena halde ki ben yanmaya cok karsiyimdir...ama izmir'e donmeden once 50 koruma faktorlu kremimi kullanmama ve biraz bronzlasma karari aldim. Bir daha ne zaman Antalya'ya gelirim bilmiyorum zira cunku doner donmez bir is degisikligi durumu soz konusu..Malum yeni bir calisma ortami...hadi ben tatile gidiyorum diyemeyecegim kafama estigimde. Tadini cikariyorum su anlarin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cok guzel kitaplar aldim, okuyorum. Su anda Eric Fromm'un Sahip Olmak ya da Olmak kitabi elimde. Herkese siddetle tavsiye ediyorum. Ayni anda okudugum kitaplar var. Bunlardan biri Osho'nun Ego isimli kitabi..digeri William Reich'in Dinle Kucuk Adam...bir digeri Sanal'dan Kuantum Sicrama...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir suru kitap siparisi verdim. Gecen gun aradilar, ulasmis ellerine. Izmir'e donunce hemen kitapciya gidecegim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkese iyi tatiller. Stay cool:)))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-5807813115146191252?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/5807813115146191252/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=5807813115146191252' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/5807813115146191252'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/5807813115146191252'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2009/06/antalyadayim.html' title='Antalyadayim'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-7001049766416787639</id><published>2009-05-30T10:16:00.001-07:00</published><updated>2009-05-30T10:21:29.374-07:00</updated><title type='text'>Mayis Ay'i</title><content type='html'>O kadar ihmal etmeye basladim ki buraya yazmayi artik aylik post etmeye basladim olan biteni:) Mayis ayi da kosturmaca gecti. Istanbul'a gittim yine iki kez. Sonra evimi teslim aldim. Artik bir evim oldu benim de:) Teslim aldik ama hala ustalar ile eksikler uzerinde ugrasiyoruz, ara sira sinir harbi yasiyoruz. Haziran ayinda dekorasyon ve yerlesme isleriyle mesgul olacagim. Insallah Temmuz ayinda evim yasanir huzurlu bir mekana donusecek. Guzel ve heyecan verici seyler bunlar. Mutluyum cok sukur..Evden sonra is durumlarimi ve mumkunse ask durumlarimi:) yoluna sokmayi umid ediyorum:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-7001049766416787639?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/7001049766416787639/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=7001049766416787639' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/7001049766416787639'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/7001049766416787639'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2009/05/mayis-ay.html' title='Mayis Ay&apos;i'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-1878349556420977469</id><published>2009-05-03T15:00:00.000-07:00</published><updated>2009-05-03T15:20:25.942-07:00</updated><title type='text'>Nisan ayi, dogdugum ay...</title><content type='html'>Nisan ayi Izmir-Istanbul arasi ucak yolculuklariyla gecti. Biraz is, biraz eglence amacli oldu. New Yorklu grubumuzla bir &lt;a href="http://www.bridgesofhopeproject.org/home.htm"&gt;proje&lt;/a&gt; icin elele vererek gerceklestirdigimiz ablamin da guzel sesiyle konser verdigi fundraising bir gece, Operatwins kardeslerin Bolluca Cocuk Koyu cocuklari yararina verdigi konsere katilma, ilk kez Ritz-Carlton Gok Kafes'te Sehr-i Istanbul'u seyre dalarak konaklama:-), Nilufer ile tamamiyle tesaduf Istanbul'un en eski meyhanelerinden birinde bir raki sofrasinda tanisma ve muhabbet, sonrasinda paparazzilere yakalanma:-), Dunya Turk Girisimcileri Kurultayi ve Sultanahmet'te 1001 Direk Sarnicinda Cumhurbaskaninin da katildigi Gala yemegi'ne katilma, Ogumce koyu yakinlarindaki Cam Ocagi'ni gezme, cam obje yapimini seyretme, Bakanlarimizdan biriyle Dolmabahce Basbakanlik konutunda gorusme, hayatimda ilk kez elime aldigim tufek ile atis yapma:-), omzumu sakatlama riski atlatma, Istanbul'un akcigerleri sayilan Riva, Beykoz, Ogumce taraflarini ilk kez gorme, Amerika'dan muthis bir zamanlamayla benim de Istanbul'da oldugum tarihlerde gelen simdiki ve gecmisteki patronlarimla gorusme, Beyoglunda guzel, yeni mekanlar kesfetme, Mac cosmetics Beyoglu subesine para kazandirma:), veee... ilk kez ozel bir yatla bogazi kiyi kiyi gezmeyi 2009 Nisan ayinin icine sigdirmayi basardim. Verimli ve keyifli bir ay'di. Bakalim Mayis neler getirecek bana?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-1878349556420977469?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/1878349556420977469/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=1878349556420977469' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/1878349556420977469'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/1878349556420977469'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2009/05/nisan-ayi-dogdugum-ay.html' title='Nisan ayi, dogdugum ay...'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-1021775925563780495</id><published>2009-05-03T14:56:00.000-07:00</published><updated>2009-05-03T15:00:09.299-07:00</updated><title type='text'>Reiki II</title><content type='html'>Reiki II'ye bugun uyumlandim. Huzurlu, gevsemis ve rahat hissediyorum kendimi. Mutluyum ayrica, gelecege guvenle bakiyorum. Evrene guveniyorum, korunmakta oldugumu ve herseyin olmasi gerektigi gibi oldugunu da... Simdi sira her gun duzenli olarak reiki calismalarimi yapmaya geldi. Reiki'de disiplin cok onemli, spor yapmak gibi. Ne kadar cok yaparsaniz o kadar kendinizi gelistiriyorsunuz. Yarindan itibaren 21 gunluk bir calismam var. Tabi sureklilik cok onemli, 21 gun ile kalmayip omur boyu devam etmek gerek, devam edip arinmak, saflasmak, dengelenmek, uyumlanmak. Disiplin, disiplin, disiplin...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-1021775925563780495?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/1021775925563780495/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=1021775925563780495' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/1021775925563780495'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/1021775925563780495'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2009/05/reiki-ii.html' title='Reiki II'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-5289978976181602261</id><published>2009-03-25T04:03:00.001-07:00</published><updated>2009-03-25T04:03:57.620-07:00</updated><title type='text'>Yasayinca Anladim...</title><content type='html'>&lt;div class="UIStoryAttachment_Copy"&gt;Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,kendimi bulduğumda anladım. Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,kendi yolumu çizdiğimde anladım. Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil.. Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım.. Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış, Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım.. Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden, Neden hiç ağlamadığını anladım.. Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş, Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım.. Bir insanı herhangi biri kırabilir,ama bir tek en çok sevdiği, acıtabilirmiş, Çok acıttığında anladım.. Fakat,hak edermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını, Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım.. Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet, Yüreğini elime koyduğunda anladım.. ”Sana ihtiyacım var, gel ! ” diyebilmekmiş güçlü olmak, Sana ”git” dediğimde anladım.. Biri sana ”git” dediğinde, ”kalmak istiyorum” diyebilmekmiş sevmek, Git dediklerinde gittiğimde anladım.. Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan, Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım.. Özür dilemek değil, ”affet beni” diye haykırmak istemekmiş pişman olmak, Gerçekten pişman olduğumda anladım.. Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş, Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış, Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım.. Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi, Beni af etmeni ölürcesine istediğimde anladım.. Sevgi emekmiş, Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş… CAN YÜCEL&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-5289978976181602261?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/5289978976181602261/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=5289978976181602261' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/5289978976181602261'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/5289978976181602261'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2009/03/yasayinca-anladim.html' title='Yasayinca Anladim...'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-6668571853838358861</id><published>2009-03-14T10:39:00.000-07:00</published><updated>2009-03-15T02:06:18.458-07:00</updated><title type='text'>Guzel bir Cumartesi</title><content type='html'>Turkiye'ye geldigimden beri ilk kez elime tenis raketini aldigim haftasonu oldu bu h.sonu. Sabahtan bulustum cocukluk arkadasimla. Buranin en meshur spor salonlarindan (Amerika'da orta derece sayilabilecek) Sports International'a gittik. Dun gece yagan yagmura ragmen kortlar temizlenmis, sulari alinmisti. Ikimiz de ayni seviyedeydik Allahtan. Oyle paslanmisim ki topa vurmakta bile zorlandim. Sonrasinda kendimizi havuza atalim dedik. Benim bonem olmadigi icin giremedim:( Yerine steam room, sonra sirayla, bone degis tokusuyla jakuzi, sonrasinda adamakilli dus, guzel kokular, losyonlar...Mis gibi olduk. Karnimiz acikti haliyle. Rejis'e gidip leziz karidesli salatalarimizi afiyetle yedik, taze sIkilmis o.j. lerimizi ictik. Eve geldigimde dunku pilates dersinden oturu zaten iyice calistirdigim aciyan kaslarim dinlensin diye soyle bir uzanayim dedim. Uzanis o uzanis...4 saat uyumusum. Cok iyi geldi.  Cikiyorum birazdan, arkadasimin geleneksel makarna partisi var bu aksam. Mantarli kremali makarna ve kirmizi sarap...Yummmm....Herkese iyi bir haftasonu diliyorum. Huzurlu, mutlu, saglikli ve dingin olun.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-6668571853838358861?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/6668571853838358861/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=6668571853838358861' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/6668571853838358861'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/6668571853838358861'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2009/03/guzel-bir-cumartesi.html' title='Guzel bir Cumartesi'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-8501596298782343775</id><published>2009-03-08T13:24:00.000-07:00</published><updated>2009-03-08T14:01:16.593-07:00</updated><title type='text'>REiKi ile guzel bir pazar gunu...</title><content type='html'>Bugun ilk kez gercek anlamda, isin adabiyla, hem kendime hem de anneme reiki uyguladim. Bu "Evrensel Yaşam Enerjisi" ve "Yüce kaynağın bilincini taşıyan, ruhsal amaçla çalışan yaşam gücü enerjisi"yle yeniden bulustum, onu hatirladim, uzun zamandir kaybettigim cok sevdigim kadim bir dostu bulmus gibi sevindim, rahatladim, gevsedim. Enerji blokajlarimi onun yardimiyla temizleyip, yeniden radyo kanali ayarimi yaptim, yaptim ki rahat, temiz, cizirtisiz sarkilar dinleyebileyim, dinletebileyim:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hem de guzel bir gece de, kutsal bir gun de oldu tum bunlar. Enerjilerin acik oldugu, sifa enerjilerinin bizlere daha rahat, daha net, daha parazitsiz ulastigi bu Mevlut Kandili gecesinde. Tum eller ve yurekler dua icin acildiginda, enerjiler tum hiziyla evrenimize aktiginda, ellerim annemin kalbi uzerinde Reiki enerji kanalimi acip ona daha cok enerji akmasi  ve agrilarini azaltmasi icin aracilik ettim, dudaklarimda guzel bir dua ile..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unutmadan, hepimizin 8 Mart Dunya Kadinlar Gunu kutlu olsun!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-8501596298782343775?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/8501596298782343775/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=8501596298782343775' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/8501596298782343775'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/8501596298782343775'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2009/03/reiki-ile-guzel-bir-pazar-gunu.html' title='REiKi ile guzel bir pazar gunu...'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-7608535010709196807</id><published>2009-02-24T10:55:00.000-08:00</published><updated>2009-02-24T12:58:47.586-08:00</updated><title type='text'>TERAPi-I</title><content type='html'>Agir yukler tasiyoruz sirtlarimizda, yureklerimizde, zihinlerimizde...Kosullanmalarin yukleri, gecmisimizin yukleri, her turlu sartlandirmalar, toplumsal dayatmalar, ailelerimizin davranis etiketleri, genellemeler, subjektif degerlendirmeler, yaftalamalar, yetistirirken yapilan hatalarin gecmeyen izleri, surekli acilan yaralar gibi, hic kapanmayan...kapandigini sandiginiz anda, oh iyilestim dediginiz zamanda hoooop yine geriye donusler...Hepimiz cok doluyuz aslinda..Biriktirmisiz herseyi, toplamisiz, sonra topladiklarimizi icsellestirmisiz, kendi iDEAL BEN'lerimizi yaratmisiz. Buyurken anneniz 'aman ne uslu demis' size, ablaniz 'aman ne yaramaz' olmus onlarin gozunde. Siz, herseyi kaydeden, muazzam duyarli ve alici bir makine olarak, annenizin gozundeki o isiltiyi, size ;aman ne uslu kizim' derken ki hayranligi yakalamissiniz hemen. Sonra ayni isiltiyi ve onaylanmayi anneniz size her 'ne akilli, ne hassas, ne caliskan, ne becerikli' dediginde de yakalar olmussunuz. Ablaniz 'asi, tembel, vasat' olarak sifatlandirildiginda annenin gozundeki isiltilar sonmus, siz basarili, uslu, uysal, caliskan, soz dinleyen oldugunuzda ise isiltilar cogalmis, aferinler bol keseden alinmis, baslar oksanmis.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Once aile, sonra akrabalar, sonra arkadaslar, sonra toplum tarafindan onaylanmak ve sevilmek icin, hep aferinleri alabilmek icin, icsellestirmeye basladiginiz listeniz yavas yavas olusmaya ve buyumeye baslamis. Dogustan getirdigimiz GERCEK BENligimizi, varligimizi, atom alti parcaciklarinin yapisinin bile aslinda bu evrendeki canli, cansiz her varliginkiyle, yani tavsan, kedi, kalem, kitap, agac vesaire ile ayni oldugu, onlarin ki gibi belli bir frekans ve dalga boyunda titrestigi ozumuzu, buyurken, yetisirken yavas yavas bir kenarilara itmeye baslamisiz. Dogustan getirdigimiz ozellikleri, yetenekleri dahi farkedilme ve onlarin potansiyelini aciga cikarma firsati bulamamisiz maalesef. GERCEK BENligimizi, bizi saran buyuk, ici bombos, tertemiz, butun sifatlardan ve etiketlerden muaf, saf enerjiyle dolu bir balon olarak dusunursek, o balonu buyurken bizlere verilen bu cesitli sifatlarla doldurmaya baslamisiz. Ve nihayetinde o balon dolmus, dolan balonda GERCEK  BENliginizin ve ozunuz bir kenarlara itilmis ve yerin buyuk kismini IDEAL BENlik almis. O IDEAL BENlik her birinizin balonu icine giren, icsellestirdiginiz sifatlardan olusuyor iste ki bunun diger adi EGO. Listemiz kabarik, neler var, neler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cok akilli, akilli degil, cok akilli (sifatin size yukledigi agirligi daha da artiriyor ve altini ciziyor)&lt;br /&gt;Cok uslu&lt;br /&gt;Cok kibar&lt;br /&gt;Cok dusunceli&lt;br /&gt;Cok merhametli&lt;br /&gt;Cok yardimsever&lt;br /&gt;Cok kariyerli&lt;br /&gt;Cok basarili&lt;br /&gt;Cok hanimefendi&lt;br /&gt;Cok saygili&lt;br /&gt;Cok guzel&lt;br /&gt;Cok hareketlerine dikkat eden&lt;br /&gt;Cok duzgun&lt;br /&gt;Cok saglikli&lt;br /&gt;Cok cekici&lt;br /&gt;Cok seksi&lt;br /&gt;Cok agirbasli&lt;br /&gt;Cok soz dinleyen&lt;br /&gt;Cok becerikli&lt;br /&gt;Cok yetenekli&lt;br /&gt;:&lt;br /&gt;:&lt;br /&gt;:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herseyin en iyisi oldugunuzu dusun bir an, hem de hayatiniz boyunca, ya da her zaman en iyi olmak zorunda oldugunuzu, bu sifatlari hep korumaya ve birini bile kaybetmemeye calistiginizi, caba sarfettiginizi dusun. Surekli kaybetme korkusu yasadiginizi....bu sebeple hic durmadan, yorulmadan surekli didindiginizi...Yeterince iyi olmadiginizi dusundugunuz, hissettiginiz ya da isittiginizde gordugunuz kabuslari, atan kalp atislarinizi, uykusuzluklarinizi, paniklemelerinizi, aglama krizlerinizi, hic susmayan, surekli konusan, takilan zihninizi dusunun bir an...Listenizde hic kotu bir sey yok, hic bir sifat olumsuza donmemis. Olumsuz hic bir sifata sahip degilsiniz. Oyle agir bir yuk tasiyorsunuz ki bir bakmissiniz vakit olmus, ezilmeye baslamissiniz, tasiyamiyorsunuz artik o agirligi...Balon o kadar genislemis ki patlamak uzere...Bu bir varolus savasi iste, hepimizin yasadigi. IDEAL BEN, EGO, surekli  seni tehdit ediyor, en iyi yaptigi sey korkutmak ve korku politikasi uygulamak. Icinde bir yaratik gibi duruyor, ocu geliyor diyor surekli. Cunku bu da onun var olma savasi. Biliyor ki eger surekli kendini hatirlatmazsa, surekli tehditkar olmazsa, surekli yureklerimize basarisizlik korkusu, endiseler, kaygilar salmazsa, ipi birazcik gevsek tutarsa, tum barindirdigi sifatlar ve onlarin olusturdugu sanal kimlik yavas yavas kaybolacak ve biz bu anlamsizligin farkina varacagiz ve ona gore davranmaya, yasantimizi sekillendirmeye baslayacagiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Surekli korkuyoruz, sifatlarimizi kaybetmekten korkuyoruz, kaybedince onaylanmamaktan ve sevilmemekten korkuyoruz, dislanmaktan ve ise yaramaz, kotu, cirkin, basarisiz, tembel, hircin, yeteneksiz, akilsiz, dusuncesiz, hayirsiz....olarak etiketlenmekten korkuyoruz. Korkunc olan bu kendi yarattigimiz IDEAL BENligi asil benligimiz saniyor ve ona birsey olursa mahvolacagimizi ya da degersiz biri olacagimizi dusunuyoruz. Neden korktugumuzu bile bilmiyoruz aslinda. Bir an o sifatlari kaybettigimiz de bile tam olarak ne olacagini, neye donusecegimizi, nasil bir kisilik olacagimizi bilememe korkusu ve endisesi var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslolan GERCEK BENligimizi bulmak tum bu korkularin ve sartlanmalarin arasinda...O hala orada, IDEAL BENlik cemberinin icinde bir yerlere itilmis ve sIkIsmIs durumda. Iste ona tekrar kavustugumuzda iyi, guzel, cirkin, cok iyi, cok basarili yok; ben bu konularda daha yetenekliyim, bunlari daha iyi yapabiliyor, bunlari o kadar iyi yapamiyor, bunlari da hic yapamiyorum var...Ya da bunlari yapmaktan hoslaniyorum, bunlari yapmaktan hoslanmiyorum var..Eger iyi yaptigim bir iste ovgu aldiysam cok havalara ucmak, mutluluktan kendini kaybetmek, ecstacy hallerine girmek yok. Evet, guzel ve iyi hissetmek ve yarari oldugunu bilmek, ve farketmek var dozunda. Ayni sekilde birseyi yapamadigimda aldigim yergi ve elestiri sebebiyle kendimi rezil gibi hissetmek, moralimi cok fazla bozmak ve kendimi acimasiz bir sekilde elestirmek, asagilamak yok. Daha iyisi icin daima cabalamak ve iyi olmadigim alanlarda kendimi gelistirmeye calismak var...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Iste GERCEK BENligimize kavustugumuzda yasadigimiz bu temelsiz korkular, kaygilar, endiseler ve takintilar yok, onlar yoklar o seviyede cunku, var olamiyorlar zaten...Biz sadece titresiyoruz evrenle uyumlu bir sekilde, herseyimiz uyumlu, zihnimiz dingin, icimiz huzurlu...Ve GERCEK BENlik ortaya ciktiginda asil sen ortaya cikiyorsun. Sen kimsin, sen hangi alanlarda yeteneklisin, neleri seviyorsun?? Hic bir ressam 'ben cok iyi olmaliyim, resimlerim herkes tarafindan begenilsin, sevilsin, takdir edilsin' diye resim yapmaz, resim yapma yetenegi GERCEK BENligiyle getirdigi, orada varolan bir yetenektir zaten ve o kisi sadece bunu yapmaktan buyuk keyif aldigi icin resim yapar. Resim onun icin varlik sebebi olur...Simdi durup dusunun Asil Ben kimim? GERCEK BENligimimi yoksa IDEAL BENimi yasiyorum?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-7608535010709196807?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/7608535010709196807/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=7608535010709196807' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/7608535010709196807'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/7608535010709196807'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2009/02/terapi-i.html' title='TERAPi-I'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-820541620495104920</id><published>2009-02-12T12:58:00.000-08:00</published><updated>2009-02-12T13:23:06.163-08:00</updated><title type='text'>Sıkışık gunler...</title><content type='html'>Kosturmacadir gidiyor...Bugun Bergama'daydik, sonra Kinik..yarin gunubirlik Istanbul...sonrasi kimbilir? is amacli geziler, gerceklesmesi, bizimki gibi bir ulkede guc bir projeyi gerceklestirme cabalari, didinmeleri, uykusuzluklari, kimi zaman umutsuzlugu, cogu zaman hayalkirikliklari...burasi zor bir ulke, yeniden kafama dusen taslar, yine yeni yeniden farkindaliklar, 'ah nasil unuttum, tabi ya boyleydi' demeler, animsamalar, guclukler, guclukler...hersey zor, hersey cetrefilli, her sey arapsaci...Tanrim, bir sey mi duzgun, kuralina uygun olmaz? sen onca yil yasa yurtdisinda, alis elin ecnebisinin herseyleri kuralli, makine gibi isleyen, hatasiz, kayirmasiz, adil sistemlerine, insana verdikleri degere...sonra gel buraya yeniden uyumlanma(ma)ya calis, hem kendin icin calis, hem de genlerinde hic Turk izi, beyinsel iletisim aglarinda hic bize ozgu dusunce ve davranis kodlari tasimayan birine, ulkende iyi bir seyler yapmaya calisan didinen birine gel de bunu anlat...ya dur daha ben alismaya calisiyorum, henuz soku atlamamisim zaten, sudan cikmis baligim, agzim bir karis acik, aylak aylak dolasiyorum ortalikta... anlamsizliklara, absurdluklere anlam yuklemeye calisiyorum, Nafile..hayati, sistemi, insanlarin davranislarini daha dogrusu davranmayislarini anlamlandirmaya calisiyorum ki aksi takdirde kaybolacagim bir yerlerde, ya da carkin icinde bir yerlerde takilacagim korkusu kalbimde....ay kalbim sIkIsiyor bak yine dusundukce...en iyisi ben gidip yatayim yarin saat sabah 4'de kalkmam lazim Istanbul ucagina yetismek icin. belki yarin bizim proje icin umutlarin yeserdigi bir gun olur. kimbilir? hasbel kader yasanan bir yerlerde yarini tahmin etmek guc!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-820541620495104920?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/820541620495104920/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=820541620495104920' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/820541620495104920'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/820541620495104920'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2009/02/sksk-gunler.html' title='Sıkışık gunler...'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-6031811724771312688</id><published>2009-02-08T09:38:00.000-08:00</published><updated>2009-02-08T09:42:20.259-08:00</updated><title type='text'>Osho der ki...</title><content type='html'>"Bu olma cabasi bir duvar olusturuyor cunku sen zaten varligini icinde tasiyorsun. Herhangi bir sey olmak zorunda degilsin, sadece kim oldugunu anla yeter. Yaratici ol dedigim zaman herkesin gidip buyuk bir ressam ya da sair olmasini soylemiyorum. Ben sadece birak hayatin bir resim/siir olsun diyorum. Bilgeligin ozu dogayla uyum icinde olmaktir. Evrenin dogal ritmiyle uyum icinde olmaktir ve ne zaman evrenin dogal ritmiyle uyum icinde olursan bir sair, bir ressam, bir muzisyen, bir dansci olursun."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-6031811724771312688?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/6031811724771312688/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=6031811724771312688' title='6 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/6031811724771312688'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/6031811724771312688'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2009/02/osho-der-ki.html' title='Osho der ki...'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-5393816847838371339</id><published>2009-02-01T05:27:00.000-08:00</published><updated>2009-02-08T09:43:33.566-08:00</updated><title type='text'>Nadal is the Winner!!!</title><content type='html'>Again. He proved to be the number one player in the world, winning the Wimbledon, the French Open and now the Australian Open against Federer who is also my favorite player and played his best too. It was an amazing match! I held my breath throughout it. Nadal was like a machine. Two days ago, he played 5 hours semi-final and today's final was another 4.5 hours. He has an amazing mental and physical stamina and concentration. He is the first Spaniard who has brought the Aussie grand slam title to his country. At the ceremony, Federer could not speak since he burst into tears. The audience was applauding and cheering for him. Nadal, when it was his turn, spoke highly of Federer and praised his game. It was very emotional for both of them. Federer, even when he was crying, touched the shoulder of Nadal and Nadal put his arm behind Federer with his cup in his other hand . It was a very civilized match by two very civilized players and it was well worth watching! Congratulations to both of them.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ps. Yesterday's women's final, Serena Williams won against French Safina. It was an easy match for Serena as expected.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-5393816847838371339?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/5393816847838371339/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=5393816847838371339' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/5393816847838371339'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/5393816847838371339'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2009/02/nadal-is-winner.html' title='Nadal is the Winner!!!'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-262918740667660343</id><published>2009-01-29T13:19:00.001-08:00</published><updated>2009-01-29T13:20:25.716-08:00</updated><title type='text'>ACI Mutluluktan daha az gorkemli olamazdi...</title><content type='html'>"Sonra bir kadın soz aldi ve bize acı dan soz et dedi.&lt;br /&gt;Ve El Mustafa yanitladi:&lt;br /&gt;Acınız idrakinizi kaplayan kabugun kirilmasidir.&lt;br /&gt;Nasil ki, bir meyvanin yureginin gunesi gorebilmesi icin kabugunun catlamasi&lt;br /&gt;gerekir,acı da sizin icin oyledir.&lt;br /&gt;Kalbinizi guncel yasantinizin mucizelerine hayran tutabilseydiniz aciniz&lt;br /&gt;mutlulugunuzdan daha az gorkemli olmazdi.&lt;br /&gt;Tipki tarlalarinizdan gecip giden mevsimler gibi,yureginizin mevsimlerini&lt;br /&gt;de kabul edebilseydiniz,&lt;br /&gt;Pismanlik ve uzuntulerinizin Kış'ında cevrenize huzur icinde&lt;br /&gt;bakabilirdiniz.&lt;br /&gt;Acılarınızın cogu kendinizce secilmistir.&lt;br /&gt;Icinizdeki hekimin hastalikli benliginizi tedavi amaciyla verdigi tatsiz&lt;br /&gt;ilactir.&lt;br /&gt;Bu nedenle icinizdeki hekime guvenin ve uzattigi devayi sukunetle ve&lt;br /&gt;yatisarak icin.&lt;br /&gt;Gerci onun eli agir ve serttir,ama gorulmeyenin yumusak eli tarafindan&lt;br /&gt;yonetilmektedir.&lt;br /&gt;Gerci uzattigi kadeh dudaklarinizi yakar, ama camuru comlekcinin icine&lt;br /&gt;Kutsal gozyaslarini kattigi camurdandir."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halil Gibran&lt;br /&gt;ERMIS&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-262918740667660343?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/262918740667660343/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=262918740667660343' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/262918740667660343'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/262918740667660343'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2009/01/aci-mutluluktan-daha-az-gorkemli.html' title='ACI Mutluluktan daha az gorkemli olamazdi...'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-6668093804411139779</id><published>2009-01-29T00:38:00.000-08:00</published><updated>2009-01-29T08:23:07.673-08:00</updated><title type='text'>Tire: Yine Gidecek Ben:)</title><content type='html'>Isim geregi Izmir ve civarini gezmek bazen cok yorucu bazen ise cok keyifli oluyor. Dun keyif aldigim gunlerden biriydi. Izmir'in Tire ilcesine gittik, Sanayi Bolgesini gezdik, sehir turu atip, dagin yamaclarinda harika bir yerde yemek yedik, Gokcen beldesine ugrayip Belediye Baskani ve Meclis uyelerinin cayini ictik. Simdi asil konu bir lezzet duragi, benim lezzet duragim. Tire'nin daglik koyu (o ve u harflerinin uzerinde iki nokta var:)) Kaplan'da, daracik ama guzel manzarali neredeyse patika diyecegim yollardan gecerek ulastigimiz bir restaurant. Ismi Kaplan çam Restaurant. Kucuk, sirin, tahta masali...ve istisnasiz su ana kadar yedigim en guzel Ege ot yemeklerini, mezelerini hazirlayan yer. Google yaptiginizda Kaplan Dag restorant cikacak karsiniza. benim dedigim o degil, oraya gelmeden bir onceki. Oyle begendim ki artik Izmir'e gelen her misafirimi 90 km yolu goze alip usenmeden oraya goturecegim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Simdi gelelim masaya gelenlere:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Radika, turp otu, cibes,peynirli isirgan otu salatasi, ot kavurmasi, yogurtlu bir ot???, borulce salatasi, kozlenmis patlican/domates salata, yeni hasat yemyesil yorenin zeytinyagi ve cekictesi (kirmizi biber ezmesi ile beraber) baklali enginar, sevketi bostan, arapsaci...kofte (ben yemedim)...uzerine yagli ve tuzsuz muhtesem lor peyniri (uzerinde kocaman kocaman karadutlarla) kestane ezmesi (uzeri sivi cikolatali), ayva tatlisi, cevizli kabak tatlisi ve muhtesem, daha once yemedigim ceviz krokan..yummm&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;uzerine de taze sIkIlmis nar ve karadut suyu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;onun uzerine de.....aci bir Turk kahvesi....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkese tavsiye ediyorum. Hemen gidin, gorun, yeyin, icin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de Tire'nin pazari meshurmus. O da bir daha ki sefere, insallah&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-6668093804411139779?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/6668093804411139779/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=6668093804411139779' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/6668093804411139779'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/6668093804411139779'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2009/01/tire-yine-gidecek-ben.html' title='Tire: Yine Gidecek Ben:)'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-2570079123224003002</id><published>2009-01-23T12:21:00.000-08:00</published><updated>2009-01-24T11:49:49.165-08:00</updated><title type='text'>Cocuklugumun sevimli cizgi karakterleri...</title><content type='html'>Gecen gun televizyonda bir program seyrettim. "Bir zamanlar Turkiye" isimli idi. Asagida bahsedecegim, bir donemin, yani benim donemimin, cizgi karakterlerini anlatiyordu. Tam bir nostalji turuydu hepimiz icin. Unutmadan, detaylar aklimdayken hemen yazayim, ileride cocuklarim okudugunda "aaa annemler ne ilkel programlar seyrediyormus:)" demelerini istedim. Yok olmasin hafizamdan istedim. Malum herseyi oteliyor, unutuyoruz elde olmadan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu cizgi karakterler hepimizin cocuklugunu renklendirdiler, kalem kutularimizi, carsaflarimizi suslediler. Benim cizgi filmlere ozlemim hic azalmayacak, ne zaman kanal zaplamalarinda her hangi birisini gorsem durup kalacak ve seyredecegim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cocuk dunyamizin fenomeni Seker Kiz Candy, opusme sahneleriyle, surekli goz canaginda biriken yaslari, aglamakli haliyle bir nevi pembe dizisiydi o zamanlar ergenlige ha adimini atti ha atacak olan biz yetisen kiz cocuklarinin. 12 yasina kadar yetimhanede buyumus, sari uzun sacli Seker Kiz Candy hepimizin gonlunu kazanmisti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim en favorilerimden biri olan ise dedesiyle Alplerde yasayan Heidi idi ki simdilerde 30 yas civarinda olanlari etkileyen diger onemli bir cizgi filmdi. Heidi annesi ve babasi oldukten sonra teyzesi tarafindan Alplerde yasayan dedesine birakilmis, annesini ve babasini reddeden dedesi tarafindan once sevilmemis, ancak sonradan her zaman iyimser ve neseli tavirlariyla dedesinin yuzunu guldurmeyi basarabilmis cok sevimli, yanaklari her zaman kirmizi olan, tas icinde devamli keci sutu icen bir Japon cizgi karakteriydi. Peter adinda sevimli mi sevimli bir de coban arkadasi vardi. Biraz sakardi Peter. Heidi sonradan pisman olan teyzesi tarafindan tekrardan alinip Frankfurt'ta, tekerli sandalyede hayatini geciren Clara isimli kuzeninin yanina goturulmus ve oradaki Alman disiplininin en iyi ornegi murebbiyenin bile inadini kirmayi basarmisti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de Clementine vardi, ucak kazasinda sakat kalmis ama ruyasinda ucar, kacar, kosardi. Bir cizgiden umulmayacak kadar vahsiydi bazi sahneleri...Fransizca bir sarkisi vardi, uydurur uydurur soylerdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkekler icin Voltran ve Heman vardi. Voltran iyilerin sevdigi, kotulerin korktugu bir robottu. Bir nesil erkek sirf bu yuzden uykusuz kalmisti. Surekli bir araya gelen erkekler: "hadi voltrani olusturalim"i dillerinde pelesenk etmisti. Robotlarin birlesme ve kenetlenme sahneleri cok etkileyiciydi. Pazar sabahlari oynardi. 7 robotton olusurdu ve birlesip daha buyuk robot olustururlardi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Heman de bir galakside geciyordu. "Golgelerin gucu adina guc bende artik" diyerek adaleli bir adama donusurdu. Iskeletor ile dovusurdu. Sakiz icinden Heman kartlari cikardi. Titrek diye bir kaplani vardi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yerli mali, yurdun mali o zaman pek ragbet gormezdi herhaldeki cogu cizgi film japon yapimiydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevimli hayalet Casper, kendisinden korkulmasina uzulen sevimli mi sevimli bir hayaletti. Cok yufke yurekli bir hayaletti ayrica, surekli yardim ederdi. Ben cok severdim. Ustelik yuzu de cok sirindi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tom ve Jerry en meshur cizgi filmlerden biriydi. Tom curetkar Jerry'i surekli yakalamaya calisir ve savasi surekli kaybederdi. Insanlarin ise surekli bacaklari gorunurdu, yuzleri hic ortada yoktu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sirinler, Belcikali bir cizerin elinden cikmis en sevimli, en guzel, mavi, kocaman burunlu cizgi karakterleriydi. Uykucu Sirin, Bilgic Sirin, Sirine hatirladigim isimler arasinda. Kotu adam rolunde Gargamel ve onun bir de kedisi vardi. Surekli Sirinlere kotuluk ve buyuler yapmaya calisirdi Gargamel.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kusagi etkileyen kahramanlardan biri de ari mayaydi, yardimsever, mucadeleci bir ari. Aslinda hikayesi uzgundu cunku annesini ariyordu. Cok ama cok sirin bir karakterdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ucan Kaz Norton annemin bile pur dikkat seyrettigi, hatta hic kacirmadigi bir cizgi filmdi. Mis adinda bir parmak cocuk vardi. Boynuna tutup uctugu Norton'un ise yaban kazlari gibi ucmak hayali vardi. Hep onlara ozenir dururdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tas Devri ve Jet giller, butun zamanlarin en cok izlenen cizgi filmleriydi. Tas Devri adi ustunde tas devrinde gecerdi. Fred cakmastas, Wilma, sirin mi sirin Cakil, Barnie moloztas, karisi ve bam bam isimli evlatlik bir cocuklari vardi. Kafalarina toka yerine kemik takmalari kalmis aklimda. Bir de tas devrinde bowling oynarlardi:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Jetgiller gelecekte gecerdi. Teknolojik aletler vardi. George, karisi ve mucitlik yapan oglu,  ki bir keresinde zaman makinesi yapmis ve moloztaslarla karsilasmislardi. Surekli sac rengi degisen karisi Jane ve ev islerini yapan bir robot hatirliyorum. Fabrikada ise hersey otomotikti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sunu da soylemeden gecemeyecegim: bizim zamanimizin Heidi'si belki yok ama simdilerin kiz cocuklari icin cok meshur bir cizgi karakteri var. Ismi Dora ve benim arkadasimin 3 yasindaki kiz cocugu, diger yasitlari gibi, tam bir Dora hayrani. Daha gecen hafta tamami Dora konseptli bir dogumgunu partisi yapti annesi. Gormeliydiniz halini...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-2570079123224003002?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/2570079123224003002/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=2570079123224003002' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/2570079123224003002'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/2570079123224003002'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2009/01/cocuklugumun-sevimli-cizgi-karakterleri.html' title='Cocuklugumun sevimli cizgi karakterleri...'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-8539367709581197820</id><published>2009-01-20T08:10:00.000-08:00</published><updated>2009-01-20T10:44:04.427-08:00</updated><title type='text'>The moment Obama takes oath</title><content type='html'>I am glued to the CNN live and constantly switching between CNN and BBC world channels, trying to catch every moment, wishing that I was in DC now witnessing the making of the history. There are layers of humanity, millions of people in the National Mall, where I had been countless times at the time I was living there. There has never been a time before that I wished so much to be somewhere else! Today, on January 20, 44th president of the United States, Barack Hussein Obama, is being saluted by the world. The whole world is jubilant and hopeful as Obama is swearing-in today.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;It is a historical moment, Obama's inauguration...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;As I am watching it on CNN now, I am taking instant notes:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"We have chosen hope over fear. We remain a young nation, time has come to reaffirm our enduring spirit. All are equal, free, and deserve to pursue certain measure of happiness. Our journey has never been a short cut. We have been risk takers. We carried ourselves towards prosperity and freedom.This men and women struggled so hard that we may have a better life. This is the journey we contiune today. We remain the most prosporous nation on the world...We must pick ourselves, and begin to work to remake America. There is work to be done...we will not give up our ideals... To all the other governments, now that America is a friend of each nation...Recall that early generations faced facism, understood power alone cannot protect us...We are the keepers of this legacy... We leave Iraq, forge peace in Afganistan, we will not apologize for our way of life...We merge from the dark chapters of our history...To the Muslim world, we seek a new way of forward...We say we can no longer afford indifference to the outside world...The world changed and we must change...It is faith and determination that this nation relies upon..The selflessness of workers, firefighters' courage that define our faith...Our challenge are new, the instruments are new... Success depends on honesty and hard work, loyalty and patriotism..New era of responsibility.. This is the price and promise of citizenship..This is the meaning of our liberty...Remember who we are, how far we travelled...."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;By now, ex-VP Dick Cheney attended the ceremony in a wheelchair. This must have been the result of the cursing prayers of the families whose loved ones was killed in Iraq, Afganistan, Palestine and many other places where the Bush Administration secretly administered torture and interrogation.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Michelle Obama, the new first lady, was looking very elegant in her glittery dress during the ceremony.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aretha Franklin sang beatifully again and was wearing a very elegant crafty hat...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yo Yo Ma and Itzhak Perlman played fantastically the music they composed specially for the inauguration.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hillary Clinton was looking very powerful, self-confident and ambitious, as always...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bill Clinton's hair turned completely white at last...but he is still charming:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Former President George Bush was looking as stupid as before. He will be remembered as the worst and stupidist president of the United States for sure.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Obama is taking over a huge wreck considering the current global financial crisis and the Middle East crisis (after three weeks of violance against Palestinians of Gaza, the Israelis finally withdrew from Gaza as a gesture to Obama's new presidency!! and left thousands of dead bodies and smashed towns behind).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The weather in Washingon is freezing, below zero today. People despite the cold started queing up since 6 am, birrr.........&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;There will be an ostentatious inauguration party tonite...Michelle's gown is kept secret...my guess she will wear nite-blue...:) My second guess is red.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Obama got excited during the swearing-in.. he forgot the words and waited to hear them second time. His speech was audacious, talked about very big plans...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nancy Pelosi, the speaker of the House, looks younger than ever and very elegant. I should consider changing my mind on the usefullness of having a plastic surgery:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;I wonder what must be going through Obama's and Michelle's mind right now. He is the third president from Illionois same as Abraham Lincoln...He sworn in by putting his hand on Lincoln's bible that he used for his own ceremony. He is the first African-American President where he will be sitting in the White House that was built by his slave brothers.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;happy to be alive to witness the history...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-8539367709581197820?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/8539367709581197820/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=8539367709581197820' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/8539367709581197820'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/8539367709581197820'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2009/01/moment-obama-takes-oath.html' title='The moment Obama takes oath'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-195915430957243369</id><published>2008-12-30T11:48:00.000-08:00</published><updated>2008-12-30T11:52:11.172-08:00</updated><title type='text'>The Bucket List</title><content type='html'>Arkadasim Sevgi'nin gectigimiz kurban bayraminda Izmir'e beni ziyarete geldiginde yazmis oldugu bir yazi. Beni de ilgilendirdigi icin burada yer vermek istiyorum. Orijinal'ine bu linkten ulasilabilir:http://www.sevgistanbul.com/Oku.asp?BlogId=6&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;**************&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div id="Mesaj-Oku" class="Mesaj"&gt;&lt;span style="font-style: italic;" class="blogBaslik"&gt;Bizim Bucket List&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="blogTarih"&gt;&lt;a href="http://www.sevgistanbul.com/?k=1" class="l_m"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Tam da the Bucket List filmini izleyip Foca gibi insana hayatin ve dunyanin aslinda guzel oldugunu dusundurten bir yerde, Aralik gibi soguk olmasi gereken bir ayda acikhavada denizden taze cikmis balik keyfi yaparken biz de neden kendi listemizi yapmiyoruz dedik Seda ile. Zaten bir kac gunluk tatilin ve gunesin de etkisiyle 'sagligimiz oldugu surece bizi istediklerimizi yapmaktan ne alikoysun ki' modundaydik. Her zamanki gibi Batililar'in (Amerikalilar diye okuyabilirsiniz) herseyi yapabiliriz dusuncesiyle buyurken bizim hep engellerle bogusarak yasamaktan ogrenilmis caresizlik fikrini zihnimize kazidigimiz tespitini yenileyip 'neden kagida dokmeyelim ki o an aklimiza gelen ilk isteklerimizi' dedik. Tabii herhalde onun da benim de oyle dunyaya mal etmek istemedigimiz isteklerimiz vardir (herhalde degil,kesinlikle insan olmanin geregi olarak). Bazi seyler cidden kul ile Allah arasinda kalmali galiba, ne de olsa Allah'la olan iliskimizde 'social desirability effect' yok. Hos, asil onunla olan bagimizda maksimum derecede bir 'desirability' istegi hakim olmali.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, asagida okuyacaginiz liste onem sirasina gore falan yapilmadi. Tamamen ritmi dusuk ama keyfi yuksek bir Ege ogleden sonrasinda gunes icimize enerji verirken hazirlandi. Bakalim seneye bu vakitler ne kadarini gerceklestirmis olabilecegiz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Iste Turk isi,bizim Bucket List:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.Bir yaz aksami Bogaz'da teknede yavasca yol alirken fasil yapmak (mumkunse tumu sevilen ve pozitif bir grupla)&lt;br /&gt;2.Sakran'da bir yaz gunu baliga cikmak (ne Sakran'i gordum,ne balik tutma hevesim oldu simdiye kadar, ama kafamda canlandirinca itiraz edebilecegim bir sey degil)&lt;br /&gt;3.San Francisco'da kalip civarda 'road trip' yapmak (mumkunse burada kisken olsun).&lt;br /&gt;4.Dalmacya kiyilarini gezmek&lt;br /&gt;5. Bizi cok sevecek ve bize deger verecek 'partner'lar bulmak (partner lafi kulaga cok 'queer' gelse de queer olmadigimizi soylemeye gerek yok)&lt;br /&gt;6. 60 yasina gelince John (Seda'nin patronu ve benim de tanidigimdan beri cok 'cool' buldugum ve en fazla 45 gosterdigi halde hayretler icinde 60inda oldugunu ogrendigim adam) gibi olmak icin duzenli spor yapmak (Seda yoga secenegini ekledi kendisi icin)&lt;br /&gt;7. Datca'ya bir haftasonu gidip camur banyosu yapmak, balik ve badem yemek (bu cok spontan ve bademden cikan bir istek oldu, ama neden olmasin)&lt;br /&gt;8. Kesfedilmemis bir Ege kiyi koyunde ev almak (bu da oradayken cok mumkun gelse de Istanbul'da siren sesleri ve egzos arasinda pek bir uzak geldi,ama zaten tam da o nedenle cazip).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu listeye sonsuz sayida ekleme olabilir, ama galiba bu kadar specific seylerin yaninda temel oge insanin kendisi icin ic huzuru saglayacak 'sey'i bulmasi ki ben gun gectikce bunun insanliga hizmet amacli sosyal islerden gectigine daha cok ikna oluyorum. Yoksa elbette guzel evler, yeme-icme-gezme herkese iyi gelir ve gerekli de. Ne var ki hep soyledigim gibi gerekli ve gecici olan her zaman yeterli olmuyor...&lt;span class="blogTarih"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img src="http://www.sevgistanbul.com/images/yazar.gif" alt="" border="0" /&gt; Yazar: sevgi &lt;img src="http://www.sevgistanbul.com/images/saat.gif" alt="" /&gt; Tarih: 13 Aralık 2008, Cumartesi&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div id="Mesaj-Yorumlar" class="Mesaj"&gt;&lt;span class="blogBaslik"&gt;Yorumlar&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div id="Yorumlar-3" class="Mesaj"&gt;&lt;span class="blogTarih"&gt;Sema Akboga&lt;br /&gt;15 Aralık 2008, Pazartesi&lt;/span&gt;NY yolundayken okudum listeni biricik arkadasim...Su an su yolda tek basina olmaktan inanilmaz keyif alsam da listenizde en cok sevdigim sey altinci madde oldu..Guzel insanlarla tanismak dilegiyle diyorum ben..&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-195915430957243369?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/195915430957243369/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=195915430957243369' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/195915430957243369'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/195915430957243369'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/12/bucket-list.html' title='The Bucket List'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-7942817091249384962</id><published>2008-12-30T09:20:00.001-08:00</published><updated>2010-12-08T00:48:55.030-08:00</updated><title type='text'>Hosgeldin 2009!</title><content type='html'>Her yilbasi bir onceki yil yilbasina nasil girdigimi sorar, hatirlamaya calisirim. Hafizam cok guclu olmadigi icin "acaba neredeydim, kimleydim, ne yapiyordum?" diye sorar dururum surekli. Gecmis on yili dusundugumde hatirlayabildigim yilbasi aksamlari sunlar oldu:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*1998 Agustos'unda Amerika'ya henuz yeni ayak basmistim. Aralik ayi'nin son gunu neredeydim diye cok dusundum. O yil Amerikali, guzel, genc ve zenci olan Dona'nin evindeki bir odasini kiralamis ve onunla yasamaya baslamistim. Kadin biraz temizlik takintiliydi ama cok tatli biriydi genel olarak. Beyaz, kendinden yasca buyuk bir erkek arkadasi vardi. Benim kucuk bir odam ve kendime ait bir banyom vardi. Sevgilim o yil bana odamda muzik dinleyebilmem icin bir stereo cd calar+radio almisti. O zamanlar bu buyuk bir hediyeydi benim icin ve cok mutlu olmustum. Beni ziyarete geldiginde kucuk odamdaki buyuk yatagima uzanir, birbirimize sarilir, beraber muzik dinler, hayaller kurardik kalplerimiz delicesine atarken. Yasadigim EN MASUM ask ve sevgiydi, bir daha tekrarini yasamadigim....Dona ile beraber ilk yilbasi agacimizi kurmus ve  suslemistik. Yeni yil aksami bir yerlerde, Coconut Grove semti olabilir, yemege gitmis, sonra da bir yerlerde eglenceye gitmis olmaliyiz. Dona'nin evinde yeni yila girmis olma ihtimalimiz de var. Net hatirlamiyorum tuh!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Millennium yili 2000'e Miami meydanlarinda girmistim cocukluk askimla, ilk erkek arkadasimla, hani bana su stereo'yu hediye eden. Bay Harbor'daydik yanilmiyorsam. Onun orada yasayan ablasi ve beni Turkiye'den ziyaret eden annem ve cok sevdigimiz, erkek arkadasimin University of Miami'den arkadasi Aysegul ve esi de bizlerleydi. Once erkek arkadasimin evinde ablasinin hazirladigi bizim de katkida bulundugumuz kallavi bir aksam yemegi yemis, sonra da kendimizi sokaklara atmistik. Her yer insan kayniyordu, her yerde muzik vardi ve herkes dansediyordu. Yeni yilin ilk saniyeleri ve dakikalarina muhtesem bir havai fisek gosterisi seyrederek girmistik. O'nu cok seviyordum ve cok heyecanliydim o aksam. Miami'nin yildizli semalari altinda kalbim kut kut atiyordu. Hey gidi gunler heyyy!!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* 2001 yili hafizamda silik:(( Belki de o yili hatirlamak istemememden, kimbilir?? Hah, tamam simdi hatirladim. Turkiye'de ailemle beraber gecirdigim, Amerika'da yasamaya basladiktan sonra, ilk yilbasiydi. Ablam 1999 yilinda Antalya'ya yerlesmis, su anda oturdugu evine tasinmisti. Rahmetli babaannem hala sagdi. Bizimkiler ben Amerika'dan onlari ziyarete geldigim icin cok sevincliydiler. Salonun ortasina balkondaki masamizi tasimiz, ablam ile annem guzel yemekler yapmisti. Televizyonda yilbasi programlarini seyrederek, gulerek, dans ederek, ben sahsen bol bol gobek atarak:))) yeniyila girmistim. Ma-aile gecirdigimiz son yilbasiydi. Ertesi yil babaannemi kaybettik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* 2002 yili Noel tatili Londra ve Oxford'a gitmistim. Noel'de Avrupa kentleri inanilmaz keyifli oluyor, her yer isil isil, rengarenk, cesit cesit suslemeler, noel muzikleri (bazen bayiltircasina abartili bir sekilde calmalarina ragmen!) hediyelik esyalar, cikolatalar, sekerlemeler, noel dede suslu Starbucks kahve bardaklari, noel dede'lerin etrafinda fotograf cektirmek icin yarisan minik kalabaliklar...Yeni yildan bir kac gun once DC'ye donmus ve babaannemin 29 Aralik'taki olum haberiyle yikilmistim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* 2003 yilinin son gunu Washington DC'nin en unlu restorantlarindan, Bill Clinton gibi Beyaz Saray oturanlarinin da mudavimi oldugu bir hint restorantinda (&lt;a href="http://www.bombayclubdc.com/"&gt;The Bombay Club&lt;/a&gt;) idim. Her masanin uzerine konan degisik boylar ve renklerdeki huni sapka+cingirak+duduk uclemelerinden biz de nasibimizi almis, komik kiliklara girmistik. O gun cocuklar gibi sendik:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* 2004 yilinin son gunu dort basi magrur bir sofra hazirlamis, yemekler pisirmis ve butun gece beklemistim:(((( &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* 2005 Aralik ayinda Bruksel'deki bavullarimi toplamis ve Washington DC'ye henuz yeni donmustum. Doner donmez korkunc grip olmustum hatta. Oyle boyle degil... Yeni yil aksami ve o haftasonu cok keyifli gecmisti neyseki. Arabaya atlayip sehre 4 saat uzaklikta daglarin arasinda, enfes dogasi olan bir yerde (ismini maalesef hatirlayamiyorum su an) bed@breakfast bir yerde cok tatli bir ciftin evinde kalmis (ev sahibi kadin bana antikalarla susledigi evindeki antika bir cantayi hediye etmisti biz ayrilirken) aksam icin oradaki muzik okulunun duzenlemis oldugu yemekli/klasik muzikli yilbasi partisine katilmistik. Masamizi paylastigimiz diger Amerikalilar o kadar hos sohbet ve sicakkanliydi ki gece nasil gecti anlamadik. Soyle hos bir animiz da olmustu: O Amerikalilardan gazeteci olani bizi cok sevmis olmali ki bizim hakkimızda bize ozel bir makale yazmisti kendi gazetesinde sonraki gunlerde yayimlanan!!!!Ustelik bize de bir kopyasini gonderme zarafetini gostererek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* 2006'nin son gunu Kanada, Nova Scotia'daydim.Evin her yeri 'Seda' agaclari dedigi kurudal+yilbasi susleri+isik kombinasyonlu agaclarla suslenmisti. Beraber gidip gercek bir cam agaci da satin almis, rengarenk bir sekilde suslemistik. O gun Halifax'a gidip cok guzel bir tiyatro seyretmis (sanirim Oliver Twist idi) sonra da bir Japon restorantinda yemek yemistik. Yemekleri onumuzde pisirmislerdi. Biz de kafamizdaki komik sapkalarla o yemekleri afiyetle yemistik. Eve dondugumuzde tekila icmis, pellet sobamizi yakmis, atesin karsisinda guzel dileklerimizle uykuya dalmistik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* 2007'inin son gunu Maryland Bethesda'da yasayan bir arkadasimizin (Devrim) evinde yilbasi partisinde girmistik yeni yilin ilk gunlerine. Oldukca kalabalik bir gruptuk, harika yemekler hazirlamisti arkadaslarimiz. Yine kafamizda komik sapkalar ve agzimizda dudukler vardi. Eglence, samata, cocuk gurultusu, iyi dilekler, kucaklasmalar, opucukler, danslar, ickiler....hosgeldin 2008 dedik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* 2008'in son gunleri ablamla Antalya'dayim. 4 ay once uzuuun yillar yasadigim artik neredeyse ikinci memleketim olan Amerika'dan birinci memleketime geri dondum. Gecis donemi cok kolay olmadi, ama cok da zor degildi acikcasi. Is icin Ankara'daydim 22 ve 23 Aralik. Sonra hop Antalya yaptim. Tam bir haftadir ablamin evinde tembellik/miskinlik yapiyorum. Antalya'da havalar cok soguk. Yeni yil planimiza gelince: Yarin ablamin ve benim cocukluk arkadaslarimiz, Sinem ve Didem kardesler buraya geliyorlar. Hepimiz Hillside Su'ya check in yapiyoruz ogle saatleri. Sonra versin elini fitness salonu, sauna, hamam, havuz...Dilimiz bir karis disarida halimiz kalirsa aksam icin suslenip giyinip kokteyl ve gala yemegine katilma...Sarkici Neco ve Istanbul Gelisim Orkestrasi muzik yapacakmis. Ablam IGO'nun cok iyi oldugunu soyluyor, Neco'da iyidir, ben severim. Sonrasinda da ya otelde eglenceye devam etme ya da Antalya'daki guzel gece kluplerinden birine gitme. Bakalim ben saat kaca kadar dayanabilecegim. Saat onbir gibi uykusu gelen, sigara icilen cok gurultulu ortamlardan hic hoslanmayan biri olarak...Gorecegiz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepinize saglik, huzur ve mutluluk dolu herseyin gonlunuzce olacagi 2009 yili diliyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-7942817091249384962?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/7942817091249384962/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=7942817091249384962' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/7942817091249384962'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/7942817091249384962'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/12/hosgeldin-2009.html' title='Hosgeldin 2009!'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-113033721400943889</id><published>2008-12-17T06:45:00.000-08:00</published><updated>2008-12-17T07:01:37.578-08:00</updated><title type='text'>Bostanli Pazari maceram</title><content type='html'>Bugun calismadigim bir gundu. Firsati degerlendirip Bostanli'da evimizin cok yakinda kurulan pazara gideyim dedim. Neden bilmiyorum, pazarlardan hep cok keyif almisimdir. Bu sebeple gittigim ve yasadigim her ulkede pazar buldum. Bruksel'de Fas'lilarin kurdugu pazar, Washington ve Miami'de Latinlerin, Italyanlarin pazarlari vesaire...Bugun de gittigimde her zamanki gibi cok mutlu oldum. Mis gibi kokular, kalabaliklar, renkler, elbiseler, coraplar, pijamalar, yumurtalar, tavuklar (onlara cok uzuluyorum), otlar...hersey var. Yikanmis, yikanmamis elimi attigim herseyin, tabi izin alarak, tadina bakiyor, elliyor, dokunuyor, cok da zevk aliyorum sifir hijyen olmasina aldirmadan. Bugun yiyecek olarak nar, kabuklu ceviz, tatli lor, tuzsuz kelle:) keci peyniri, domates, brokoli ve kebaplik kestane aldim. Giyecek olarak beyaz tuylu bir sal, iki uzun kollu t-shirt, uc adet yun fanila, uc adet normal/dikissiz/organik fanila. Eve gelir gelmez bir portakal ve iki mandalina soydum kendime. Uzerine de pazardan yeni aldigim cevizlerden kirip kirip yedim. ohhh afiyet olsun bana:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-113033721400943889?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/113033721400943889/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=113033721400943889' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/113033721400943889'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/113033721400943889'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/12/bostanli-pazari-maceram.html' title='Bostanli Pazari maceram'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-4062659790694001683</id><published>2008-12-17T06:33:00.000-08:00</published><updated>2008-12-17T06:42:53.768-08:00</updated><title type='text'>Irakli gazeteciyle ortak yanim</title><content type='html'>Bush'un kafasina ayakkabi firlatan Irakli gazeteciyi yurekten tebrik ediyorum. Keske isabet ettirseydi...hepimizin yapmak istedigi bir seyi yapti. Adami giderayak rezil etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim de kafam bir acayip calisiyor galiba. Ben de hep boyle ciddi toplantilarda sunu dusunmusumdur: simdi cikip bagirip cagirsam, kahkaha atsam ya da birinin uzerine atlasam nasil bir sansasyon olur? herkes ciddi ciddi ve sessiz sessiz dinlerken bana batar bir sekilde o agir hava ve o ortami bozacak, agirligi kaldiracak nasil bir cikis yapilabilir diye dusunurum. Demek ki bunu dusunen tek ben degilmisim:)))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-4062659790694001683?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/4062659790694001683/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=4062659790694001683' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/4062659790694001683'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/4062659790694001683'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/12/irakli-gazeteciyle-ortak-yanim.html' title='Irakli gazeteciyle ortak yanim'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-7617531641871522537</id><published>2008-12-16T10:56:00.000-08:00</published><updated>2008-12-16T11:04:32.401-08:00</updated><title type='text'>Havalar Sahane...</title><content type='html'>Gecirdigim en guzel kis mevsimi Izmir'de geciyor. Havalar oyle guzel, iliman, gunesli ki iyi ki Ege'de yasiyorum, iyi ki donmusum diyorum sirf bu sebepten:) Simdilik Karsiyaka'da annemlerin yaninda ikamet ediyorum. Ofisi de Karsiyaka'ya tasidik bugun itibariyle. Keyfime diyecek yok. Her zaman evden ise yuruyerek ya da en azindan bisitletle gitmeyi hayal etmistim. Simdi artik ikisini de yapabilirim. Allah'im sana cok sukurler olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bayramda arkadasim Sevgi geldi Ankara'dan. Izmir'de yasamanin nimetleri: Urla, Cesme, Alacati, Eski Foca yaptik. Guzel havanin ve her yere yakin olmanin tadini cikardik. Balik yedik, katmer yedik, guzel, sirin, kucuk cafe'lerde damlasakizli kahveler icip kurabiyeler yedik, gulduk, eglendik, gunes aldik bol bol. Cok keyifliydi. Yasasin Ege, yasasin Izmir, yasasin Karsiyaka!!!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-7617531641871522537?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/7617531641871522537/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=7617531641871522537' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/7617531641871522537'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/7617531641871522537'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/12/havalar-sahane.html' title='Havalar Sahane...'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-1339836023615469795</id><published>2008-12-09T14:30:00.000-08:00</published><updated>2008-12-09T14:38:54.929-08:00</updated><title type='text'>Bir kurban bayrami daha boyle geciyor...</title><content type='html'>Cok uzun zaman oldu yazmayali. Tembellikten, stresten, yeni is ve yeni bir hayatin sorumluluklari ve sorunlarindan zaman yaratamadim, yaratmak istemedim belki de yazi yazmak ve guncellemek icin blogumu. belki de yazmaya deger birsey bulamadim, ya da bazilarini yazmak istemedim. icimde tutmak ve kimseye soylememek istedim. cabaladim, bunaldim son donemde. su an nasilim? eh iste... icinde bulundugum ani yasiyorum. yazacak gucum yok yine. o yuzden kopya cekicem, hazira konucam. Iste beni Ankaradan bugun ziyarete gelen Istanbullu ama Washington DC de kader birligi yaptigimiz arkadasim Sevgi'nin &lt;a href="http://sevgistanbul.blogspot.com/"&gt;bugune dair izlenimleri.&lt;/a&gt; Herkese iyi bayramlar..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-1339836023615469795?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/1339836023615469795/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=1339836023615469795' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/1339836023615469795'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/1339836023615469795'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/12/bir-kurban-bayrami-daha-boyle-geciyor.html' title='Bir kurban bayrami daha boyle geciyor...'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-8999154127260453741</id><published>2008-11-06T00:53:00.000-08:00</published><updated>2008-11-06T03:27:48.193-08:00</updated><title type='text'>Obama, Yeni bir donem...</title><content type='html'>Kisisel olarak, orada yasadigim surece politikalarindan illallah demis, iki ulkeye bomba yagdirirken herseyi real-time televizyonlarindan seyretmis biri olarak Bush gibi elleri kanli ve su katilmamis aptal bir politikacinin gidip yerine dinamik, genc, akilli, yeni politikalar ve zihniyet degisimini simgeleyen ustelik de Afro-Amerikali bir zencinin, Obama'nin, gelmesine buyuk sevinc duymaktayim. Chicago'da zafer konusmasini yaparken gozlerimin dolmasi niye diye dusunuyorum. Cok uzun yillar Amerika'da yasadigim ve onlari bir nebze de olsa anlayabildigim icin mi? Bush'un politikalarinin hepimizi nasil etkiledigini yakinen gordugum icin mi yoksa? Ya da otobuste, sokakta her zenci gordugumde gosterdikleri taskinliklarin ve asagilik kompleksli tavirlarinin tarihteki koklerini irdeleyip onlara empati duymaya calismam mi? Koleligi anayasalarina koymus, sonra da anayasalarindan cikarmak icin ic savaslar vermis, 1954'de Rosa Parks'in otobuste on siralara oturmasiyla baslayan medeni haklar mucadelesi, Martin Luther King'in buyuk kalabaliklari arkasina almasiyla cig gibi buyuyen protestolarinin 21.yuzyilda Amerika'yi getirdigi su nokta bu ulkede gercekten herseyin mumkun oldugunu gosteriyor. Gercekten takdire sayan, hem kendileri degisebiliyor, hem de sistemi degistirebiliyorlar. Sistem esneyebiliyor, sistem nefes alma alanlari yaratabiliyor, bizdekinin tam aksine. Az once New York Times'da okudugum bir haberde soyle diyordu: Baskan Obama'nin 20 Ocak'ta baskanliga gelme seramonisinin bu yilki temasi 'Ozgurlugun Yeniden Dogusu' olacakmis. Bu hem Abraham Lincoln'un dogusunun 200.yildonunumunu simgeleyecek, hem de yine Illinois eyaletinden koleleri ozgurlestiren bir baskan olan Lincoln'u, politikada en sonuncu irkci engeli asan yeni baskan Obama'ya simgesel olarak baglayacakmis. ‘Bu gece bir kez daha kanıtladık ki, ulusumuzun gerçek gücü, ordumuzun ve silahlarımızın kuvvetinden veya servetimizin büyüklüğünden değil demokrasi, özgürlük, fırsatçılık ve sınırlanamaz umutlarımızdan oluşan ideallerimizin sonsuz gücünden geliyor. Eğer hâlâ oralarda bir yerlerde, Amerika’nın her şeyin mümkün olduğu bir ülke olduğundan, ülkemizin kurucularının hayallerinin hâlâ geçerli olup olmadığından, demokrasimizin gücünden şüphe duyan birileri varsa, bu gece cevabınızı aldınız.’ Obama&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-8999154127260453741?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/8999154127260453741/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=8999154127260453741' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/8999154127260453741'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/8999154127260453741'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/11/obama-yeni-bir-donem.html' title='Obama, Yeni bir donem...'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-2339800758334670541</id><published>2008-10-14T13:58:00.000-07:00</published><updated>2008-10-14T15:18:39.363-07:00</updated><title type='text'>Alacati, harika bir konser, depresif bir Turk filmi...</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Gezdim&lt;/span&gt;: Alacati gormeyeli, gitmeyeli cok degismis, cok keyifli bir yer olmus. Cocukluk arkadaslarim, onlarin bir arkadasi ve ablam hep beraber gittik. Alacati sokaklari yurumek icin cok keyifli.  Bir suru kucuk, sirin dukkan ve sahane tas evler var. Varir varmaz once Kose Kahve'nin muhtesem damla sakizli kurabiyelerinden yiyip naneli limonatalarindan ictik. Sonrasinda antikacilar carsisini ve taki-incik-boncuk carsisini soyle bir dolastik. Epi topu bir avuc yer zaten Alacati. Daha yedigimiz kurabiyeleri eritmeden &lt;a href="http://lavantarestaurant.com/"&gt;Lavanta Restorant&lt;/a&gt;'a aksam yemegi icin oturmus siparislerimizi veriyorduk! Lavanta'nin mudavimleri olan arkadaslarim kadayifli karides siparisi verdiler hepimiz icin, ki muhtesemdi, parmaklarimizi yedik! Bir sise de Terra'nin Merlot'sundan ismarladik. Guzel muzikler esliginde aksam yemegimizi yedik. Yemekten sonra Cesme'ye ugradik ve oranin unlu &lt;a href="http://eniyion.hurriyet.com.tr/default.aspx?mekanID=186&amp;amp;siraID=3503&amp;amp;hID=5090391&amp;amp;mKat=1"&gt;Rumeli pastanesinin&lt;/a&gt; meshur sakizli dondurmasindan yiyip (Turkiye'de ilk sakizli dondurmayi 1970 yilinda buranin sahibi Selanikli Osman Bey yapmis. Ellerine saglik Osman Usta!), kuyumcudaki taki kutularina benzer kutularin icinde satilan damla sakizlarindan satin aldik (daha sonra sakizli muhallebi yapmak icin evlerimizde:)) Laf aramizda ben cok leziz sakizli muhallebi yaparim). Izmir'e vardigimizda gece yarisiydi. Izmir'e bu kadar yakin boylesi guzel yerlerin olmasi ne kadar dogru bir tercih yaptigimi yeniden hissettirdi bana o aksam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;p.s. fotolari henuz yukleyemedigim icin su an koyamiyorum:(( useniyorum da sanirim biraz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;p.s.2. Bu Persembe &lt;a href="http://www.atolyelavanta.com/"&gt;Atolye Lavanta&lt;/a&gt;'nin "Ev Yapimi Ekmekler" kursuna gidiyoruz. Yuppiii...Pazar sabahlari kacmaz benden artik brioche'lar, yedi tahilli ekmekler!  Kim geliyor pazar gunu brunch'a? :-))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Dinledim:&lt;/span&gt; Izmir Fuar Acikhava'da Goran Bregovic muhtesem bir konser verdi. Bosna-Hersek Turkiye macindan bir gun once olmasi acaba ozel olarak mi denk getirilmisti bilmem ama konser tek kelimeyle Muh-Te-Sem-Di!!! Fuar Acik Havaya geldigimizde konser salonunun disarisinda izdiham vardi. Bizim davetiyelerimiz olmasina ragmen can guvenligimizi tehlikeye atarak kalabaligi yarmak zorunda kaldik ve tek parca halinde iceri girmeyi basardik. Goran beyaz takim elbisesiyle sahneye cikti 10 kisilik ekibiyle. Birlikte sarkilari soyledigi muthis yetenekli genc bir solist vardi hemen yaninda. Ayakta onlara eslik eden yerel giysileri icerisinde iki Bulgar kadin ve arkada uflemelilerde usta 6 virtuoz. Guzel bir Izmir aksami, yildizlarin altinda, o guzelim sicacik Balkan muziklerini muthis vokallerle ve enstrumanlarla dinlemek ne kadar keyifliydi, sozcukler yetersiz kalir anlatmak icin. Konser bitiminde cok alkis alan Goran (bu arada konser sirasinda da iceriye giremeyen kisiler disarida izdiham yaratmaya devam etmislerdi) bis yapmak zorunda kaldi. Tabi konser boyunca surekli viskisini yudumlayan Goran (Allah'tan arkadasim durbununu getirmisti. O sayede Goran'in ve yanindaki solistin mimik ve el hareketlerini gozlemleyip, Goran'in viski ictigini farketmemiz mumkun oldu) konser sonuna dogru iyice keyiflendigi icin hayatinin en uzun bis'ini yapti herhalde. Uc parca soyledi bizlerin de aralarda katildigi. Oyle keyifliydi ki bir ara ayaga kalkti ve: I will drink and sing for you diyerek costukca costu adam. Ama ne cosmak!!! Bizler icin onu oyle extradan uzun dinlemek tabi super oldu. Yasasin Viski, Yasasin Icki demeden edemiyorum:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Seyrettim:&lt;/span&gt; Annemle beraber, dun, yonetmenligini Erden Kiral'in yaptigi, Nurgul Yesilcay'in son filmi "Vicdan"i seyrettik. Annemi ben kandirdim "hadi gidiyoruz film seyretmeye" diye. Filmin konusunu bilmiyordum, filmdeki iki kadinin yakinlasmasi disinda. Eger iyi bir ruh halinde degilseniz filmi seyretmekten kacinin derim. Oldukca karanlik, insanin icini sikan, huzunlendiren, zaman zaman gozlerini dolduran bir film. Hele bir sahne var ki orada genc oyuncu Tulin Ozen Oscar'i hak ediyor diyebilirim. Simdi hangi sahne oldugunu soylersem filmi seyredecekler icin hic iyi olmaz. Siz filmi seyrettiginizde zaten hangi sahne oldugunu bileceksiniz. Iste o sahne sinemadan ciktiktan sonra uzun sure aklimdan gitmedi. Toplam 10 saniye belki ama yarattigi etki saatler boyu. Filmde yazilip cizildigi gibi acik acik lezbiyen bir iliski yok. Yonetmen tamamen onu seyircinin hayalgucune birakmis. Evet iki kadin yakinlasiyor ama Turkiye'deki pek cok kadinin yakinlasmasina benzer bir yakinlasma bence bu (Cogu kadin ulkemizde ayni yatakta uyumakta, birbirlerine sarilip birbirlerini sapir supur opmekte, orasini burasini sIkIstirmakta, birbirlerinin kiyafetlerini giyip birbirlerine makyaj yapmakta bir sakinca gormez. Bu cok dogal karsilanir. Hatta kadin-erkek degil de kadin kadina dans eden ciftler goruruzgenelde dugun derneklerde. Ha simdi bu Amerika'da olsaydi o zaman kesin lezbiyen etiketini yapistirabilirdik cunku onlarin toplumunda birakin kadinlar arasindayi insanlar genelde bu kadar samimi ve paylasimci degil) Ben ikisinin yakinlasmasini cocukluk arkadaslari olmasina ve icerisinden gectikleri zor donemlerde birbirlerine yakinlasma ihtiyaclari olmasina bagladim. Ama tabi bu benim yorumum. Sizin yorumunuz ne olur bilemem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmden bir kac not:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Film Izmir'de cekilmis. Yari gercek hikayeye yari da Hasan Ozkilic'in iki oykusune dayaniyor. Film dogaclama cekilmis!! Erkek basrolde "Mutluluk" filmindeki roluyle Altin Portakal odulunu alan Murat Han oynuyor. Super bir oyunculuk sergilemis. Filmdeki uc basrol oyuncusu, Murat Han, Nurgul Yesilcay ve Tulin Ozen, bu yil Altin Portakal'da aday gosterildi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-2339800758334670541?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/2339800758334670541/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=2339800758334670541' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/2339800758334670541'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/2339800758334670541'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/10/alacati-harika-bir-konser-depresif-bir.html' title='Alacati, harika bir konser, depresif bir Turk filmi...'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-7855030084271624102</id><published>2008-10-11T13:40:00.000-07:00</published><updated>2008-10-12T04:03:14.250-07:00</updated><title type='text'>Bir caresizlik oykusu, based on a true story!!!</title><content type='html'>Bir gun bir kiz Amerika'dan doner, esyalarini, ayrilmak uzere oldugu sehirden ayarladigi bir nakliye sirketi ile herseyi kuralina uygun bir sekilde gemiye yukler. Parasi verilir, makbuzu alinir, sigortasi yapilir. 'Ecnebi' nakliyeciler cok profesyonel, hersey oylesine kitabina uygundur ki! Ve hersey o kadar tikir tikir isler, cunku herseyde bir duzen, bir kural, profesyonellik ve insana saygi vardir. Kiz anli sanli ulkesine doner. Esyalari da onu takip eder, 6 hafta sonra yasayacagi sehrin limanina varir. Liman islerini halleden, dokumanlari ayarlayan ozel deniz tasimacilik sirketi, oncesinde kizi gayet guzel, etap etap yonlendirir. Yine paralar verilir, makbuz kesilir. Sonrasinda kiza limandaki yolcu bekleme salonuna gitmesi ve oradan esyasinin icinde bulundugu Container'in bulundugu ambara gorevliler tarafindan yonlendirilecegi soylenir. Aslinda onlar da gayet iyi bilir bu asamadan sonra neler olacagini ama kimse kiza soyleyemez. Nasil soylenir ki??? Bir cuma gunu liman yolcu salonu ve ambar arasindaki gidis gelislerle gecen 6 saatlik surede su dialoglar yasanir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Liman salonu - passenger terminal- tam bir turist avlama alanidir. Binanin icinde bir suru turistik ivir zivir satan dukkan ve her bir dukkanin onunde de cesitli boyutlarda insan ayilari vardir, seni ve digerlerini ham yapmaya hazir. Gumruk islerinin 'kitabina uygun' halloldugu oda binanin en uc kisminda tuvaletin yanindadir. Tabi ki kizin ulkesinde maalesef tuvaletler duzenli ve guzel bir sekilde temizlenmedigi icin kokar. Bu sebeple kizin ve babasinin neredeyse tum gununu gecirecegi islem salonu tuvalet kokusuyla daha bir agirlasip tiksindirici bir vaziyette insanin uzerine coreklenir. Bu arada kiz hayatinda hic bir devlet dairesinde bu kadar asik suratli, mutsuz, yuzleri ve Ruhlari kararmis memuru bir arada gormemistir. Hepsi birbirinden nemrut, hepsi na-memnun! Hepsi isini zorlastirmak ve senden intikam almak icin pusuya yatmis canavar sanki)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;K: Iyi gunler. Esyalarim limana vardi. Cikis islemlerimi yaptirmak istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanki yillardir orada fosillesmis gibi duran, oturdugu derme catma sandalye ile ozdeslesmis biyikli-gobekli-asik suratli memur kaslarini kaldir ve sorar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;M: Nereden geliyorsun?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;K: Amerika'dan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam o sirada islemlerini yaptirmaya calisan siradan bir vatandas atlar soze:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;V: Siz mumkun degil bunlari kendi basiniza yapamazsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;K: Niye yapamaz misim? Bal gibi yaparim (kiz sinirlenir)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;V: Yapamazsiniz cunku dilekce yazmaniz, beyanname doldurmaniz gerek. Bunlarin bilgisayardan ciktilarinin alinmasi gerek. Ben 20 yildir buraya geliyorum bu isler icin. Ben bile hala bunlari tek basima yapamam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;K: Ya neden yapamayacakmisim? Pardon siz kimsiniz de bana akil veriyor, yapip yapamacagimin hukmunu veriyorsunuz? (Kiz fosil memura biraz daha yanasir. Konusmayi isiten memur vatandasinin soylediklerini hakli cikarircasina kizin yuzune bakmadan ve neyi nasil yapacagini soylemeden bir dolu bullshit belge ister, "hadi git yap bunlari da goreyim seni, sikar biraz" der gibi adeta. Kizin sordugu birkac soruya da cevap vermeye tenezzul etmez.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O arada kizin babasi leb demeden leblebiyi anlamistir. Ve kizinin inadini kirmaya ugrasmaktadir ki isleri limanin en yogun gunlerinden biri olan cuma gununde sorunsuz hallolsun. Anlasilan sudur ki Gumruk denen pislik cukurunda sistem insanlarin islerini kendi basina yapmasina, birey istese bile, izin vermiyordur. Illa ki 'komisyoncu' adi altinda aracilar olmak zorundadir ki onlar sistemin carpikligindan surekli nemalanabilsinler. Sistem kokusmus, sistem carpik skoda bacak olmustur. Insanlarin islerini duzenli bir sekilde, kolaycacik, aracisiz, kurallarina uygun yapmasina izin verilmez. Illa ki birileri birilerine para yedirmek zorunda birakilir. Rusvet verilir bu ulkede, hem de acik acik, goz gore gore, hem de kimse rahatsiz olmadan, herkesin kaniksadigi bir sekilde. Kizin adeta kani donar, bogazi dugumlenir, yuregi daralir kesif idrar kokan, bu 'cifte kavrulmus' kokusmus gumruk salonunda. Care arar, bulamaz. Mudure mi gitse acaba? Onunla konusup belki durumu anlatinca bu isi olmasi gerektigi gibi hakkiyla hukukuyla yapabilir belki. Mudure ulasmak ne mumkun!!! Hic bir cikis yolu yoktur, konusacagi, derdini anlatacagi tek bir 'duzgun' insan evladi bulamaz. Her yer yiyici dolu. Eli mahkum orada bulmak zorunda kaldigi, bulmak zorunda birakildigi, igrenc bir yiyici-yolucu ile bu isleri 'usulune uygun' yapmak zorundadir. Aksi takdirde esyalarini uzun bir sure goremeyecektir. Nasil bir sistemdir bu? Alt tarafi basit bir tukenmez kalem ile beyaz bir A4 sayfa uzerine esya beyani yapilir ve yine beyaz bir A4 sayfa uzerine esyalarin limana geldigine dair ve hemen alinmasi icin iki satirlik bir dilekce yazilip imzalanir, sonra da basit bir form doldurulur. Tum islem bu!!!Sonrasinda danisikli doguscu, yine sistemden nemalanan bir memur, koskoca devletin memuru, esyalarin muayenesi icin ambara gelir, daha dogrusu binbir rica getirilir araci tarafindan. Araci ile aralarinda ciddi bir ittifak soz konusudur. Zaten surekli, iki lafin arasi goz kirparlar birbirlerine. Sanirim goz kirpma burada yaygin bir haberlesme teknigidir. Kiz gorduklerine, duyduklarina inanamamaktadir. Tam bir kultur sokudur bu! Sunu da soylemeden gecmeyelim: limanin icinde esyanizin geldigi ambari bulmaniz mumkun degildir. Denerseniz labirentin icindeki denek fareleri gibi kaybolursunuz. Cunku sizin ambara tek basiniza gidebileceginiz sekilde duzenlenmemistir hic birsey. Hersey de bir duzensizlik ve kaos hakimdir. Araci-yiyici-yolucu, kizi, kendi yaverinin pesine takar ve kiz ve babasi ambari ancak o sekilde bulabilirler. Ve saatler suren bekleyisten sonra, - cunku o arada devletin memuru cuma namazina gidip gelmek icin sizi iki saat gibi bir sure bekletmeyi sorun olarak gormemis, sonrasinda da aslinda gorev tanimi icerisinde olan bir islemi yapmak icin bile binbir rica uzerine geldiginden oturu bir bucuk saat daha sizi bekletmis- keyfi gelen memur esyalarinizi 'muayene' etmek icin bulundugunuz ambara gelir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;M: Siz nereden geliyorsunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;K: Amerika'dan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;M: Ne is yaparsiniz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;K:.....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;M: Neler var bu kolilerin icinde? Elektronik esyaniz var mi? Ben soylemeden soylerseniz iyi olur. Yoksa....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;K: Mal beyan belgemde belirttigim seyler var. Cogu kitap olmak uzere, kiyafet, ayakkabi, ev esyasi, bir kac parca mutfak ve banyo esyasi. Isterseniz acip bakabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;M: Sizin ne yapip yapamayacagimi soylemenize gerek yok. Ben zaten hepsini acma yetkisine sahibim. (Yardimcisina kizin ozenle bantladigi kolilerin ve valizlerin hepsinin acilmasi icin talimat verir. Kutular acilir, hersey didiklenir. Ozellikle cok sayidaki kitap kolileri memurun ilgisini ceker. Aksi gibi elini attigi ilk kitap Ertugrul Alatli'nin "Mudahale: 12 Mart 1971-12 Eylul 1980" adli kitabidir)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;M: Bu kitaplar yasakli mi? Siz yasakli kitap mi okuyorsunuz? Sizin ogreniminiz ne uzerine?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;K: (tam bir saskinlik icerisinde ne cevap verecegini bilemez) Hayir, kesinlikle hic biri yasakli degil. Hepsi kultur bakanliginin kitaplari. Siyaset Bilimi okudum o yuzden cok fazla siyasi icerikli kitabim var. Hepsine bakabilirsiniz (ooff yine yanlis laf ettigini anlar kiz hemen. Ortam iyice gerilmistir)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hersey didiklenir, tiftiklenir. Kiz, uzerinde etiketi duran yeni aldigi elbiselere, ayakkabilara kadar sorgulanir. Utanc icerisinde izler olup bitenleri. Herseyi sacilip dokulmustur. En ozel'lerine (6 adam vardir kutularin basinda) bile bakilmistir. (Gelmeden once kutuya sikistirdigi tampax! paketlerine kadar)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;M: Sizden az biraz gumruk vergisi alicam. (Araciya bakar, yine goz kirparlar birbirlerine) 300 YTL gosterelim kagit uzerinde ama sizden 60 YTL alalim. Uygun mudur? (Once kiza bakar, -acaba pazarlik yapmasini mi bekler kizin bu asamada - sonra da araciya. Aracidan onay alinir!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kabusun bilmem kacinci ayagi da atlatilmistir. Kizin babasi kolileri yeniden bantlamaya calisirken kiz cikis belgelerini tamamlamak icin araci-yiyici-yolucu'nun yaveri ile oradan oraya kosturur. Sinirleri bozuk, bitap, dokunsan aglayacak bicimde... Kendisini alcalmis, alcaltilmis, kucuk dusurulmus hisseder. Kahretsin der icten ice, kahretsin!!! Cikis belgelerinin bilmem kacincisini imzalayacak baska bir biyikli-gobekli-saci sakali simsiyah boyali devletin memuruna gonlunden ne koparsa vermesi istenir! Bu kadari da cok fazla midir acaba bunca anlamsizligin, kumpasin, dalaverenin icerisinde?!! Adam imzalamazsa esyalar limanda bir sure bekleyecektir ve akibeti ne olur bilinmeyecektir. Kiz perisan durumdadir. Gunun bitmesini ve bir an once eve gidip, saatlerce dus alip, bu igrencligin tum pisligini, yapiskanligini, kokusunu uzerinden sabunlayip arindiktan sonra 'bu bir ruyaymis' demeyi istemektedir. Muayeneden gecmis, cikis kagitlari tamamlanmis esyalarini limandan fiziksel olarak bir aracla cikarmasi icin geri kalan islemleri yapar, yaptirilir. Bir araba ayarlanir, esyalar bir cuma ogleden sonrasi 'sag salim' cikarilir. Kiz dualar eder bu cehennemden tek parca cikmayi basarabildikleri icin. Cantasini acar, icinden bir makbuz cikarir. O gun aldigi tek 'yasal' makbuzdur 60 YTL tutarinda, damga vergisi ve pullari icin kesildigini gosteren. Halbuki o gun kizin harcadigi para 400 YTL'dir!!! (Limandaki tasimacilik islemlerini yuruten sirkete verilen parayla beraber 800 YTL'yi bulmustur bu tutar) Ve bu bir kisinin cebinden 'ucurulan' miktardir. Her gun, o kiz gibi, esyasini cikarmak icin ugrasan yuzlerce, hatta binlerce insan bu drami ve caresizlik hissini yasayarak so-yul-mak-ta-dir!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-7855030084271624102?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/7855030084271624102/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=7855030084271624102' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/7855030084271624102'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/7855030084271624102'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/10/bir-caresizlik-oykusu-based-on-true.html' title='Bir caresizlik oykusu, based on a true story!!!'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-8879582859461325214</id><published>2008-10-11T05:08:00.000-07:00</published><updated>2008-10-12T04:10:14.950-07:00</updated><title type='text'>Paylasmak istedim</title><content type='html'>Veda mektubum uzerine arkadaslarimdan gelen emailler o kadar guzeldi ki burada birkacini paylasmak istedim. Silemedim, silmek istedim posta kutumdan. Elim varmadi. Hepimiz aslinda cevremizdeki insanlarin hayatlari uzerinde nasilda etkiler birakiyoruz cogu zaman farkinda olmayarak! Bana ayna tuttugunuz, yansimalarimi gormemi sagladiginiz cok tesekkur ederim tekrardan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bir cografyayi birakmak uzere iken, askin mutlulugunu ve kanatan acisini ilk kez tattigim bu kenti, buyulenip buyuyemedigim bu yeri birakip gitmeme gunler kala icine dustugum duygu anaforu sozcuklerinle sesini buldu. Veda etmemeyi ogrenecek kadar cok veda ettim..Bu bir veda degil..Gozlerindeki isilti icin tesekkurler, sesindeki cosku icin tesekkurler, kalbindeki dinginlik, sozcuklerindeki bilgelik ve aski en az beklerken kalbimde kesisen yollarimizla acilan yepyeni sayfa..Herbiri icin sonsuz kere tesekkurler..Sen olmasan eksik kalirdi hikayem..Sana yolculuk armaganim herkesle paylasilacak cinsten degil..Dilerim seversin. Yolun acik olsun guzel dostum." Gonul&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"...... forward etmisti mesaji da buyuk bir huzun coktu uzerime. Ne yazacagimi bilemedim. Ama haklisin, bu zamani iyi hatiralari kalicilastirmak icin kullanmaliyiz. Soylemek icin daha once firsatim olmamisti (belki de zaten birlikte olacagimizi farkinda olmadan varsaydigim icin): Seni tanidigim icin cok sansliyim Seda. Her zaman sana bakip insanin kendini her adiminda nasil tanimladigini ve iyilestirdigini goruyorum. Hayatin diledigin herseyi sana fazlasiyla sunmasi dileklerimle. Opuyorum." Anil&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"First of all, wanted to tell you that the bookcase looks beautifully in R.'s room. I love it! The best thing about it is that it will remind me of you...Your departure makes me so sad...We havent been much in touch lately, and our lives evolved in different directions but despite all that, I feel very close to you. You are an integral part of some of the most beautiful, happy and painful days of my life..We were so young, so innocent and so full of hope. I want to wish you to keep that beautiful spirit always...I am certain that what awaits you is many many happy and exciting developments. Most importantly, life here in Washington both prepared you to be able to enjoy and appreciate your life in Turkey and made you stronger to face whatever difficulties you may encounter. I wish you to always remain true to yourself and be happy...I want to see you before you leave, ok? I was thinking of spending an evening with you both. Let me know!" Alla&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;"donusunun bu kadar yakin olmasi reality nin sink in etmesine sebep oldu (bu arada berbat bir cumle oldu!). Icten ice son anda fikrini degistirip kalmani umid ediyordum. Guzel e-mail ini okurken birlikte cok fazla zaman gecirmedigimiz halde bir burukluk hissettim. Umarim bu yeni chapter sana istedigin ve hak ettigin butun guzellikleri getirir. Her ne kadar geride kalanlar icin bu degisiklik huzunlu olsa da hic suphem yok ki, senin icin yenileyici ve heyecanli bir gecis olacak. Hey, ayrica her zaman geri gelme olasiligi da var. Eger kalan zamaninda bize bir aksam cayina gelmek icin vakit ayirirsan cok memnun oluruz, eger olmazsa da canin sagolsun. Sana E.'nin resmi ile sevgilerimizi gonderiyoruz. Hersey gonlunce olsun, opuyorum." Sermin&lt;/p&gt;&lt;p&gt;"We will miss you. I wish you all the best in the next chapter of your life. With warm regards."Mort&lt;/p&gt;&lt;table cellspacing="0" cellpadding="0" border="0"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td valign="top"&gt;&lt;p&gt;"Seni ugurlamak zor olacak :-( Ama dedigin gibi, ayriliklar olmasaydi, kavusmalarin anlami azalirdi. Ben her iste bir hayir ve herseyin bir sebebi olduguna cok inaniyorum, yeter ki saglik olsun... Dilerim gonlunce yasayacagin, heyecan ve sans dolu coook mutlu gunler seni bekliyordur." Cigdem&lt;/p&gt;&lt;table cellspacing="0" cellpadding="0" border="0"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td valign="top"&gt;&lt;p&gt;"emailini okudum ve duygulandim..demek washington portakali kofte memleketine geri donuyor..hayirlisi olsun..walla sasirdim ama her iste bir hayir vardir..dur bakalim orda ne maceralar bekliyor seni:)) ben geldigimde washingtonda cok guzel agarlamistin..ne guzel olmustu onca seneden sonra gorusmek...evini bana actigin, dut yedirdigin, gezdirdigin icin cok tesekkur ederim..cok iyi vakit gecirmistim..herseyin hayirlisi, Yolun acik olsun." Seza&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;"Yolculuk vakti geldi, demek ki. Guzel veda mesajin icin cok tesekkur ederim. Seninle tanistigim icin kendimi mutlu sayiyorum. Yillarca bize yaptigin yardimlari ve sagladigin destegi her zaman hatirlayacagim. Umarim onumuzdeki dönemde hersey istedigin gibi olur ve bu kez kalici olmak uzere yine Atlantik'in bu tarafina gelirsin. Gidinceye kadar gorusemezsek, sana iyi yolculuklar. Buradan bir istegin olursa her zaman beklerim. Haberlesmek dilegiyle, sevgiler." Taclan&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;"Best of luck for your future. You will be missed. Hope we can stay in touch. Best." Mark P.&lt;/p&gt;&lt;div&gt;"Well said and written. Iyi yolculuklar, iyi sanslar. Senin yerinde olmak isteyen binlerce insan vardir eminimki. Dunyanin en guzel ulkelerinden birine donuyorsun. Genc ve guzelsin, saglam bir mesleki tecrube ve kuvvetli bir egitimin var. Keyfini cikar. Everything happens for a reason." Lale&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Ne kadar guzel yazmissin,ne guzel ve icten ifade etmissin kendini.Simdi cok vaktim yok,kisa tutucam o nedenle.Zaten bu tarafa geliyorsun,benim icin iyi bir haber bu,ama her seyin en iyisini diliyorum hakkinda. Dedigin gibi nerede ne yapiyor olursan ol burada seni seven ve iyiligin icin dua eden bir dostun var. Gorusmek uzere!" Sevgi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Allah Ma'ak" Bulent&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Belki de bu farewelli yolladigin insanlarin icinde seninle en az zaman gecirmek durumunda olan bendim; ama beni ne kadar cok etkiledigini gercekten nasil anlatabilirim bilmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaten bugunlerde asiri bir melankoli halim vardi, bu farewell beni dagitti resmen. Iki nedenden dolayi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1) Son paragrafta bahsettigin, buraya ilk geldigin halini anlatmis olman... Kendimi 1 seneyi hemen hemen doldurmus olmama ragmen bazen (mesela bu sabah) hala ayni sekilde "a fish out of the sea" seklinde hissediyorum. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;2) Gercekten .... hayatimi cok degistirdiniz. Her seye bakis acimi inanilmaz sekillendirdiniz. Bu kadar kisa surede nasil? Bilmiyorum; ama sanirim bunun sirri da sizde sakli:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun lafin kisasi (Cunku bir acilsam, gercekten sayfalarca yazarim....), seni gercekten hep ablam gibi hissettim ve boyle hissetmeye de devam edecegimi biliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her sey icin tesekkur ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Turkiye'de her seyin senin icin cok iyi olacagina eminim; cunku sen zaten en iyisini hakediyorsun ve bunun boyle oldugunu dusunen tek kisi de ben degilim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse... Hadi, yarin gorusuruz yaw!! Nasil bir moda girdim anlamadim:)))" Melda&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-8879582859461325214?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/8879582859461325214/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=8879582859461325214' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/8879582859461325214'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/8879582859461325214'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/10/veda-mektubum-uzerine-arkadaslarimdan.html' title='Paylasmak istedim'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-3022284872042538719</id><published>2008-10-11T05:04:00.000-07:00</published><updated>2008-10-12T04:12:55.356-07:00</updated><title type='text'>My farewell Letter, dated back July 23, 2008</title><content type='html'>&lt;p style="font-family: arial;" class="EC_MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;&lt;span style=""&gt;To some of you, this might come as a surprise. However, to the rest who happened to be in my closer circle and have seen the changes and shared with no reservation both happy and sad moments of my life, this was something expected, something which was waiting just at the edge of a door. Having lived here for ten years and shared with all of you beautiful memories, lots of laughter and cry, long/deep/silly/heart-to-heart talks, I am leaving this country in three weeks. This leave as everything else in Life is not something permanent or unchangeable because as we all know very well that the only thing in life that is Permanent is Change. Who knows, I might be back again in couple months or in a year or I might end up living in Europe again or somewhere in the world?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;I believe we meet to depart and we depart so that we can meet again. Saying good bye is always very difficult as it usually inculcates in mind feelings of loss and sadness. However, good bye is not just a word of farewell but in fact a time to remember our good moments spent together. I may be far away from you for a while but the sweet memories we shared will always make me realize how much we care for each other. I stayed long enough to end up sharing a deep bond of love and attachment with each of you. I am not sad or happy as I see and accept the Happenings in my life &lt;b&gt;&lt;u&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;AS IS&lt;/span&gt;&lt;/u&gt;&lt;/b&gt;. I fully embrace whatever life brings onto my path to enrich my journey. I never judge or get sullen over happenstances. And I do always hope for the best while letting the universe to take the driving seat for me especially when I feel like jumping off a cliff and do not exactly know where I will end up landing. Unfortunately or fortunately, every CHOICE we make with absolutely no clue about its possible consequences simultaneously forces us to give up on other things/choices in our lives. Nevertheless, we have to make that decision no matter what, have to live through it and MOVE ON.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;This is a new chapter in my life and it will no doubt be different, will be full of new beginnings and excitements as well as challenges and hardships. I am already thrilled about this Big Change although I will terribly miss you all. And I know it will be very difficult to get over that particular feeling. However, I also know that we will always keep in touch and we will see each other whenever we can. I thank all of you who made my stay, my life here truly wonderful and fulfilling. As you were always with me when I felt like a fish out of sea during my very first years, as you guided me through with patience and boldly stepped forward by giving your hand to me when I needed most, as you wiped off my tears while giving me an unending hug and a shoulder wet with my tears, as you shared my sorrow as well as my happiness and celebrated my happiest moments, I know from the bottom of my heart that you will always be with me no matter where I am and who I am with. Thank you so much for making my time here the most memorable, fun, loving, amazing, endurable. My house and my heart on the other side of the Atlantic will always be open for you. It is said that when one door closes, another opens but often we look so long at the closed door that we don't see the one which has been opened for us. I will not look at the closed door anymore as I am already on the very verge of passing through the newly opened one in front of me.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;I love you all. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="font-family: arial;" class="EC_MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;"Don't be dismayed by good-byes. A farewell is necessary before you can meet again. And meeting again, after moments or lifetimes, is certain for those who are friends."&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-size:100%;" &gt;&lt;span style=""&gt; Richard Bach&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;“&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Life&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/em&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; is the &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;em&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;art&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/em&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; of drawing &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;em&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;without&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/em&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; an &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;em&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;eraser&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/em&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;."&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;em&gt;&lt;i&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style=""&gt;John Christian&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-3022284872042538719?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/3022284872042538719/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=3022284872042538719' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/3022284872042538719'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/3022284872042538719'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/10/my-farewell-letterdated-back-july-23.html' title='My farewell Letter, dated back July 23, 2008'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-1235382936129518192</id><published>2008-10-07T09:52:00.000-07:00</published><updated>2008-10-07T10:24:19.089-07:00</updated><title type='text'>Izmir'e Geri Geldim hatta Yerlesiyorum:)</title><content type='html'>Cok heyecanliyim. Evren gercekten bizlere istediklerimizi veriyor (mus). Hep Izmir'de yasamayi hayal ederdim. Ama benim icin bu sadece bir hayaldi. Amerika'dan donersem bir gun, yaptigim is geregi ya Istanbul'da ya da Ankara'da yasarim herhalde derdim kendime ama cevremdeki herkes bilirdi ne kadar cok Izmir'de yasamak istedigimi, Karsiyaka'da denize nazir guzel bir evde oturmak, annemlere yakin olmak, sikIldigimda Cesme'ye, Kusadasi'na, civar sayfiyelik yerlere kacmak istedigimi, annemle carsamba gunleri bostanli pazarina cikmak, arasira cok masum:) kahvealti dedi-kodulari yapmak, Reci's de aksam ustleri demli cay icmek, Konak Pier'den gun batimini seyretmek istedigimi. Bilirlerdi ne kadar Izmir'li, Karsiyaka'li olmakla gurur duydugumu ve bir gun evet bir gun donersem vatana koklerimin salindigi, filizlenip palazlandigim, anane, babaane, ve dedelerimin adalardan ve balkanlardan cikip Anadolu'da ilk ayak bastigi bu toprak parcasina donmek istedigimi. Dualarim kabul oldu, hayallerim gercek oldu. Evren benimle isbirligi yapti, hem de benden habersiz! Ve hersey o kadar guzel ve akil almaz bir sekilde denk geldi ki ben kendimi bir anda Izmir'de ise baslamak ve yerlesme planlari yapmak uzere buldum. Evet duyduk duymadik demeyin dostlar: Izmir'e yerlesiyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-1235382936129518192?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/1235382936129518192/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=1235382936129518192' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/1235382936129518192'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/1235382936129518192'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/10/izmire-geri-geldim-hatta-yerlesiyorum.html' title='Izmir&apos;e Geri Geldim hatta Yerlesiyorum:)'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-1804777224125075775</id><published>2008-09-23T07:18:00.001-07:00</published><updated>2008-09-23T07:36:46.768-07:00</updated><title type='text'>Bayram Oncesi</title><content type='html'>Turkiye'ye dondugumden beri cok hizli bir trafiktir gidiyor. Kas ve Fethiye macerasindan sonra Izmir, sonra yazlik evde dinlenme, konu komsu ziyaretleri, cocukluk arkadaslariyla yillar sonra biraraya gelme, hemen akabinde, daha bismillah bir dogru duzgun nefes alamamisken, Orhan Pamuk'un basladigim son kitabi Masumiyet Muzesini bile bitiremisken :-( paldir kuldur is gorusmesi icin Ankara'ya cagrilmam, orada Amerika'da tanistigim, su anda Kosk'te mohim:) bir posizyonda calisan arkadasimda kalma ve bol bol hasret giderme, hooop Izmir'e tekrar gelis, iki gun kaldiktan sonra hoooop Istanbul'a, bu kez, New York'ta once avukatim olan sonra yakin arkadasliga terfi eden misafirimi ve de Salvador Dali sergisini gormeye gitme, turistik gezmeler, yemeler-icmeler, sonra yine atla ucaga hoooop Antalya, bu kez misafirimi de koluma takip ablamin evine gocme...Bu aralar uc kafadarlar olarak Antalya'da sehrin altini ustunu getirmekle mesguluz: ben, ablam, veeee dogu ve bati yakasinin en hizli silah ceken New York'lu avukati:-) Soylemeyi unuttum: Yarindan sonra bayram icin yine yollara dusuyorum ben. Bu kez istikamet Izmir, ana-baba ocagi. Ver elini guzel mis kokulu anne yemekleri, deniz kenarinda basibos kopeklerle sabah yurusleri, palamut gibi kizarmis igdeleri buyuk bir zevkle agactan asirmalar, komsularla sabah kahveleri, balkonumuzda dunyada nadir yerlerde ve nadir guzellikte gorulecek gun batimlari esliginde aksam yemekleri ve Masumiyet Muzesi kitabindaki Kemal ve Fusun'un yarim biraktigim hikayesi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-1804777224125075775?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/1804777224125075775/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=1804777224125075775' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/1804777224125075775'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/1804777224125075775'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/09/bayram-oncesi.html' title='Bayram Oncesi'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-1457884272225888195</id><published>2008-08-29T13:12:00.000-07:00</published><updated>2008-08-29T13:56:22.654-07:00</updated><title type='text'>Simdi Denver'da olmak vardi</title><content type='html'>CNNturk'te Washington'dan muhabir arkadasim Ahu'yu Demokratlarin Denver'deki kongresinden haber gecerken gordukce acayip ozendim. "Keske orada olsaydim" diye icimden gecirmeden edemedim. Denver ve tum dunya o tarihi anlara sahitlik ederken keske ben de o stadyumda o anlarin icinde olsaydim, o atilan milyonlarca confetinin altinda kalsaydim, Clinton'larin, Biden'in ve Obama'nin tarihi konusmalarini bire bir orada, o kalabaligin icerisinde kafamda sapka, yakamda rozet gozyaslari icinde seyredebilseydim dedim kac kez kendime. Ilginctir ki bugun CNN'de Obama'nin konusmasini izlerken ben bile gaza gelip bir nevi vatani duygularla dolup tastim. Simdi bana ne oluyor Allahaskina elin Turku olarak? Ama oyle demeyin...O konusmayi seyredenler halimden anlayacaklar. Inanilmaz umut dolu, yenilikci, reformcu, uzlasmaci, olumlu ve acayip gaza getiren, duygulandiran bir konusmaydi. Obama'nin zaten kendisi degisimi ve yeniligi temsil ediyor. Amerika'dan donerken havaalanindan aldigim otobiografik kitabini okuyorum su siralar. Annesi Kansas'li bir beyaz, babasi zeki entellektuel bir Kenya'li. Yasadiklari donemin kaliplarina hic de uymayan aksine taban tabana zit bir iliskinin urunu Obama ve kendi hayat deneyimi zorluklarla percinlenmis. Irkcilik ve insan haklari ihlallerinin en yogun yasandigi zamanlarin icinden adeta damitilarak gelmis, beyaz ve zenci dunyalarin arasinda her zaman beynamaz kalmis bu melez adam simdi Amerika'ya ve onunla ilintili olarak tum dunyaya degisim ve taze kan getirmek icin yola cikiyor. Misyonu cok onemli ve buyuk. Konusmasini Martin Luther King'in "Benim bir ruyam var" dedigi gun yapmasi ayrica sembolik. Martin Luther King iste tam da boylesi gunlerin olmasi ruyasini kuran ve bir gun gerceklesecegine inanan biriydi. Tarih boyunca cok aci cekmis ve haksizliga ugramis bu zenci halk simdi kendi iclerinden birini, kendi deneyimlerini yasamis, gecirmis bir adami Amerikan baskanligi icin aday olarak karsilarinda goruyorlar. Bu toplumsal degisim ve donusumun simgesi degil de nedir? Obama'nin uzlasmaci ve barisci tavrinin Amerikanin dis dunyayla iliskilerine de yansimasi kacinilmaz. Ben insallah Obama secilir ve arkasina da aldigi bu degisim ruzgariyla hem Amerika hem de dunya icin guzel seyler basarir diye umid ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Bir seyi soylemeden daha gecemeyecegim. Amerikalilar herseyi gorsel bir solene donusturmekte ustalar. Demokratlarin bu tarihi kongresi muthis bir showbiz'di. 80 bin kisilik devasa bir futbol stadyumunda yapilan bu kongrede herkesde pankart, sapka, rozet, bilimum buyuklu kucuklu aksesuar vardi. Ayrica stadyumun  hemen disinda Google koca bir cadir kurup kongreye katilan gazeteciler icin bedava internet ortami saglamanin disinda, 'masaj' ve 'free smoothie' servisi bile vermis:) Zaten o stadyumda tuketilen bedava/parali icecegin miktarini dusunmek bile istemiyorum ya da o binbir cesit parti/kongre aksesuarlarina harcanmis parayi.  Bir de tabi bunu firsat bilip Denver'de hemen Obama ilintili nesneler/esyalar/aksesuarlar sergisi acmislar hic gec kalmadan (Obama resimli spor ayakkabi bile yapmislar. Yuh diyorum!). Obama'nin konusmasinin sonunda da damardan American country muzik esliginde atilan bir suru hava fisek ve confeti de cabasiydi. Amerika bu, ne yapsa yeridir diyorum:-)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-1457884272225888195?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/1457884272225888195/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=1457884272225888195' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/1457884272225888195'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/1457884272225888195'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/08/simdi-denverda-olmak-vardi.html' title='Simdi Denver&apos;da olmak vardi'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-7558295012662896287</id><published>2008-08-26T02:57:00.000-07:00</published><updated>2008-08-26T13:00:42.887-07:00</updated><title type='text'>Ayagimizin tozuyla...</title><content type='html'>Amerika'dan doner donmez yollara dustuk. Bir arkadasim Kas'ta oldugunu haber edince Antalya'dan arabimiza atlayip, gittik Kas'a. Iyi ki de gitmisiz. Kas'a en son 13 ya da 14 yil once gitmistim annemlerle. Kucuk bir yer oldugunu hatirliyorum ama denizinin bu kadar guzel oldugunu unutmusum. Mavi bayrakli koylarda denize girmek, arkadaslarimizla bol bol vakit gecirmek, denizin kenarinda hic bir sey yapmadan oturmak, kitap okumak, hatta mayisik bir vaziyette uyumak , aksamlari sohbet ve muzik esliginde guzel yemekler yemek cok keyifliydi. Ayrintilari not dusmem gerekirse:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;@ Biz, arkadasimin Hollandali arkadasinin Cukurbag yarimadasindaki denize nazir evinde kaldik. Bu firsati bize sundugu icin kendi arkadasima tesekkuru burada bir kez daha borc bilirim. Cok sagol Ezelcim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;@ Ezel sayesinde onun tatli bir arkadasi ile de tanistik. Hatta tesaduf odur ki benim henuz cok yeni tanistigim, facebook'tan buldugum ortaokul arkadasimin arkadasi da motorsikletiyle Istanbul'dan yollara dusmus ve Kas'ta soluklanmis. Bu vesileyle onunla da zaman gecirme hatta beraber Kas'tan Fethiye'ye donme firsatimiz oldu:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;@ Iki plajda deniz sefasi yaptik. Ilki Hotel Aquarius'un mavi bayrakli plaji, digeri de Kas'in icinde Kucuk Cakil plaji. Ikisi de piril piril muhtesem sular...Iki yildir denize girmeyen biri olarak cok hora gecti diyebilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;@ Kas'in icinde cok guzel cicili bicili alisveris yerleri var. Keceden yapilmis dekoratif sus esyalari gordugum kadariyla cok revacta. Ben alamadim:( ama siz mutlaka alin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;@ Bahce isimli zeytinyaglilari muhtesem olan bir restorant'ta guzel bir aksam yemegi yedik. Ben yemekleri cok begendim. Masada bulunan diger insanlar da ayni izlenimlerle ayrildi diye dusunuyorum. O gece, Istanbullu arkadasimizin yakin bir dostu da Fethiye'den motorsikleti ile gelerek bize katildi. Kendisini tanidigim icin cok mutluyum. Bir arkadas daha kazanmis olduk o gun! Yemek sonrasi minicik guzel bir bara gittik. Ismi Hideaway. Eski bir Kas evi burasi, yeniden ozenle dizayn edilmis. Gidilmesi siddetle tavsiye olunur!!! Cok guzel kirik buzlu Bailey's Frappe'si var. Ben onu ismarlamadigim icin pisman oldum!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;@ Geldigimiz gunun sabahi saat 6'da kalkip Ezel ile yollara dustuk. Sabah yuruyusu olsun diyerekten yarimadadan Kas merkeze, yaklasik 4 kilometre, yuruyus yaptik. Tek tuk --- genelde orada yasayan yabancilar -- kosan insanlara, daha dogrusu erkeklere rastladik. Kas'a vardigimizda alisverisimizi yapip kucuk bir cay bahcesinde taze sIkilmis portakal suyumuzu ve cayimizi icip, dondugumuzde kendimize guzel bir kahvalti hazirladik. Arkadasim benim gibi yemek konularina ve dogal urunlere merakli oldugu icin Kas oncesi durakladigi yerlerin koy pazarlarindan dogal bal ve sizma zeytinyagi getirmis. Afiyetle yedik. Zeytinyaginin basina sonradan talihsiz bir olay gelse de :))!!!! en azindan ilk gun domateslerin uzerine bolca dokerek tadina bakabildik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;@ Motorsikleti olan arkadasim sagolsun bana tam gunbatimi esnasinda muhtesem bir ada turu yaptirdi. Kasksiz olacagim icin basta cok cekindim ama cok dikkatli ve iyi bir surucu olan arkadasimdan hiz yapmayacagimiz sozu aldigim icin sonunda dayanamayip gunes gozluklerini takip arkasina atladim, iyi ki de atlamisim. Uzun zamandir bu kadar keyifli bir sey yapmamistim. Motorun insana sundugu o muthis ozgurluk ve sinirsizlik hissiyle gezmek, gun batarken ki o guzel kizilligi ve o kizilligin dogayi burudugu renk cumbusunu seyretmek muhtesemdi. Cok tesekkurler S.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;@ Meis'e gidemedik :((( cunku vizemiz yoktu. Eger vizeniz varsa mutlaka gidin derim. Bizden sadece Ezel gidebildi. Eminim cok keyif aldi. Minik ve sevimli bir adaymis burasi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;@ Tatilimizin ucuncu gunu tamamen spontane bir sekilde Fethiye'ye gitmeye karar verip bize daha sonradan katilan ablamin Fethiyeli arkadasinin ciftliginde kalmak uzere yine yollara dustuk. Istanbullu arkadasim ve onun arkadasi da motorsikletleriyle ayni guzergahtan Fethiye'ye gelip Kayakoy'deki evlerine yerlestiler. Bizim kaldigimiz ciftlik evi Zorlar koyu denen Fethiye'ye 20 kilometre uzakliktaki bir koyde idi.  Fethiye aktiviteleri baska bir post konusu olacak kadar uzun degil cunku sadece cilgin Gece Hayati vardi ama yine de onu bir sonraki post'ta yazmakta kararliyim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-7558295012662896287?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/7558295012662896287/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=7558295012662896287' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/7558295012662896287'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/7558295012662896287'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/08/ayagimizin-tozuyla.html' title='Ayagimizin tozuyla...'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-8617044540961796514</id><published>2008-08-17T11:42:00.000-07:00</published><updated>2008-08-17T12:17:38.577-07:00</updated><title type='text'>Turkiye'ye dondum!</title><content type='html'>Agustos 15, 2008, Cuma gunu benim kisisel hayatimda tarihi bir gun, bir kavsak noktasi olacak. O gun Washington DC'den ablamla beraber ucaga bindigim, Lufthansa havayollari ile Frankfurt aktarmali Turkiye'ye donus yaptigim gun. Kesin donus demiyorum. Cunku kesin cok keskin, cok koseli, cok net bir sozcuk ve ben cok kesin konusmayi, herseyi simsiki cercevelemeyi cok sevmiyorum cunku hayatta hersey fazlasiyla akiskan, degisken, yumusak, gecisli ve hic bir sey kesin, cok net ve degismez degil. Simdilik Turkiye'deyim, aileme yakinim o kadar. DC'den Antalya'ya vardigimiz gun ayrica cok ozel cunku dun aksam ay tutuldu ve biz arkadaslarla sohbetler esliginde yemek yedigimiz deniz kenarindaki rum restorantinda otururken dolunay'in tutulmasini keyifle izledik. Buyuk tesaduf! Annem icin ayrica ozel bir gundu cunku kandil gunu evimize vardik. Onlar, dondugum icin ayri bir mutlu, ayri bir heyecanli. Bir de dun aksam ne zamandir blogundaki yazilari ve fotograflarini zevkle takip ettigim bir blog arkadasimla yine benim beklemedigim ve ummadigim bir sekilde ilk kez yuzyuze tanistik, konustuk, kendisi ve erkek arkadasiyla cok keyifli, uzun zamanlar gecirdik. Onlari yine, yeniden ve en kisa zamanda gormeyi ve baska bir suru seyi paylasmayi diliyorum. Dun gece usenmeyip geldiginiz, bize katildiginiz ve bizi varliginiz, sohbetinizle cogalttiginiz icin cok tesekkurler Dilara'cim ve  Sevgili'si...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Antalya'da ablamin evine sag salim, valizlerimiz ve kendimiz tek parca halinde ama yorgunluktan bitap dusmus bir vaziyette vardik. Malum, Amerika kapilarini 'simdilik' kapatirken, almam gereken cikis belgeleri, imzalamam gereken dokumanlar, isyerinde halledilmesi gereken prosedurler, konsolosluga ugramalar, evdeki esyalari satmalar, kendi esyalarimi toplamalar, onlari paketleyip gemiye vermeler, evi kapatmalar, abonelikleri kesmeler, ev sahibi ve tum dostalarla vedalasmalar derken son 9 hafta cok ama cok yorulduk. Eger ablam olmasaydi herseyi bu kadar cabuk halledip bu kadar erken donemezdim herhalde. Canim ablam, ben sabahtan aksama disarilarda deliler gibi kostururken o da evde yapilmasi gerekenleri yapti, bana yemekler pisirdi, temizlikler yapti, misafir ve gelen giden agirladi. Herseyden onemlisi bana duygusal olarak destek oldu. Yasadigim inisli cikisli duygusal roller coaster'da hep yanimda oldu. Tum bu yogunlugun, tasinma telasinin arasina bir de gezme ve alisveris islerini sikistirip sanirim rekorumuzu kirdik. Las Vegas ve New York'a gittik, keyifli zamanlar gecirdik. Bir dahaki Amerika gezimize kadar bolca alisveris yaptik, bol bol gulduk, eglendik. Biz ablamla beraber super vakit gecirdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Simdilik Turkiye'deyim. Simdilik hayatimda:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Bikram Yoga yok ki en alismasi en zor durumlardan biri bu olacak:(&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Organik yiyecek ve icecekler yok,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Bir sure alisveris yok,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Evim yok,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Arabam yok,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Esyalarim yok, valizlerin icinde yasiyorum,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Isim yok, Henuz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* 10 yillik dostlarim yok, cok uzaktalar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Bilgisayarim ve hizli internetim yok. Gelirayak bilgisayarim coktu:(&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Kablolu dunya kanallarim yok,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Loehmann's, Filene's, Whole Foods, TJMaxx, Macy's, Pentagon City Mall, Bath and Body Works, Borders, Barnes and Nobles, Amazon, Tenley Town'daki manavim, Body Shop, Dean and Deluca, Sephora, Georgetown, Leopold's, Marvelous Market, Java Green, vesaire yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Simdilik sadece aileme yakin bir ben varim, bir de bir kac valizim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-8617044540961796514?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/8617044540961796514/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=8617044540961796514' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/8617044540961796514'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/8617044540961796514'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/08/turkiyeye-dondum.html' title='Turkiye&apos;ye dondum!'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-7817827060837655919</id><published>2008-07-26T11:23:00.000-07:00</published><updated>2008-12-12T21:44:16.020-08:00</updated><title type='text'>Vegas, Gunahlar Sehri</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SI8dlCKQUEI/AAAAAAAAATQ/MmxgzUEQO98/s1600-h/las+vegas+July+17-21-08+121.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://2.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SI8dlCKQUEI/AAAAAAAAATQ/MmxgzUEQO98/s320/las+vegas+July+17-21-08+121.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5228430214472683586" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SI8clSf41RI/AAAAAAAAATA/VqrbdZh8-mg/s1600-h/las+vegas+July+17-21-08+072.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SI8clSf41RI/AAAAAAAAATA/VqrbdZh8-mg/s320/las+vegas+July+17-21-08+072.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5228429119346758930" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SI8bapZjv9I/AAAAAAAAAS4/AbGHXKS96Gk/s1600-h/Serap+Kamera+Fotolar+366.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SI8bapZjv9I/AAAAAAAAAS4/AbGHXKS96Gk/s320/Serap+Kamera+Fotolar+366.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5228427837004038098" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Su Vegas gezisinin uzerinden cok gecmeden gunlugume not dusmemde fayda var. Soyle ki Vegas kesinlikle gorulmesi gereken bir yer. Cok guzel oldugu icin degil, nevi sahsina munhasir oldugu icin. Yani kendi kategorisinde cok ilginc bir yer. Colun ortasinda mafya/kumar ikilisinin temellerini atmis oldugu yapay bir sehir. Guzel bir sisme bebek gibi, oldukca plastik. Yakinindaki golu bile "man-made" dusunun yani. Bir de baraji var. Havadan manzarasi super. Otellerin her biri bir digeriyle rekabet icinde: hangimiz daha buyuguz, daha orijinaliz, daha cok ve ilginc aktivitelerimiz var diye. Malum Vegas'ta en enteresan seylerden biri de otel gormek, gezmek, mimarisini incelemek, kumar oynamak (ki biz bu olaya hic takilmadik desem yalan olmaz, yandan kollu calisan aletlerde sanirim 5 dolar oynayip hepsini kaybetttik:)). Surekli bir insaat hali devam ediyor ve otel uzerine otel yapiliyor. Gunduz, siradan, gittigimiz mevsim sebebiyle betonun bile neredeyse eriyecegi kadar sicak olan, renksiz, dokusuz, siradan Vegas, gece birden bire kulkedisi Sinderella gibi degisime ugrayip isiltili ve goz kamastirici bir prensese donusuyor. Vegas'ta hayat gece basliyor. Insanlar akiyor heryerden. Her yerde showlar, danslar, sabaha kadar kumar, icki, eminim uyusturucu partileri, yuzlerce restorant, yuzlerce limuzin ve taksi. Vegas'in isiltili ve gorkemli otel isiklarinin icinde akip giden yuzlerce isiltili, dekolteli, parfumlu kadinlar ve smokinli, purolu adamlar...Bosuna gunahlar sehri dememisler Vegas icin:) Limuzinler o kadar cok ki neredeyse amme hizmeti veriyorlar. Bir kac kisi biraraya gelerek otellerine ya da havaalanina gitmek icin bile limuzin kiralayabiliyor. Yemek yemeyi seviyorsaniz muhtesem restorantlar var. Biz Vegas'in en iyi deniz urunleri buffet'si odulunu senelerdir kimseye kaptirmamis olan Rio otel'de bir aksam acik bufeye gittik ve tek kelimeyle muhtesemdi. Bir de Paris otelinin brunch'i super. Tabi ki oraya kadar gitmisken M@M'in satis magazasina girmeden, cikolatalarindan tatmadan da gelmedik:) Otel otel gezdik o sicaklarda, double-decker otobusler cok seyrek gecmeye baslayinca taksi ile ulasimimizi sagladik. Alisveris yaptik otel gezmekten sikilinca. Aksamlari show izledik. Izledigimiz en muhtesem show dunyaca unlu Cirque du Soleil'in KA isimli show'u oldu ki onu anlatmak icin basli basina ayri bir yazi gerekir. Tek kelimeyle muhtesemdi ve su kadar diyebilirim: Olmeden once mutlaka bir Cirque du Soleil show'u gormelisiniz, yoksa gozunuz acik gider. Bu kadar kesin ve net soyleyebilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vegas'a kadar gelmisken Grand Canyon'a gitmemek olmazdi. Bu yan gezinin en eglenceli ve guzel olan kismi tek motorlu 4 kisilik Cessna ile Vegas'in, Boulder City'nin, Lake Mead ve Hoover Dam'in uzerinden kus gibi suzulerek ucmak ve muhtesem manzaralari seyretmekti. Grand Canyon havadan gorulmesi bir yer kesinlikle, cunku goz hizasinda o etkiyi ve buyulenmeyi yasayamiyorsunuz maalesef. Eger giderseniz bir gun, mutlaka paraya kiyip Cessna ya da helikopter ile suzulun derim ben vadinin uzerinden. Kanyon'a ayak basar basmaz otobusler sizi iki manzara noktasina goturuyor. Oralarda fotograf cekiyorsunuz. Vadinin kartalini goruyorsunuz. Bir de Skywalk denen yeni bir attraction var, isterseniz onu deniyorsunuz. Vadinin bir kenarindan bosugun uzerine acilan ve alti cam olan bir koridor bu. Ama reklami yapildigi kadar ilginc degil bence, hatta para tuzagi bile diyebilirim. Fotograf makinelerinizi almaniza izin vermiyorlar, cunku kendileri cekip size tanesini 30 dolardan satmak istiyorlar sonradan. Bu arada komik ve aci olan, etrafa, bir kac yere gostermelik yapay kizilderili cadiri koyup araya da birkac kokleriyle-artik-hicbir-bagi-kalmamis kizilderili serpistirip iste bu vadi aslinda kizilderililerin aslen, bu da bizim kulturumuz diyerek herseye tamamen ticari bir kilif giydirmis olmalari. Kapitalizm kokuyor buram buram heryer. Ve orada calisan kizilderililer aksam isleri bittiginde 60 mil uzakta oturduklari, isitmali, televizyonlu, elektrikli, modern evlerine nasil doneceklerini kara kara dusunuyor ve muhtemelen 'ah su salak turistler bir an once fotograflarini cekseler, bu arada benden de, carsi pazardan hazir aldigim ama geleneksel susu verdigim su taki/boncuklarimdan alsalar" diye soyleniyordur icinden. O kadar mutsuz gorunuyorlar ki insan dusunmeden edemiyor nasil herseyin icine bu kadar etmis olabiliriz diye. Atalari kimbilir kutsal topraklar dedikleri o vadilerde neler yasadilar? Kapitalist Amerikanin bizlere, dagitip, bozup, sonra kendince susleyip pusleyip pazarladigi bu topraklarda eminim cok farkli seylere, enerjilere, mutluluk ve huzunlere tanik oldular. Bize de isin pacoz haline donmus kismini gorup bir kac anlamsiz fotograf cekmek kaldi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-7817827060837655919?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/7817827060837655919/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=7817827060837655919' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/7817827060837655919'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/7817827060837655919'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/07/vegas-gunahlar-sehri.html' title='Vegas, Gunahlar Sehri'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SI8dlCKQUEI/AAAAAAAAATQ/MmxgzUEQO98/s72-c/las+vegas+July+17-21-08+121.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-5582910816489908580</id><published>2008-07-25T12:55:00.000-07:00</published><updated>2008-07-25T20:18:35.790-07:00</updated><title type='text'>Sosyal Guvenlik Cilesi</title><content type='html'>&lt;div&gt;ABD'de yasayanlar bilir. Iki yer kok sokturur burada adama. Biri DMV (Department of Motor Vehicle) digeri de Social Security Office. Bugun, TR'ye donusum sebebiyle maalesef isim SSO'e dusunce cile bulbulum cile dedim. Kapidaki guvenlik gorevlisinden calisanlarina kadar herkesin suratinin asik, hayattan bezmis halleri, cogunun Afrika-Amerika kokenli olusu, isinizi yapmamak icin adeta kendi aralarinda olusturmus olduklari bir nevi guc bende-Voltran tavirlari ve korkunc sIkici, ozensiz bekleme salonlarinin agir basan havasi uzerine bir de sizin her hareketinizi kontrol eden ve adeta sustali maymuncasinizca size oturma-kalkma, onu bunu yapma komutlari veren guvenlik gorevlisi eklenince iskenceniz ikiye, uce katlaniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Girer girmez bana once yanlis numarayi aldirip tam uc saatimi yiyen guvenlik gorevlisi herkesin herseyine burnunu sokarak bugun gorevini en iyi sekilde yapmis olmanin gururuyla su anda evinde oturmus, televizyon karsisinda mutlu, mesut uzerine extra sivi margarin dokulmus patlamis misirindan atistiriyordur herhalde. Bekleme salonundaki bugunku yasaklar soyleydi: oturduktan sonra ayaklari rahatlatmak icin ayaga kalkilip salon icinde sorti atmak yasak, bebeklerin gerekli gereksiz aglamalari yasak (anne susturmak zorunda), eger benim gibi sIkildiysaniz ve yaninizda okuyacak hicbirseyiniz yoksa (ki bu cok buyuk bir hata, cunku bekleme suresi o kadar uzun ki O. Pamuk'un Kara Kitap'ini bitirebilirsiniz) cantanizi kurcalarken gozunuze ilismis olan ojenizle daha yeni manikurden cikmis tirnaklarinizi boyamak yasak (bir suru insanin nefesinin, ter kokularinin ve bebek kusmugunun karistigi salonda bulunanlari ojenin kokusu baskin gelerek rahatsiz edebilirmis!!), sonra telefonda konusmak yasak, calisanlari izlemek ve onlari dinliyormus gibi gorunmek yasak... yasak da yasak... bir ara birinin biraktigi gazetedeki sudoku'yu cozerken acaba bulmaca da cozmek yasak mi diye gecirdim icimden. Allah'tan o yasak degilmis:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerikalilarin ozel hayata saygisini anliyorum. Ama bazi durumlarda cok abarttiklari da bir gercek. Genelde eger birine cok yakin geciyorsaniz &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;degmeseniz bile&lt;/span&gt; ozur dilemek zorundasiniz, her durumda her an "excuse me, I am sorry" demeye alisik olmalisiniz da simdi benim ojemin kime zarari vardi bugun Allah askina???&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-5582910816489908580?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/5582910816489908580/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=5582910816489908580' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/5582910816489908580'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/5582910816489908580'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/07/sosyal-guvenlik-cilesi.html' title='Sosyal Guvenlik Cilesi'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-1804974029434690716</id><published>2008-07-16T11:18:00.000-07:00</published><updated>2008-07-16T11:51:37.006-07:00</updated><title type='text'>Is it better to have loved and lost than never have loved at all?</title><content type='html'>Is it better&lt;br /&gt;To have loved and lost,&lt;br /&gt;Than never to have loved at all?&lt;br /&gt;I wonder (I wonder),&lt;br /&gt;I wonder (I wonder),&lt;br /&gt;As my lonely teardrops fall.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Is it better&lt;br /&gt;To have kissed and lost,&lt;br /&gt;Than never to have felt the glow?&lt;br /&gt;I wonder (I wonder),&lt;br /&gt;I wonder (I wonder),&lt;br /&gt;Then why do I miss you so?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Only those who've lost at love&lt;br /&gt;Would know how a heart can cry.&lt;br /&gt;And they would know the meaning of&lt;br /&gt;Hearing a last goodbye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Is it better&lt;br /&gt;To have loved and lost,&lt;br /&gt;Than never had my dream come true?&lt;br /&gt;I wonder (I wonder),&lt;br /&gt;I wonder (I wonder),&lt;br /&gt;Cause I'm still in love with you.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;I wonder (I wonder),&lt;br /&gt;I wonder (I wonder),&lt;br /&gt;Cause I'm still in love with you.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-1804974029434690716?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/1804974029434690716/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=1804974029434690716' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/1804974029434690716'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/1804974029434690716'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/07/is-it-better-to-have-loved-and-lost.html' title='Is it better to have loved and lost than never have loved at all?'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-3464945672352792632</id><published>2008-07-14T20:24:00.000-07:00</published><updated>2008-07-14T20:38:58.545-07:00</updated><title type='text'>Ikinci hafta...</title><content type='html'>Gectigimiz hafta da bayagi bir kosusturmaca, is-toparlanma-yoga ucgeni arasinda gecti. Dun, yani Pazar gunu, ablamin dogumgunuydu. Kutlamayi Cumartesi gunu yapmaya karar verdik. O aksam benim yogadan bir kac arkadasim ve buyukelcilikten diplomat bir arkadasimizla G.town'da yeni acilan Bodega isimli ispanyol tapas bar/lounge'a gittik. Yemekler gayet iyiydi. Bol bol sangria ictik, gulduk, eglendik. Yemegin sonunda ablam leziz bir cikolatali pasta dilimi uzerinde mum ufleyip dileklerini bile diledi:) Oradan ciktiktan sonra once Rumors adli yas ortalamasinin bayagi 'genc' oldugu bir bara, orada cok fazla kalmayip sonrasinda fly isimli cok hos, nihayet bizim yaslarimizdaki 'genc' lerin takildigi bir bara gittik. Bayagi bir dans ettik ve eglendik. Sabaha karsi eve geldik desem sasirmazsiniz herhalde:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazar gunu azimle erkenden uyanip (saat 7 civari) Eastern Market'e gittik. Burada simdi anlatamayacagim komik bir tecrube yasadik. Bol bol gulduk abla-kardes! Ogleden sonra eve gelip yorgunluktan dilimiz bir karis disari cikmis vaziyette kendimizi evde bir guzel istirahate cektik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu aksam iki gundur gidemedigimiz yoga dersimize gittik. Ve kucuk bir servet bayilip mini ucak ile once havadan sonrasinda da karadan gerceklestirecegimiz, ayrica gecen senenin Mart ayinda acilmis olan &lt;a href="http://www.grandcanyonskywalk.com/"&gt;Skywalk &lt;/a&gt;uzerinde de insallah tirsmadan!! yuruyecegimiz Grand Canyon turumuzu rezerve ettirdik:) Ikimiz de cok heyecanliyiz. Viva Las Vegas!!!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-3464945672352792632?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/3464945672352792632/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=3464945672352792632' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/3464945672352792632'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/3464945672352792632'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/07/ikinci-hafta.html' title='Ikinci hafta...'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-1955739417626320726</id><published>2008-07-06T17:00:00.000-07:00</published><updated>2008-07-06T17:37:28.506-07:00</updated><title type='text'>Ablamla ilk zamanlar....</title><content type='html'>Daha bir hafta bile olmadi ablam geleli. Ama ben sanki hep o buradaymis, sanki aylarca beraber zaman gecirmis gibi hissediyorum. Ilginc bir his, anlamlandiramadim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gectigimiz Sali ablami h.alanindan aldim. O zamandan bu zamana neler yaptik:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Ablamin jet lag olayini atlatmaya calistik (bol bol koyu filtre/Turk kahve, zamansiz uykularin onune gecme, butun gun yorulup aksam makul bir saatte yataga girme)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Yogaya beraber gitmeye basladik. Cok keyif aldigini ve Bikram yoganin hic boyle bir sey oldugunu tahmin BILE etmedigini soyledi. Dun geceki hangover'dan sonra bu sabah kalkip gidemeyince sizlanip: "Yarin mutlaka gidelim ama" bile demeye basladi:) Sicaga da gayet iyi tahammul dogrusu (Hatirlatayim: Studyo sicakligi 40 celcius derece. Warning!!!:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Iki kez alisverise ciktik. Ben donuyorum diye Turkiye'ye goturmek istedigim bir kac mutfak malzemesi, tabi ki ayakkabi, o da gozluk, terlik, kozmetik, mutfak aksesuarlari vesaire aldi. Victoria's Secret indimi bitmis:( Oradan maalesef bir sey alamadik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Cumartesi aksami arkadasimin dogumgunu partisine gittik. Superdi! Gunesi dogurup sabah 6'da eve girdik. Once kaldigi apartmanin Party room'unda, sonra da Marwin adli guzel bir barda takildik. Dans, dans, dans...Sonrasinda bir baska arkadasin evinde saraba devam, ve sohbet, sohbet, sohbet...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Bugun Eastern Market'e gittik. Soyle bir goz attik bit pazarina, meyve/sebze pazarina. Eve gelip sonrasinda kendimizi havuza attik. Bu aralar DC cok ama cok sicak, cok nemli ve surekli hava kapali. Mutemadiyen yagmur yagiyor. Vicik vicik nemli hava da, disari cikinca insan da ne sac ne makyaj ne de kuru kiyafet kaliyor:((&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Gectigimiz Cuma Amerika'nin bagimsizlik gunu idi. Hava yine yagmurluydu. Davetli oldugumuz havuz basi barbeku partisine gidip gitmemekte once tereddut yasadik ancak sonra evde kos kos oturmak istemedik. Ve yagmura ragmen DC'nin tum manzarasina hakim apartmanin cati katindaki partiye gittik. Ciseleyen yamgur altinda, gorkemli Washington Monument'inin hemen uzerinde, gokyuzunu rengarenk isiltadan, yildizli, renkli, coskulu hava fisek gosterilerini izledik. Donerken yolda kaybolduk ve kendimizi birden zenci mahallelerinin icerisinde bulduk. O kadar guzel egleniyorlardi ki "acaba yanlis partiye mi katildik:)?" dedik birbirimize. Bu arada ablamda acayip bir African-American hayranligi aldi basini gidiyor. Ne hikmetse!! Yakinda kendisini zenci ilan edecekmis:)) Hisler karsilikli diyebiliriz cunku ablamda latin hatun goruntusu oldugu icin zenciler de ona bayagi bir ilgi gosteriyor. Beraber disari cikinca ilgi odagi nedense hep o oluyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Gecen hafta bayagi bir zaman kafayi, hangi rotadan gidelim, hangi otelde kac gun kalalim, hangi show'a gidelim, nasil bir Grand Canyon turu alalim sorunsallariyla yedikten sonra nihayet biletlerimizi, otelimizi, showlarimizi, turlarimizi ayarladik. Bundan sonraki haftasonu Vegas'a gidiyoruz. Bekle bizi Las Vegas, geliyoruuuuuuuuuuuuuuz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-1955739417626320726?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/1955739417626320726/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=1955739417626320726' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/1955739417626320726'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/1955739417626320726'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/07/ablamla-ilk-zamanlar.html' title='Ablamla ilk zamanlar....'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-405150266325288582</id><published>2008-06-30T19:31:00.001-07:00</published><updated>2008-06-30T19:33:33.651-07:00</updated><title type='text'>Ablalarin ablasi canim ablam</title><content type='html'>Yarin ablam geliyor. Ogleden sonra onu havaalanindan alacagim. Cok heyecanliyim. Yuppiiiiiiiii............Bir suru plan, ama yine cok az zaman var:( Olsun O geliyor ya, onemli olan o.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-405150266325288582?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/405150266325288582/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=405150266325288582' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/405150266325288582'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/405150266325288582'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/06/ablalarin-ablasi-canim-ablam.html' title='Ablalarin ablasi canim ablam'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-3912177183810433346</id><published>2008-06-25T19:47:00.001-07:00</published><updated>2008-06-25T19:47:13.344-07:00</updated><title type='text'>Ailemi cok seviyorum...</title><content type='html'>&lt;div xmlns='http://www.w3.org/1999/xhtml'&gt;&lt;p&gt;&lt;object height='350' width='425'&gt;&lt;param value='http://youtube.com/v/blArYOPjOkM' name='movie'/&gt;&lt;embed height='350' width='425' type='application/x-shockwave-flash' src='http://youtube.com/v/blArYOPjOkM'/&gt;&lt;/object&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ve cok sansliyim ailem oldugu icin, beni her zaman destekleyen, her zaman yanimda olan, zor zamanlarimda elimden tutan, sirtimdan sivazlayan, beni her dustugumde ayaga kaldiran, teselli eden, gozyaslarimi silen, yuregimdekileri paylastigim hic korkmadan cekinmeden, mutluluklarimi cogaltan, kahkahalarima ortak olan bir ailem, annem, babam ve ABLAM oldugu icin ne kadar sansliyim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Insan olmaya calismak bir kez daha zarar verdi ama insan olmaya calismaktan hic vazgecilmeyecekti, kardes olmaktan, aile olmaktan...kisin icinde bahar bulma umudu hic eksilmeyecekti."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Dun, bugun, yarin, umud eder bir yanim. Bu son degil baslangic biliyorum. Yagmurun sesi anlatiyor bize herseyi. Yuzumde bir tebessum dinliyorum. Bu acilar elbet biter, hayat yine devam eder, bekliyorum. Neler neler gelir gecer, hersey unutulur. Bir umitle yeni bir gun baslar, gelse de sonbahar. "&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Hayat gulumsuyor akip gidiyorken zaman...yine bir gun baslar, yepyeni umutlar, gelse de sonbahar.."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaprak dokumu sezon finaliyle yine aglatti beni, yine hatirlatti bana ailenin ne kadar onemli oldugunu, ne olursa olsun, ne yasanirsa yasansin, aile bireyleri arasindaki dayanismayi ve destegi ve birbirine kenetlenmeleri...Iyi ki varsiniz ailem, iyi ki...Uzakta bile olsaniz, iyi ki varsiniz ve beni bu zamanlara kadar tasidiginiz icin ne kadar tesekkur etsem, ne kadar dua etsem, ne kadar ozlemle gozyasi doksem AZdir. Iyi ki hayattasiniz. Ne olur bir yere gitmeyin, ne olur beni yalniz birakmayin. Biliyorum size cok hasretlik yasattim ama sunu bir kez daha bilin: siz hep benimleydiniz ben de hep sizinle. Sizi hep yuregimde tasidim, tasiyorum. Benim herseyimsiniz. HERSEYIM...&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-3912177183810433346?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/3912177183810433346/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=3912177183810433346' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/3912177183810433346'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/3912177183810433346'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/06/ailemi-cok-seviyorum.html' title='Ailemi cok seviyorum...'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-681277254125516727</id><published>2008-06-22T16:39:00.000-07:00</published><updated>2009-07-27T12:21:07.858-07:00</updated><title type='text'>Spirit Bliss Farm ve Raw Potluck</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SF79jprHg4I/AAAAAAAAASU/o6woYvdNeB4/s1600-h/Spirit+Bliss+Farm+014.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px; height: 156px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SF79jprHg4I/AAAAAAAAASU/o6woYvdNeB4/s200/Spirit+Bliss+Farm+014.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5214884207465563010" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SF79UrGSePI/AAAAAAAAASM/jgDvChc_DKo/s1600-h/Spirit+Bliss+Farm+001.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px; height: 144px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SF79UrGSePI/AAAAAAAAASM/jgDvChc_DKo/s200/Spirit+Bliss+Farm+001.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5214883950149925106" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SF7_ApUrGYI/AAAAAAAAASs/ftW6X5zbDRU/s1600-h/Spirit+Bliss+Farm+030.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://2.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SF7_ApUrGYI/AAAAAAAAASs/ftW6X5zbDRU/s200/Spirit+Bliss+Farm+030.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5214885805099260290" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SF7-I092aHI/AAAAAAAAASk/ADgUDiD9aBw/s1600-h/Spirit+Bliss+Farm+022.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://2.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SF7-I092aHI/AAAAAAAAASk/ADgUDiD9aBw/s200/Spirit+Bliss+Farm+022.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5214884846152083570" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Yoga hocalarimdan biri olan Marsha cok saglikli yasayan ve beslenen biri. 60'larinda olduguna zor inanilir. Marsha sadece cig, pismemis yiyeceklerle, sebze ve meyvelerle besleniyor. Vegan olmanin da otesinde kendisi bir 'raw foodist' ya da 'rawist.' Cok ozel vitaminler aliyor, anti-oxidant icecekler iciyor. Cok takdir ediyorum kendisine bu kadar ozenli davranmasini, bakmasini. Ben de elimden geldigince dikkat ediyorum. Cok uzun zamandir et yemiyorum (Turkiye'de yedigim izgara levrekler, cipuralar haric:) ama o kadar da olur...simdilik!) duzenli, daha dogrusu her gun, yoga yapiyorum, ne zaman firsat bulsam yuruyorum ve itiraf etmeliyim beslenmeme, agzimdan iceri giren seyin ne olduguna cok dikkat ediyorum. Organik meyve ve sebze tuketiyorum vs. Marsha'yi ne zaman yakalarsam da nasil beslendigiyle ilgili ipuclari almaya calisiyorum. Bu konularda cok okuyup arastirdigim icin de ortak noktalar buluyoruz ve uzaydan gelmis gibi dinlemiyorum kendisini. Gecenlerde beni cok guzel bir &lt;a href="http://www.naturalzing.com/"&gt;websitesi&lt;/a&gt; ile tanistirdi. Bu sitede cok degisik, saglikli, alternatif ve sadece organik urunler satiliyor. Eger cig ve organik beslenme ile pek bir alakaniz yoksa cogu urun size anlasilmaz ve hatta gereksiz gelebilir. Ama eger tersi dogruysa urunler kismina tikladiginizda mal bulmus magribi gibi sevineceksiniz. Ben gecen gun alisveris yaparken adeta kendimi kaybettim ve kantarin topuzunu kacirdim biraz ama olsun cok besleyici ve faydali seyler aldim (brazil nut powder, hemp seed protein powder, camu camu, lucuma, maca powder, cacao nibs, cocoa powder, goji berries, unsalted Peruvian olives,  milk bag,  chia seeds, hemp seeds...listem uzun valla)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumartesi yani dun bu sirketin sahibi kari-kocanin (Jeff ve Helen) kendi evlerinde,  daha dogrusu cifliklerinde duzenledikleri bir yemek vardi, hem urunlerini, hem sirketlerini tanitma amacli. Marsha bana ve diger yogi arkadaslarima siz de gelin deyince atlayip gittik. DC'ye 1 saat uzaklikta Mount Airy denen yemyesil bir bolgenin icinde kocaman bir alana yayili arazileri, kocaman evleri, kopekleri, tavsanlari, organik sebze ve meyveler yetistirdikleri tarim alanlari ve seralari var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Jeff ve Helen usenmeyip hem evlerini 40 kadar kisiye acip hem de bizlere muhtesem cig yemekler hazirlamislar. Ben ilk defa adam akilli hazirlanmis cig yemek bufesi gordugum icin hersey degisik ama bir o kadar da lezzetli geldi. Gercekten yedigim en lezzetli yemekler ve tatlilardi diyebilirim. Biz vardigimizda Jeff tatli hazirliklari yapiyordu. Biz de limonata yapimina yardim ettik. Yiyeceklerin hicbirinde process edilmis bir sey, hic bir katki maddesi yok. Mesela seker yerine Agave surubu ya da Yacon surubu kullaniliyor. Un yok. Tart hamurlari hurma, badem ve hindistan cevizi yagi karisimindan hazirlaniyor. Sut urunleri yok. Soya sutu bile yok cunku o da process ediliyor. Onun yerine badem sutu kullaniliyor. Ayrica butun tohumlari filizlendirip (sprouted) salatalarda tuketiyorlar ki bu yontem tohumlari tuketmenin en saglikli yolu cunku filizlenme sirasinda tohumun butun besleyici degerleri aynen ve en yuksek safhada muhafaza ediliyor. Turlu turlu salatalar, otlar, zeytinler, meyve ve sebze karisimi pureler, keten tohumlu ve daha bilmedigim bin turlu tohumdan yapilmis krakerler, nane sulari, limon otu sulari, fermente edilmis sebze sulari, daha neler neler...Boyle bir menunun eksik ve zayif olacagini dusunenler cok yaniliyor. Iste herseyin organic oldugu menumuz:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Flax crackers with Almond cheese (Keten tohumu krakerleri ve badem peyniri)&lt;br /&gt;Pineapple Cucumber Mint Soup (ananasli naneli salatalik corbasi... Muthisti!!)&lt;br /&gt;Mizuna salad mix&lt;br /&gt;Mixed greens with Veggie Tray and Olives (Zeytinler Peru'dan di ve tuz konmadan hazirlanmisti. Yedigim en lezzetli zeytinlerdi)&lt;br /&gt;Black raspberry herbal vinaigrette&lt;br /&gt;Rainbow coleslaw&lt;br /&gt;Saurkraut&lt;br /&gt;Hemp Kale salad&lt;br /&gt;Cucumber salad&lt;br /&gt;Lemonade&lt;br /&gt;Gingerade&lt;br /&gt;Guacamole&lt;br /&gt;Chocolate Black Raspberry Pie&lt;br /&gt;Vanilla mint ice cream&lt;br /&gt;Lydia's cinnamon raw krispie treats&lt;br /&gt;Mulberry hemp fudge (Bu tatlida kullanilan dutlar Turkiye'den ithal edilmis:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Bunlarin yaninda gelen misafirler de bir suru sey getirmisti ama onlarin adlarini bilmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yemekten sonra Jeff bize ciftligi gezdirdi, ekip bictiklerini gosterdi. Biz de bu arada dallardan bol bol bogurtlen ve dut yedik, semizotu (ingilizce adi purslane imis, bunu yeni ogrendim) kemirdik (Ben yillardir semizotu bulmaya calistim su gurbet ellerde. Cogu Amerikali bilmedigi icin basariz oldum arastirmalarimda. Iki yil once bir arkadasimin annesi evlerinin etrafinda gezinirken tesadufen yol kenarinda goruyor, hemen kopariyor ve bahcelerine ekiyor. Semizotu cok arsiz ve her yerde bitiyor. Biz de bu sayede semizotu yiyebiliyoruz Amerika'da. Yoksa herseyin satildigi ve bulundugu bu ulkede semizotu bulmak mumkun degil). Fotograf cekildik. Hava kararinca sohbete evde devam ettik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir suru yeni insanla tanistim, tarifler, kitap isimleri, web adresleri, telefon ve adresler degis tokus ettik. Amerikayi bu yuzden cok seviyorum. Insanlar cok kompleksiz ve acik. Kimse kimseyi yargilamiyor, herkes cok saygili ve kibar, birbirini dinliyor, ozen gosteriyor. Tanistigim insanlar arasinda Reiki, ruhsal danismanlik hizmeti veren genc bir yahudi cocuk, arjantinli ve brezilyali bir cift, amerikali hippi bir kiz, yine amerikali, bu beslenme tarziyla son 1 yilda 50 pound zayiflamis bir kadin, kanadali yasli bir cift, 43 yasinda ama otuzdan yukari gostermeyen yahudi bir genc adam (ki bu adam gunduzleri araba acentasinda calisip geceleri de part-time sandalye masaji uyguluyormus. Her yere goturdugu ozel bir masaj sandalyesi var, bana da usenmeyip gosterdi. Mesela 4 sene kadar bir gece klubunde striptiz yapan kizlara sov sonrasi masaj uygulamis. Ayrica vakit buldukca sokaklarda, alisveris merkezlerinde filan da yapiyormus bu isi. Biz olsak boyle bir seyi soymeye gocunuruz, hatta soyleyemeyiz bile. Bu adamla da yahudi gelenekleri ve toreleri uzerine bolca konustuk. Dini tatil gunleri olan şabat'ta neler nicin yapilir onlari anlatti bana. Cok ilginc bir sohbet oldu) vardi. Jeff ile de gecenin sonlarina dogru bayagi bir konusma firsatim oldu. Ilginc bir insan. Nasil saglikli beslenmeye basladigini, gecirdigi asamalari, neler yaptigini, isini, yapmak istediklerini anlatti. Turkiye'den ve dunyanin diger yerlerinden getirdigi urunlerden bahsetti. O kadar comert ve tatli insanlar ki evlerini adeta alan katan ettik, mutfaklarindaki herseyden tattik, kutuphanelerini alt ust ettik, hic bir sey demediler, dahasi, rahatsiz olmus bile gorunmediler. Sohbet ve ortam bu kadar guzel olunca saatler nasil gecti anlamadik. Gecenin bir yarisi Reiki'ci Isaac bana reiki bile uyguladi, ruhsal analizimi yapti. Velhasil cok guzel bir gundu. Sabaha karsi 3'te mutlu ve huzurlu bir sekilde yataga girdim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-681277254125516727?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/681277254125516727/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=681277254125516727' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/681277254125516727'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/681277254125516727'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/06/spirit-bliss-farm.html' title='Spirit Bliss Farm ve Raw Potluck'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SF79jprHg4I/AAAAAAAAASU/o6woYvdNeB4/s72-c/Spirit+Bliss+Farm+014.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-8319627955326339781</id><published>2008-06-22T16:30:00.000-07:00</published><updated>2008-12-12T21:44:17.337-08:00</updated><title type='text'>Piknik...</title><content type='html'>Haftasonu eglenceli gecti. Bugun (Pazar), Washington'daki Amerikan Turk derneginin duzenlemis oldugu piknige gittim. Yeni bir kac insanla tanisma ve eskilerle gorusme firsatim oldu. Acik hava, bol gunes, nehir manzarasi ve yesillikler cok iyi geldi. Arkadasimin Turk-Etyopya kirmasi super sevimli bebeklerini bol bol mincikladim, isirdim. Fotograflar cektim. Menude inegol kofte ve sariyer boregi vardi. Hicbirinden yemedim. Canim da cekmedi. Dun ve bugun detox gunu oldu benim icin. Ozellikle dun cok keyifli bir gun gecirdim. Neler yaptigimi ayrica yazacagim. Dun cok gec eve geldigim ve sabah 3'e karsi uyudugum icin cok gec kalktim bu sabah ama gunu degerlendirebildim:) Bu aksam dun aldigim yeni kitaplara goz atip erken yaticam.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SF779w131bI/AAAAAAAAAR8/VfWV_giinHs/s1600-h/Spirit+Bliss+Farm+051.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SF779w131bI/AAAAAAAAAR8/VfWV_giinHs/s400/Spirit+Bliss+Farm+051.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5214882457043064242" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Mincikladigim bebeklerin biri bu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SF78VB5jWPI/AAAAAAAAASE/7wngPNISZb8/s1600-h/Spirit+Bliss+Farm+046.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://4.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SF78VB5jWPI/AAAAAAAAASE/7wngPNISZb8/s400/Spirit+Bliss+Farm+046.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5214882856758892786" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;digeri de bu...Ikisi kardes ve gordugum en guzel melez veletler!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-8319627955326339781?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/8319627955326339781/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=8319627955326339781' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/8319627955326339781'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/8319627955326339781'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/06/piknik.html' title='Piknik...'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SF779w131bI/AAAAAAAAAR8/VfWV_giinHs/s72-c/Spirit+Bliss+Farm+051.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-7135615934286431169</id><published>2008-06-15T18:36:00.001-07:00</published><updated>2008-06-15T18:36:53.525-07:00</updated><title type='text'>Can you love someone like this? </title><content type='html'>&lt;div xmlns='http://www.w3.org/1999/xhtml'&gt;&lt;p&gt;&lt;object height='350' width='425'&gt;&lt;param value='http://youtube.com/v/WHQ41aQsmZ8' name='movie'/&gt;&lt;embed height='350' width='425' type='application/x-shockwave-flash' src='http://youtube.com/v/WHQ41aQsmZ8'/&gt;&lt;/object&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bir insan digerini bu kadar derin, uzun sureli ve tutkulu sevebilir mi? Yoksa sadece senaryolarda mi yazilir boylesi muhtesem ask hikayeleri? Beni de boyle sevdi mi birileri acaba? Gizliden gizliye, yolumu gozleyip, ismimi her yere yazarak, resmimi hep yaninda tasiyarak, benim hayalimle her gece uykuya dalmis, beni benden habersiz, uzaktan uzaga deli gibi sevenim, -lerim var miydi? Itiraf edilmis ama yasanmadigi, el degmedigi, tuketilmedigi icin hala capcanli duran iki tarafli sevgiler'im, arzular'im var biliyorum...Bir de yasadigim, bitmis olmasina ragmen hala tuketilmemis, yipranmamis, hirpalanmamis, icten ice suren sevgiler'im var, ozenle sakladigim, korudugum.&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-7135615934286431169?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/7135615934286431169/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=7135615934286431169' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/7135615934286431169'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/7135615934286431169'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/06/can-you-love-someone-like-this.html' title='Can you love someone like this? '/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-1011730787025000353</id><published>2008-06-15T14:09:00.001-07:00</published><updated>2008-12-12T21:44:17.924-08:00</updated><title type='text'>Guzel bir yemek, sohbet ve film...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SFWGhNVxc6I/AAAAAAAAARs/WawQCWTWfJI/s1600-h/Kendall-Seda-Ordan+burdan+057.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 300px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SFWGhNVxc6I/AAAAAAAAARs/WawQCWTWfJI/s400/Kendall-Seda-Ordan+burdan+057.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5212220048826004386" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dun o kadar yorulduktan sonra cok sevdigim ama ne zamandir gorusmedigimiz arkadasima yemege gittim. Cok keyifli vakit gecirdik. Esi erken uyuyunca biz de Darjeeling Limited isimli Wes Anderson filmi seyrettik. Yorgunluktan filmin sonuna dogru, ben de kedileri Nancy gibi, uyuya kalmis olsam da eglenceli ve komik bir filmdi diyebilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SFWHAh67_hI/AAAAAAAAAR0/Z6AuLG22OQE/s1600-h/Kendall-Seda-Ordan+burdan+056.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://1.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SFWHAh67_hI/AAAAAAAAAR0/Z6AuLG22OQE/s400/Kendall-Seda-Ordan+burdan+056.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5212220586926538258" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-1011730787025000353?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/1011730787025000353/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=1011730787025000353' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/1011730787025000353'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/1011730787025000353'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/06/guzel-bir-yemek-sohbet-ve-film.html' title='Guzel bir yemek, sohbet ve film...'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SFWGhNVxc6I/AAAAAAAAARs/WawQCWTWfJI/s72-c/Kendall-Seda-Ordan+burdan+057.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-7771390078111303789</id><published>2008-06-15T13:29:00.000-07:00</published><updated>2008-12-12T21:44:18.896-08:00</updated><title type='text'>Donus Hazirliklari -1-</title><content type='html'>Gecen Pazar Turkiyedeki evimden DC'deki evime dondugumde apartmandan icerden girerken bizim sitede "Spring Lawn Sale" ilanini gorunce "Neden olmasin?" dedim. Ve dun pilimi pirtimi, gozden cikardiklarimi, donerken agirlik yapmasini istemedigim seylerin bir kismini, ben de sitedeki diger komsularim gibi 38th ve Porter caddeleri uzerindeki cim alanin uzerine sabahin bir korunde serdim, seristirdim. Kisa gunun kari 156 dolar hasilat elde ettim:) O da hepsi incik ginciktan. Buyuk seyleri satamadim, ornegin teleskopum ve bayagi bir para bayilip almis oldugum Isvec mali buhar makinem (ki onun sayesinde ne rahat geceler gecirdim bir bilseniz:) benim gibi kronik sinus problemi olan biri icin it was a must!!) Fotograflarda gordugunuz, imzali, buyuk yagli boya tablom ise arabadan indirir indirmez kapildi!!! Ucuza gitti ama olsun. Bu arada gelen gecen ve benim mini plush, bath toy'larla ilgilenen cocuklara da hediye olarak verdim bazi seyleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boylesi bir deneyim benim icin ilk. Amerikalilarin bakis acilarini, bir dolar icin bile pazarlik ettiklerini gormek cok ilgincti. Sosyallesme acisindan super bir olay. NPR radyosundan bir kadin, Alman bir kadinla evli Amerikali emekli asker, yari Lubnanli yari Amerikali  kendi yaptigi takilarini satan bir kadinla bayagi sohbet ettik hatta arkadas bile oluverdik. Lubnan kokenli olanin Noor (yani bizim NUR) isimli muhtesem bir bebegi vardi. Benim stanti birakip bol bol bebekle oynadim, optum, kokladim. Tek zor yani tum o esyalari tasimak ve sonrasinda o sicakta geri goturmek oldu. Ama olsun, boyle bir deneyimi parayla bile satin alamazdim:))&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SFWDIcFr_YI/AAAAAAAAARE/PkOIl1NL0Bw/s1600-h/Kendall-Seda-Ordan+burdan+048.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://4.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SFWDIcFr_YI/AAAAAAAAARE/PkOIl1NL0Bw/s400/Kendall-Seda-Ordan+burdan+048.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5212216324753456514" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;                                aaa ivir zivirim gitti gidiyor!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SFWDoer1_TI/AAAAAAAAARM/slHSwUbpUp4/s1600-h/Kendall-Seda-Ordan+burdan+035.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://2.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SFWDoer1_TI/AAAAAAAAARM/slHSwUbpUp4/s400/Kendall-Seda-Ordan+burdan+035.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5212216875206180146" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SFWD33ndc0I/AAAAAAAAARU/AuRNnzRNeB4/s1600-h/Kendall-Seda-Ordan+burdan+030.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://4.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SFWD33ndc0I/AAAAAAAAARU/AuRNnzRNeB4/s400/Kendall-Seda-Ordan+burdan+030.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5212217139596718914" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SFWEGW-rumI/AAAAAAAAARc/xVfvDgmMBH0/s1600-h/Kendall-Seda-Ordan+burdan+031.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://4.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SFWEGW-rumI/AAAAAAAAARc/xVfvDgmMBH0/s400/Kendall-Seda-Ordan+burdan+031.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5212217388533791330" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-7771390078111303789?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/7771390078111303789/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=7771390078111303789' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/7771390078111303789'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/7771390078111303789'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/06/donus-hazirliklari-1.html' title='Donus Hazirliklari -1-'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SFWDIcFr_YI/AAAAAAAAARE/PkOIl1NL0Bw/s72-c/Kendall-Seda-Ordan+burdan+048.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-3184735711315429981</id><published>2008-06-13T12:38:00.001-07:00</published><updated>2008-06-13T12:38:29.206-07:00</updated><title type='text'>Rumi from the voices of Madonna and Deepak Chopra</title><content type='html'>&lt;div xmlns='http://www.w3.org/1999/xhtml'&gt;&lt;p&gt;&lt;object height='350' width='425'&gt;&lt;param value='http://youtube.com/v/P27nWrpmByM' name='movie'/&gt;&lt;embed height='350' width='425' type='application/x-shockwave-flash' src='http://youtube.com/v/P27nWrpmByM'/&gt;&lt;/object&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-3184735711315429981?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/3184735711315429981/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=3184735711315429981' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/3184735711315429981'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/3184735711315429981'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/06/rumi-from-voices-of-madonna-and-deepak.html' title='Rumi from the voices of Madonna and Deepak Chopra'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-344375494496632627</id><published>2008-06-13T07:26:00.001-07:00</published><updated>2008-06-13T07:26:33.932-07:00</updated><title type='text'>ASLI GÜNGÖR - Kalp Kalbe Karşıdır (Orjinal Klibi) Enbe</title><content type='html'>&lt;div xmlns='http://www.w3.org/1999/xhtml'&gt;&lt;p&gt;&lt;object height='350' width='425'&gt;&lt;param value='http://youtube.com/v/UJEKna0g5KY' name='movie'/&gt;&lt;embed height='350' width='425' type='application/x-shockwave-flash' src='http://youtube.com/v/UJEKna0g5KY'/&gt;&lt;/object&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu sarkiyi gecen hafta Turkiye'deyken duymustum ama kim soyluyor bilmiyordum. Guzel bir ses ve guzel bir sarki. &lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-344375494496632627?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/344375494496632627/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=344375494496632627' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/344375494496632627'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/344375494496632627'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/06/asli-gngr-kalp-kalbe-kardr-orjinal.html' title='ASLI GÜNGÖR - Kalp Kalbe Karşıdır (Orjinal Klibi) Enbe'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-4774026419267782282</id><published>2008-06-12T09:05:00.001-07:00</published><updated>2008-06-12T09:07:43.216-07:00</updated><title type='text'>Gidemem</title><content type='html'>&lt;div xmlns="http://www.w3.org/1999/xhtml"&gt;&lt;p&gt;&lt;object height="350" width="425"&gt;&lt;param value="http://youtube.com/v/ZBrZqJPTSHw" name="movie"&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://youtube.com/v/ZBrZqJPTSHw" height="350" width="425"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bazen daha fazladir her sey&lt;br /&gt;Bir esikten atlar insan&lt;br /&gt;Yüzüne bakmak istemez yasamin&lt;br /&gt;O kadar azalmistir anlam&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O zaman hemen git radyoyu aç bir sarki tut&lt;br /&gt;Ya da bir kitap oku mutlaka, iyi geliyor&lt;br /&gt;Ya da balkona çik bagir, bagirabildigin kadar&lt;br /&gt;Zehir disari akmadan yürek yikanmiyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama fazla da üzülme, hayat bitiyor bir gün&lt;br /&gt;Ayriliktan kaçilmiyor&lt;br /&gt;Hem çok zor hem de çok kisa bir macera ömür&lt;br /&gt;Ömür imtihanla geçiyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben bu yüzden hiç kimseden gidemem gitmem&lt;br /&gt;Unutamam aci tatli ne varsa hazinemdir&lt;br /&gt;Acinin insana kattigi degeri bilirim küsemem&lt;br /&gt;Acidan geçmeyen sarkilar biraz eksiktir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir siirden, bir sözden&lt;br /&gt;Bir melodiden, bir filmden&lt;br /&gt;Geçirip güzellestirmeden can dayanmiyor&lt;br /&gt;Yildizlarin o isikli firçasi azicik degmeden&lt;br /&gt;Bu sahane hüzün tablosu tamamlanmiyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-4774026419267782282?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/4774026419267782282/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=4774026419267782282' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/4774026419267782282'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/4774026419267782282'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/06/gidemem_9337.html' title='Gidemem'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-8172761422817724276</id><published>2008-06-12T06:45:00.000-07:00</published><updated>2008-06-12T09:00:52.201-07:00</updated><title type='text'>Eger varsa gozyaslarinin ardinda gizlenen mutluluk</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;sairlerin dedigi gibi, onu bekliyorum. Asik olmak, sevilmek, arzu edilmek, tercih edilmek, yolu gozlenmek, deger verilmek istiyorum. Olesiye sevmek, arzu etmek, kalbim deli gibi carparak yaninda beklemek, yollarimizin kesistigi yerlerde her zaman beraber, elele, omuz omuza yurumek istiyorum. Paylasmak istiyorum herseyimle, gozyaslarimi ve kahkalarimi, sevinclerimle beraber, aglayan ve huzunlenen yanimi. Paylasmasini istiyorum herseyiyle ama  yalansiz ve durustce!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah birlikte yanyana uyanmak istiyorum, yanimda bana guven ve huzur veren varligini bilmek ve hep hissetmek istiyorum, beraber heryeri, her ulkeyi gezmek, gitmedigimiz yer, kaldirmadigimiz tas birakmamak, karnimiz agriyincaya kadar kahkahalar atmak, mutlaka yelkenliyle seyahat etmek, koylarda, okyanuslarda denize girmek, muzikler dinlemek, romantik aksam yemekleri yemek uzuuuuuun sohbetler ve opusmeler esliginde, gozler-imize bakarken sevdigimizi ve sevildigimizi ta en derinimizde kuskusuz hissedebilmek, haftasonlari yuruyusler yapmak, iki kisilik bisikletle gezmek, filmler seyretmek, beraber aglamak, gulmek, en onemlisi hayati cok ciddiye almadan yasayabilmek, herseyi sevgi ve saygiyla paylasmak istiyorum ben, ozel alanlarimizi hic kirip dokmeden, ihlal etmeden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boyle bir Sevgili'yle cocuklar buyutmek istiyorum. Sevgili'yle yasadigimiz o Yuksek ve kutsal sevgiyi cocuklarimizla katlamak istiyorum. Sevgili Evren sana icimi dokuyorum, beni duy lutfen!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-8172761422817724276?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/8172761422817724276/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=8172761422817724276' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/8172761422817724276'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/8172761422817724276'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/06/eger-varsa-gozyaslarinin-ardinda.html' title='Eger varsa gozyaslarinin ardinda gizlenen mutluluk'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-3245819998093244088</id><published>2008-06-12T03:58:00.000-07:00</published><updated>2008-06-12T04:02:00.297-07:00</updated><title type='text'>Biz kendimize de Batı'ya da yabancıyız, yetmezmiş gibi aramızda da kamplaşıyoruz şimdi</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.sabah.com.tr/haber,8F3A565DEB224D93ABAED91591C9BFB6.html"&gt;Ama biz Cumhuriyet kuşakları olarak ne vârisleri olduğumuz Bizans uygarlığını, ne de Osmanlı medeniyetini, &lt;b&gt;"Modernleşme"&lt;/b&gt; projemizin kültürel yapısı içine yerleştirebildik.&lt;br /&gt;Mao &lt;b&gt;"Proleter&lt;/b&gt; &lt;b&gt;Kültür&lt;/b&gt; &lt;b&gt;Devrimi"&lt;/b&gt; yapıp geçmişi yok saymıştı. Biz de galiba bunu &lt;b&gt;"Bürokratik&lt;/b&gt;&lt;b&gt;Kültür&lt;/b&gt; &lt;b&gt;Devrimi"&lt;/b&gt; ile yapmaya çalıştık.&lt;br /&gt;Batı'nın 19'uncu yüzyıl sonrası döneminden düşünce alanında pozitivizmi, ekonomi alanında da sanayileşmeyi alarak, çağ atlayabileceğimizi zannettik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir meydan kahvesindeki küçük orkestra, Verdi'nin La Traviata'sından bölümleri çalıyordu.&lt;br /&gt;Bizim benzer bir mekânımızda Dede Efendi'nin veya Tanburi Cemil Bey'in bir bestesinin icra edildiğini hiç duydunuz mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendi insanını hafife alan, kendi halkının kültürünü geri olarak niteleyen modernleşme hareketimiz, şimdi Avrupa Birliği'ni de &lt;b&gt;"tehlike"&lt;/b&gt; olarak görüyorsa ve demokrasinin &lt;b&gt;"rejim"&lt;/b&gt;i tehdit ettiği ileri sürülüyorsa, burada bir yanlışlık yok mudur? &lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-3245819998093244088?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/3245819998093244088/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=3245819998093244088' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/3245819998093244088'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/3245819998093244088'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/06/biz-kendimize-de-batya-da-yabancyz.html' title='Biz kendimize de Batı&apos;ya da yabancıyız, yetmezmiş gibi aramızda da kamplaşıyoruz şimdi'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-6209929110884700833</id><published>2008-06-10T04:36:00.000-07:00</published><updated>2008-12-12T21:44:19.258-08:00</updated><title type='text'>Ben Olmeden Once...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SE5nWOZg8-I/AAAAAAAAAQc/qOuhsuQL3pQ/s1600-h/24.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://1.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SE5nWOZg8-I/AAAAAAAAAQc/qOuhsuQL3pQ/s400/24.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5210215450434139106" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;                                   boyle ucmayi,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SE5nf9qxqSI/AAAAAAAAAQk/y7xStOkQG5g/s1600-h/48.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://1.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SE5nf9qxqSI/AAAAAAAAAQk/y7xStOkQG5g/s400/48.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5210215617741826338" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;                    ve sonbaharda aynen boyle kirmizi eteklerimde yaprak toplamayi istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;*Source of the pictures: http://www.milliyet.com.tr/content/galeri/yeni/goster.asp?galeriid=2082&amp;amp;ver=52&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SE5nf9qxqSI/AAAAAAAAAQk/y7xStOkQG5g/s1600-h/48.jpg"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-6209929110884700833?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/6209929110884700833/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=6209929110884700833' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/6209929110884700833'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/6209929110884700833'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/06/olmeden-once.html' title='Ben Olmeden Once...'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SE5nWOZg8-I/AAAAAAAAAQc/qOuhsuQL3pQ/s72-c/24.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-4344106424495057658</id><published>2008-06-10T03:01:00.001-07:00</published><updated>2008-12-12T21:44:19.343-08:00</updated><title type='text'>Bir Tutam Sac...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SE5frKuCVbI/AAAAAAAAAQU/AawJcUid-0I/s1600-h/070918224811_Mother_and_Baby_in_a_Manger_LG.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SE5frKuCVbI/AAAAAAAAAQU/AawJcUid-0I/s400/070918224811_Mother_and_Baby_in_a_Manger_LG.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5210207014130701746" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Annelik boyle bir sey olsa gerek. Tarifi mumkun olmayan, sozcuklerin yetersiz kaldigi, yetersizlikten ote en iyi sairlerin, yazarlarin, psikologlarin, soz ustalarinin bile ne kadar cabalasalar dahi sozsellestiremedigi bir ic gudu, duygular demeti, ilahi guc. Sadece yasanir, hissedilir, tasinir, bilinir icinizde bir yerlerde, dogarken uflenir ruhunuza, bedeninize ve kalir taaa... olene kadar, nefesin son damlasina kadar. Hissedersiniz illa ki, hic dogurmamis olsaniz bile, bir anayi, bebegini kucaklarken, emzirirken, dokunurken gordugunuzde... Bir bakarsiniz icinizin sizin bile farkinda olmadiginiz derinliklerinde dev dalgalar halinde akan duygulariniz sarsmis tum bedeninizi, ruhunuzu, sasirirsiniz. Sasirirsiniz nedir bu tektonik dalgalarin kaynagi, merkezi, buyuklugu diye. Iste isim-len-di-re-me-dik-lerinizin, soz-sel-les-ti-re-me-dik-lerinizin tum bu toplamina 'annelik' denir biz insanlar arasinda, o da sirf tanimlayabilmis, etiketleyebilmis olmak icin, yasadigimiz her duyguyu anlatmaya calisirken yaptigimiz gibi. Ama bilirsiniz, hem de cok iyi bilirsiniz ki, o ilahi kaynagin yerini, volkanin derinligini, kendi bedeni icinde yarattigiyla olesiye kurdugu bagi hic birsey ve hic kimse anlatamaz. Ne Balzac, ne Fromm, ne Freud, ne Goethe, ne Euripides...Anneligi sadece ve sadece kizinin ortaokulda sacini kesen ve o saclari bir tutam yapip kordelesiyle beraber kesenin icinde yillarca saklayan, arasira cok uzaklardaki kizinin dayanilmaz hasretini gidermek icin o saclari oksayan ve koklayan anne bilir. Onu benim Annem bilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;*Source of the picture: http://www.blackwhitestockphotography.com/images/070918224811_Mother_and_Baby_in_a_Manger_LG.jpg&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-4344106424495057658?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/4344106424495057658/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=4344106424495057658' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/4344106424495057658'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/4344106424495057658'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/06/bir-tutam-sac.html' title='Bir Tutam Sac...'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SE5frKuCVbI/AAAAAAAAAQU/AawJcUid-0I/s72-c/070918224811_Mother_and_Baby_in_a_Manger_LG.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-4313997716794068878</id><published>2008-06-08T16:13:00.000-07:00</published><updated>2008-06-08T16:28:45.330-07:00</updated><title type='text'>Hic bitsin istemedim ama Bitti!</title><content type='html'>Yorucu ama zevkli bir Turkiye gezisi daha bitti. Tam 'oh Antalya'ya geldim, ne guzel artik dinlenir, denize girerim' derken, gecen pazartesi gelen telefonla yine Ankara'ya bir geceligine ucmak zorunda kaldim. Iyi de oldu bir yerde, hem cumhurbaskanimizin guzel mi guzel evinde bir cay icmis, hem de cok sevdigim arkadasim Sevgi ile biraz daha zaman gecirmis, ayrica gecen defa goremedigim arkadaslari da gormus oldum. Sonra Ankara'dan Izmir'e uctum. Izmir ayaginda en son 15 yil once gorustugum ortaokul/lise arkadasimla bulustuk, nostalji yasadik. Buraya koyabilecegim bir fotograf olmasini isterdim. Ama ne o ne de ben o gece bir makina getirmeyi akil etmistik:(&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugun DC'ye vardim, ogleden sonra saat 1'de. O saatten beri kendimi uyumamak icin zor tutuyorum. Buranin bedtime'ini bekliyorum ki yarin uyandigimda cok fazla sarsmis olmasin jetlag beni. Yolculugum rahat ve guzel gecti. Allahtan bu kez Munih'te sadece iki saat bekledim. Atlantik'i ucarken de yanimda oturan Kibrisli Rum adamla ordan buradan sohbet ettik, tabi ki siyaseti konusmadan da edemedik. Kibrisli degilim ama gecmis 7 yil icerisinde isim geregi Kibrisli cok kisi tanidim. Eger gercek Kibrisliyla konusursaniz, Turk ya da Rum, hepsi yasanan trajedilerin buyuk ulkelerin, ozellikle Ingiltere ve ABD, cikar kavgalarindan kaynaklandigini, bugun de hic bir seyin degismedigini soyluyorlar.  Gecmiste huzurlu, beraber yasadiklari gunlere ozlem duyuyorlar ve yine oyle yasayabileceklerini ama buna hep 'birilerinin' engel oldugunu, ve o 'birilerinin' adanin huzura ve cozume kavusmasini hic istemediklerini soyluyorlar. Bu adam da ayni seyleri tekrarladi ucakta bana. Karamsar her adali gibi o da.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-4313997716794068878?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/4313997716794068878/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=4313997716794068878' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/4313997716794068878'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/4313997716794068878'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/06/hic-bitsin-istemedim-ama-bitti.html' title='Hic bitsin istemedim ama Bitti!'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-1911663989186829643</id><published>2008-06-02T00:18:00.000-07:00</published><updated>2008-06-23T07:21:35.278-07:00</updated><title type='text'>Tatilin geri kalani...Antalya-Varan 2</title><content type='html'>Bir hafta bile olmadi Antalya'ya varali. Havalar mevsimin kavurucu sicaklarindan henuz nasibini almamis. Kaleicinde keyifli keyifli gezmenin dayanilmaz hafifligi var uzerimde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Carsamba gunu tum gun uyumak ve dinlenmekle gecti. O gecenin aksami, Antalya operasinda premier'i oynanan Puccini'nin Madama Butterfly'ini seyrettim ve bol bol agladim. Operacilar ve orkestra gercekten cok iyiydi bu kez. E tabi, birakin da merhum Pavarotti ile calismis dunyaca unlu Italyan bir reji, memleketinin en unlu operalarindan birini sahneye koyunca boyle olsun! Baska neler yaptim Antalya'da? Ilk kez, 2006 yilindan sonra denize girdim. Talya Oteli'nin yanindaki falezlerden kendimi Akdeniz'in sularina attim. Cumartesi gunu ablamla beraber pazara gidip bol bol penye satin aldim, hemen her gece degisik cafe/bar'larda arkadaslarla beraber oldum (Uzaklar, ki benim favorimlerinden biri, Zen, ve Jolly Joker gittiklerimiz arasinda), Kaleici'nde annemle yuruyus yaptim ve 2006 yilinda yasadiklarimi hatirladim bol bol, gectigimiz Cuma aksami, yine dostlarla, icinden selalenin aktigi bir mekanda yemek yedim, dun aksam, cok sevdigim arkadasim Ozan'in evinde vermis oldugu yemekli partiye gittim. Ozan her zamanki gibi muhtesem yemekleri, ictenligi, samimiyeti, comertligi ile dort dortluk evsahipligi yapti hepimize. Antalya'da yeni mekan kesfetmedim bu kez. (Pardon ya, kesfettim aslinda. Ataturk Parki icerisinde 'Order' isimli bir yer. Muhtesem manzarasi, guzel kahveleri ve Pazar gunleri klasik muzik esliginde brunch'i var) Zaten cok da vaktim olmadi. Benim icin onemli olan sevdiklerimle birarada olmak ve keyifli zamanlar gecirmekti. Basima gelen tek talihsiz olay, cumartesi gunu sabah kalktigimda boynumun aniden tutulmasi oldu. Bir sure birsey olmaz deyip, aci icinde ortalikta dolastiktan sonra, siddeti giderek artan aciya ve kafami yamuk bir vaziyette tutmaya daha fazla dayanamayip hastaneye giderek igne oldum. Agizdan ilac, igne, masaj ve fitil ile anca acabildik boynumdaki kas spazmini. Allah kimseye vermesin boyle bir aci diyorum, cunku uzun zamandir yasadigim en kotu agri/aciydi diyebilirim. Neyse ki annemlerin yaninda oldu boyle birsey. Aksi olsaydi ne olurdu dusunmek bile istemiyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-1911663989186829643?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/1911663989186829643/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=1911663989186829643' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/1911663989186829643'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/1911663989186829643'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/06/tatilin-geri-kalaniantalya-varan-2.html' title='Tatilin geri kalani...Antalya-Varan 2'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-4602463986488198314</id><published>2008-06-01T23:18:00.000-07:00</published><updated>2008-06-02T01:01:39.997-07:00</updated><title type='text'>Tatilin geri kalani...Ankara-Varan 1</title><content type='html'>Istanbul'dan sonra, yine bir is gorusmesi icin, gectigimiz Pazar aksami Varan otobusuyle yola ciktim. Cok da rahat vardim Ankara'ya. Yolculuk 5 saat surdu. Universitede okurken, Izmir-Istanbul karayolunu Varan ya da Ulusoy ile bayagi bir asindirmistim. O zamanlar ucak bu kadar yaygin degildi. Benim icin guzel bir nostalji oldu, otobusle once Ankara'ya oradan da Antalya'ya gecmek. Gezimin Ankara ayagi son anda programima dahil oldu. Cumartesi gunu gelen bir telefon ile apar topar, Istanbul-Antalya THY biletimi aciga aldirip,  Ankara'ya geldim. Cumhurbaskanligi'nda gorusmeler yaptim. Washington'da bagli oldugum kurumda bir sure birlikte calistigim, o zamanlardan tanidigim ve iyi ki de tanimis oldugum, su an Ankara'da calisan arkadasim Sevgi'nin kaldigi otelde, gecici 'evi'nde 1 gece konakladim. Onun da &lt;a href="http://sevgistanbul.blogspot.com/"&gt;blogunda&lt;/a&gt; yazdigi gibi gulduk, eglendik, bol bol sohbet ettik, kisa zaman icerisinde dolu dolu yasadik beraber gecirdigimiz anlari.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazartesi sabahi otobusten iner inmez otele gelip, dus alip, hazirlanip Cankaya Kosku 5 no'lu kapidan C.baskanligina giris yaptim. Once Sevgi'yi yeni ofisinde ziyaret ettim ve beraber ogle yemegi yedik. Ogleden sonra Kosk'te RTUK odullerinin verildigi bir kokteyle katildik beraber. DC'den tanidigim yuzleri orada gormek ve dedi-kodu yapmak guzeldi. Sonrasinda gorusme yapacagim kisinin makamina gidip, orada bir sure zaman gecirdim. Kendisi bayagi yogundu, o gun Yargitay Baskan vekilinin ve Japon buyukelcisinin Kosk'te Cumhurbaskani ile gorusmesi varmis. Her yer, her koridor, vizir vizir islek, guvenlik doluydu. Kosk'ten ayrildigimizda saat galiba 7.30 civariydi. Aksam yemegi icin Arjantin caddesine gidelim dedik. Biliyorum oyle bir niyet icin cok uygun bir yer degil ama onunden gecerken dayanmayip, hadi girelim dedik, ve Kuki'de birer salata yedik. Cok leziz gorunen pastalarina da uzaktan bakmakla yetindik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ertesi gun, sabah beni yine gorusmeye cagirdiklari icin Sevgi ile beraber uyanip, hazirlanip, otelde kahvaltimizi edip (bu arada Dedeman'in kahvaltisi bayagi bir zenginmis, hosuma gitti), Cankaya'ya geldik. Sabah ki gorusmem daha rahat gecti. Hatta gorustugum kisiyle muzik sohbeti yapip, birbirimize CD'ler bile hediye ettik. Zamanim kisitli, gormek istedigim insanlar cok olunca o gunum bayagi bir kosusturma ve taksi trafigi ile gecti. Sogutozu'nde Hurriyet binasina gittim once, sonrasinda, telefonda, bir gazeteci arkadasimla sohbet, ondan sonra Karum ve Tunali'da biraz alisveris (cok guzel CD'ler ve bir kac guzel taki aldim kendime), Fix kuaforde fon cektirme, oradan Cankaya Evleri, Hosdere caddesi uzerinde yine bir dost/Ankara insider ile gorusme, zaman cok daraldigi icin ODTU'deki gorusmeyi iptal etme ve nihayet aksam yemegi icin herkesin bahsettigi 'meshur' Recep Usta'da Sevgi ve diplomat bir arkadasimla gunu cok guzel bir sekilde noktalama. Recep Usta hakkindaki fikirlerim: Yeri guzel, manzara olarak. Acik, ferah, buyuk bir mekan. Servis cok hizli ve iyi. Yemekler, daha dogrusu kebaplar, yiyeni ve seveni icin eminim cok guzeldir ancak ben et yemedigim ve sevmedigim icin, oncesinde gelen mezeleri daha cok begendim. Etsiz cigkofte, etli kuru patlican dolmasi, ki gercekten enfesti, nar eksili salata, ve siradisi bir icli kofte, disi beyaz bir hamurla kapli (kizartilmamis) ici kiyma dolu kucuk toplar seklinde. Bir de ayran'i sunus tarzlari cok hosuma gitti. Minik kisiye ozgu bakir kaplar icinde, kucuk bakir kepceleriyle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Recep Usta'dan ayrildiktan sonra otele geldik, esyalarimi toparladim. Ve diplomat olan arkadasim sagolsun beni gara kadar goturdu ve nazik bir sekilde kalkis saatine kadar bekledi. Sabah uyandigimda Antalya'daydim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-4602463986488198314?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/4602463986488198314/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=4602463986488198314' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/4602463986488198314'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/4602463986488198314'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/06/tatilin-geri-kalaniantalya-varan-1.html' title='Tatilin geri kalani...Ankara-Varan 1'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-8439061149515864870</id><published>2008-05-25T13:45:00.000-07:00</published><updated>2008-05-25T14:00:27.807-07:00</updated><title type='text'>Buyukada ve Istanbul gezimin sonu</title><content type='html'>Bugun canim arkadasim Ezel ile Buyukada'ya gittik. Kabatas'ta bulusup saat 2'de ada vapuruna bindik. 1.5 saat sonra Buyukada'daydik. Once Mado'dan dondurma aldik, sonra da Fayton'a binip Nizam semtinin icinden ve Hatirla Sevgili cekimlerinin yapildigi Yasemin ve Ahmet'in evlerinin onunden gecerek kisa bir nostalji turu yaptik. Hava ve manzaralar enfesti. Aya Yorgi kilisesine ciktik, kir kahvesinde, tahta masalarda, denize nazir, kusbakisi bira ve soda ictik, cekirdek citlettik. Donuste yuruyerek, bu kez Maden semti icerisinden, fotograflar cekerek iskeleye geri geldik. Bu arada Naya Retreats denen cok hos eski kosk/yeni motel bir yere girip programlari ve oda fiyatlari hakkinda bilgi aldik. Kosk oyle guzel, odalar oyle ferah, teraslari oyle buyuk ve sahane deniz manzarali ki keske orada kaliyor olsaydim diye dusunmeden edemedim. Orada kalirken yoga derslerine katilabiliyor, Cinli bir doktorla enerjinizi duzenlemek icin seanslar yapabiliyor, shiatsu ve thai masajlari alabiliyorsunuz. Koskun arkasinda da bungalow evler var, isteyen orada da kalabilir. Bahcesinde cok guzel bir kedi ile tanistik, uc tane bes haftalik yavrusu var. Oyle guzellerdi ki, eger burada yasasaydim bir tanesine kesin talip olurdum. Vapura binmeden once iskelenin hemen yakinindaki Ali Baba isimli Ezel'in arkadasinin restorantinda harika bir balik, salata ve meze kombosu yedik. 9 vapuru ile Istanbul'a geri donduk. Birazdan evden cikip otobus terminaline gidecegim. Istikamet Ankara. Yarin Kosk'te randevum var.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-8439061149515864870?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/8439061149515864870/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=8439061149515864870' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/8439061149515864870'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/8439061149515864870'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/05/buyukada-ve-istanbul-gezimin-sonu.html' title='Buyukada ve Istanbul gezimin sonu'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-7650712785858404952</id><published>2008-05-24T14:28:00.000-07:00</published><updated>2008-05-24T15:36:13.771-07:00</updated><title type='text'>Antalya sonrasi Istanbul</title><content type='html'>Gectigimiz Carsamba Istanbul'a geldim. Asil gelis sebebim Cuma gunu vize randevumun olmasiydi. Hazir gelmisken hem arkadaslarimi ziyaret etmek hem de bir iki is gorusmesi yapmak cok iyi oldu. Persembe gunu Sabanci Holding'deki Bey ve insan kaynaklari muduru ile gorustum. Ucagim sabahti ve varir varmaz Ezel'in evine geldim. Dus alip, kiyafet degistirip direk holdinge gittim. Gorusmem iyi gecti. Sonrasinda yakindaki alisveris merkezine, Kanyon'a geldim. Bruksel'de hemen her oglen bizim isyerinin cok yakininda olan Le Pain Quotidien'de yemek yerdik. Kanyon'da subesini gorunce, hazir karnim da acken girip birseyler atistirdim. D and R'a girip oradan iki tane CD aldim, yeni cikmis kitaplara baktim. Starbucks'da Turk kahvesi ictim, sirf nasil Turk kahvesi yapiyorlar onu denemek maksadiyla. Guya bir kac cesit cekirdek kahveyi karistiriyorlarmis. Ben cok begenmedim. Take Away Istanbul'dan hediyelik bir kac sey aldim. Taksi alip eve geldim. Cok yorgun oldugum icin o aksam disari cikmadik. Evde Sariyer Boregi yiyip Avrupa Yakasi seyrettik:) Tokat Tomato...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Persembe gunu sabahtan Koc Holding'te calisan biri ile gorusmeye Nakkastepe'ye gittim. Kendisi ile uzun bir sohbet ettik, Turkiye'de calisma ortami, ozellikle Istanbul'da yasama ve calisma firsatlari hakkinda konustuk. Benim calistigim alan ile ilgili birini gormemi istedi ancak ben orada oldugum sirada bahsettigim kisi orada olmadigi icin ogleden sonra yeniden Taksim'den Nakkastepe'ye gecerek o gun 4 sefer kopruyu gecmis oldum. Iki gorusme arasi Gazeteci-Yazar bir buyugumle Taksim'de The Marmara'nin altindaki Kitchenette'te ogle yemegi icin bulustuk. DC'den ve Ankara'dan konustuk bol bol. Politika, politika, politika...O gunun aksami da eve gelip, Ezel'le hemen bir sokak altlarinda kurulan pazara giderek balik ve sebze/meyve aldik. Kendimize evde guzel bir ziyafet cektik. Mariachi diye tatli bir bira cikmis memlekette. Ben de balikla onu denemis oldum. Hic fena degil. Begendim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cuma gunu ABD konsoloslugunun Istinye'deki yeni binasini, daha dogrusu kalesini, gormek ilgincti. Amerikalilar, kucuk bir dagin tepesine, yerin yedi kat alti, 3 kat ustu cikan bir kale insa etmisler. Etrafi da surlarla cevrili, hic abartmiyorum. Istiklal'deki bombalama olayindan sonra bayagi tedbirli davranmislar anlasilan. Neyse randevuma erken gittim biraz. Ama biraz uykulu oldugum icin saskinliktan sirami kacirip extra bir 40 dak. beklemis oldum. Neyse belgeleri verdik, parmak izimizi bastik. Allahtan mulakat filan yapmadilar. 10 senedir ABD'deyiz diye kiyak gectiler herhalde:) Ustune ustluk konsolos gorevlisi belgelere bakarken benimle yarenlik bile etti. Calistigim kurumu biliyormus. Hatta DC'de baska bir kurumda calisan baska bir Turkiye uzmaninin ismini soyleyip taniyip tanimadigimi sordu. DC hap kadar yer oldugu icin tabi ki tanidigimi soyledim. Orada kazasiz belasiz islerimi hallettikten sonra taksiyle Ortakoy'e gittim. Ezel gelinceye kadar Tomurcuk cafe'de oturup bogaza karsi cayimi ictim ve Istanbul'u cok ozlemis oldugumu hissettim. Ezel gelince eskiden ismi Sedir olan simdinin Lavanta isimli restorantinda yemek yedik. (Yemekler cok kotuydu, kesinlikle tavsiye etmem. Bir de midelerimiz bozuldu ertesi gun, yani bugun!!!!) Oradan ciktiktan sonra yuruyerek Yildiz Korusunun icerisinden Barbaros Bulvarina ciktik. Arada biryerlerde Malta Kosku'nde soluklanip Turk kahvelerimizi ictik. Yildiz Parki icindeki Seramik magazasini gezdik. Eve erken gelmis olduk. Ben dus alip, biraz uyudum. Hazirlanip Besiktas'a oradan da Uskudar'a gectik. Facebook'tan yillaaar sonra buldugum ortaokul ve lise arkaslarimla Kuzguncuk'ta Ismet Baba isimli kucuk bir balik restorantinda bulustuk. Balik, raki ve sohbet...cok keyifliydi, uzun bir aradan sonra gorusmek ve hala ayni frekanslarda kalmis oldugumuzu gormek. Ismet Baba'dan ayrildiktan sonra Istiklal'a gelip Asmalimescit'te kum saati denen bir yerde diger arkadaslarla bulusup eve saat 2 civari donduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugun  sagolsun Ankara'dan planlarini degistirip Istanbul'a bu haftasonu benim icin gelen sevgili arkadasim Sevgi ile Taksim'de bulustuk. Yine Kitchenette birseyler atistirip sonrasinda Istiklal'de yuruduk. Birkac kitapciya girdik ciktik. Galatasaray lisenin yanindaki yokustan asagiya inip Goethe Enstitusunun oldugu binanin en ust katinda cok guzel, muhtesem manzarali bir yerde bir seyler ictik ve sohbet ettik. O kadar konu birikmis ki, nefes almadan konustuk. O disci randevusu icin ayrildiktan sonra ben Ezel ile bulustum ve Istanbul'da yoga dersleri, yogaya ilgi konularinda konusmak icin bir arkadasimin yogi arkadasi ile Cihangir'de bulustuk. Smryna denen hos bir cafede oturduk. Istanbul'da yaklasik 20 kadar yoga ve bir o kadar da pilates studyosu varmis. Simdi burada Sahika gibi bir 'Sasirdim' repligi giriyorum. Tabi guzel bir gelisme. Ancak Engin bana bizim insanimizin biraz maymun istahli oldugunu ve bugun moda, trendy olan birseyin yarin 'out' olabilecegini de soylemeden edemedi. Yani benim yoga studyosu acma fikirlerim bayagi bir torpulendi bugun. Hele yaz aylarinda Ist. da yoga studyolari bayagi bir sinek avliyormus, o da yaz aylarinda guney sahillerinde yoga retreat'ler duzenliyormus. Onun tavsiyesi Istanbul'da bir sure gelip yasamam, yoga yapmam, ortami ve insanlarin yaklasimini gormem ve ondan sonra karar vermem oldu. Bana da mantikli geldi aslinda. Bu arada Cihangir'de Avrupa Yakasinin Makbule ve Tacettin karakterlerini gorduk:) Neyse Cihangir bayagi bir kalburustu olmus valla ben gormeyeli. Cihangir'den yuruyerek Tunel'e oradan da Galata Kulesi ve Galata koprusunden gecerek Eminonu vapur iskelesine geldik. Vapurla, sirf gezmis olmak icin, once Uskudar'a, Uskudar'dan da motorla Besiktas'a, oradan dolmusla Dikilitas'a, evimize geldik. Yarin da Buyukadaya gidiyoruz. Istanbul kazan, ben kepce.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-7650712785858404952?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/7650712785858404952/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=7650712785858404952' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/7650712785858404952'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/7650712785858404952'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/05/antalya-sonrasi-istanbul.html' title='Antalya sonrasi Istanbul'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-8252458878495765137</id><published>2008-05-19T10:52:00.000-07:00</published><updated>2008-05-19T11:01:24.891-07:00</updated><title type='text'>Izmir sonrasi Antalya</title><content type='html'>Turkiye'ye geleli 6 gun oldu. Gelir gelmez hastalandim, cok siddetli grip oldum. Persembe ve Cuma Izmir'de, cumartesiden itibarenden Antalya'dayim. Ucakta cok kuvvetli bir virus kapmis olmaliyim. Uzun zamandir bu kadar hastalandigimi hatirlamiyorum. En son Bruksel'e tasinirken, 2005 yilinda, cok agir bir grip olmustum. Simdi ona cok yakinim. Ucak yolculuklari artik benim icin bir kabus oldu. Her yolculuk sonrasi, ozellikle ABD'den Turkiye'ye gelirken, illaki hastalaniyorum. Tabi gelir gelmez hastalanmak cok kotu bir durum. Zaten jetlagsiniz, bir de uzerine hastalik. O kadar ozlediginiz ulkenize gelmisken bir an once kendinizi disarilara atmak ve gezmek isterken eve bagli kalmak, aci ve agri cekmek cok kotu birsey. Bundan sonra ucak yolculuklarimda maske takicam galiba. Boyle olacak, cekilecek gibi degil cunku.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Antalya cok guzel. Hava nefis. Bugun ablamin bir arkadasinin Cakirlar'da yeni acmis oldugu, OBA isimli bir kir kahvesinde enfes guzel bir kahvalti yedik. Bazlamalar, gozlemeler, ev recelleri, koy tereyagi, demli cay, zeytin, peynir, taze domatesler,  biberler... hersey cok guzeldi. Cam agaclarinin altinda bol bol oksijen aldik, salincakta sallandik, ben bir sure uyudum firil firil esen ruzgarla. Sonra da kaleicine bir ugradik. Soyle bir yuruduk. Agaclardan az da olsa dut yedik:) Keyifli bir gundu. Bir de hastalanmamis olsam!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-8252458878495765137?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/8252458878495765137/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=8252458878495765137' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/8252458878495765137'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/8252458878495765137'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/05/izmir-sonrasi-antalya.html' title='Izmir sonrasi Antalya'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-4202110738557914710</id><published>2008-05-11T22:15:00.001-07:00</published><updated>2008-05-11T22:23:23.590-07:00</updated><title type='text'>Bir siir daha...yine eskilerden...</title><content type='html'>Yesil Uzum Taneleri ve Ben&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koyumden kentime giden otobusun icindeyim&lt;br /&gt;Ucuz kolonyanin kokusu, ucuzluguna inatmiscasina genzimi yakiyor&lt;br /&gt;Annemin mis kokulu nevresimlerini geride biraktim simdi&lt;br /&gt;Sabahin serinliginde ninemle (babaannem) vedalasip denizi terkettim&lt;br /&gt;Su an yemyesil uzum baglarinin icinden yol aliyoruz&lt;br /&gt;Her bir kok olgunlasmayi bekleyen talebe uzum salkimlariyla dolu&lt;br /&gt;Bir farkim yok yesil, comez uzum tanesinden&lt;br /&gt;Onun gibi ben de yavas yavas ogreniyorum&lt;br /&gt;Olgunlasmayi, buyumeyi ve zamani geldiginde topraga yeni kokler salmayi&lt;br /&gt;Sararmak icin daha vakit lazim bana&lt;br /&gt;Gel sen beni bekleme bu yaz, yesil uzum tanesi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ps. Bu siirin, ya da karalamanin, altina da sunu yazmisim:"30 Haziran 1999. Sakran'dan Izmir'e giderken."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-4202110738557914710?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/4202110738557914710/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=4202110738557914710' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/4202110738557914710'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/4202110738557914710'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/05/bir-siir-dahayine-eskilerden.html' title='Bir siir daha...yine eskilerden...'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-827116832239688785</id><published>2008-05-11T22:06:00.000-07:00</published><updated>2008-05-12T12:35:43.251-07:00</updated><title type='text'>Bir Siir.. Cok eskilerden...</title><content type='html'>Yollar uzun&lt;br /&gt;Yollar huzun&lt;br /&gt;Yollar ayrilik&lt;br /&gt;Yollar hasret&lt;br /&gt;Yollar gozyasi&lt;br /&gt;Yollar kucaklasma&lt;br /&gt;Yollar ozlemle beklemek&lt;br /&gt;Yollar geride kalan&lt;br /&gt;Yollar sabir&lt;br /&gt;Yollar el kapisi&lt;br /&gt;Yollar ana-baba hasreti&lt;br /&gt;Yollar kardes sizisi&lt;br /&gt;Yollar sevgiliden uzaklik&lt;br /&gt;Sevenlerden uzaklik&lt;br /&gt;Yollar engel&lt;br /&gt;Yollar kopru&lt;br /&gt;Hayatlarimiz koprulerin uzerinde uzayip gidiyor&lt;br /&gt;Zaman zaman ayrilmalar, zaman zaman kesismeler ve rastlantilar&lt;br /&gt;Hayatlar rastlantilara bagli&lt;br /&gt;Hayatlar ucuz&lt;br /&gt;Hayatlar aslinda tekrari olamayacak denli yasanilasi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ps. Bu siiri eski ajandalarimi karistirken bir sayfasinda gordum. Altina aynen su notu dusmusum:" 14 Nisan 1998 saat 23.25. Otobusle Istanbul'a gidiyorum." Hey gidi gunler, on sene nasil gecmis!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-827116832239688785?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/827116832239688785/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=827116832239688785' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/827116832239688785'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/827116832239688785'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/05/bir-siir-cok-eskilerden.html' title='Bir Siir.. Cok eskilerden...'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-1662714396339867402</id><published>2008-05-11T09:03:00.000-07:00</published><updated>2008-05-11T09:10:44.827-07:00</updated><title type='text'>Pazar haberleri...</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=HaberDetay&amp;amp;Kategori=pazar&amp;amp;ArticleID=526259&amp;amp;Date=11.05.2008&amp;amp;ver=63"&gt;Devletin Kurt filmini ceksem, komedi olurdu...&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.sabah.com.tr/haber,3A0AFB642BA64D178F4AA7EBC3011613.html"&gt;Turkiye'nin yuzde 74.1'i yoksul...&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.sabah.com.tr/ct/haber,E9E5A7CBF47449BEA788CCDFAA000441.html"&gt;Acilinca beni Allah'la korkuttular...&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-1662714396339867402?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/1662714396339867402/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=1662714396339867402' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/1662714396339867402'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/1662714396339867402'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/05/devletin-kurt-filmini-ceksem-komedi.html' title='Pazar haberleri...'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-2206464965414215086</id><published>2008-05-06T19:21:00.000-07:00</published><updated>2008-05-06T19:46:22.390-07:00</updated><title type='text'>Siz hic Saturn'u gordunuz mu?</title><content type='html'>Ben gordum. Hem de dun aksam. 5 hafta kadar once buradaki deniz guclerinin kurmus oldugu ABD'nin ikinci buyuk rasathanesine gitmek icin rezervasyon yaptirmistim. Nihayet dun icin gun alabildim. Baskan yardimcisi Dick Cheney'nin evi de, maalesef!!, ayni compound icerisinde oldugu icin inanilmaz bir guvenlik taramasi vardi. Her zamanki gibi, abartili, sinir bozucu...Ama degdi, tum beklemelere, ayakta kalmalara. Iki ana gruba bolunduk toplam 48 kisi. Yarisi tum saatlerin ona gore ayarlandigi ve dakikliklerinin her an kontrol edildigi 'master clock' u gormeye diger yarisi da 19.yuzyilin sonlarinda yapilmis ama hala cok hassas olan ve yeni teknolojilere pabuc birakmayacak teleskopu ve gokyuzunu gozlemlemeye gitti. Ben ve arkadasim ikinci gruptaydik. Sansimiza hava superdi, apacik, bulutsuz...Bir kulenin tepesine ciktik ve dairesel bir odanin icinde devasa buyuklukteki teleskopun etrafinda kumelendik ve hepimiz siramizi bekledik, gokyuzune bakmak, uzayin sonsuzlugu, buyuklugu ve de esrari karsisinda insanoglu olarak ne kadar savunmasiz, kucucuk ve hala ne kadar 'bilgisiz' oldugumuzu bir kez daha anlamak icin. Ve o an geldi: Gozlerimi dev teleskopun kucuk gozlem noktasina dayadim. Once bir karanlik. Hic bir sey gormedim. Hemen sonra iste o muhtesem gezegen ve etrafindaki halkalar. O kadar net, o kadar yakin, o kadar parlak. Elimi uzatsam avucumun icine alabilirim sanki. Nasil bir yanilsama??? Ne kadar buyuleyici! Etrafindaki halkalar yuvarlagina o kadar yakin gorunuyor ki rehberimiz: "sakin kanma, halkalar ile yuvarlak arasindaki bosluktan dunya gezegenini gecirebiliriz" diyor. Oylece kalakaliyorum, susuyorum, soyleyecek bir sey bulamiyor, gozlerimi alamiyorum. Size gorduklerimi, hissettiklerimi nasil anlatirim onu bile bilmiyorum. Tek bildigim dunya benim etrafimda donmuyor. Bunu bir kez daha anliyorum. Ben, bu bilinmezlik ve sonsuzluk icerisinde sadece cok ufacicik bir varligim, kendi sorunlari icerisinde bocalayan, herseyi kendi gozluklerinden goren, ama HER ZAMAN, kendime ve dunyaya daha YUKSEK bir perspektiften bakmam gerektigini animsamam, kendime defalarca hatirlatmam gereken.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-2206464965414215086?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/2206464965414215086/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=2206464965414215086' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/2206464965414215086'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/2206464965414215086'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/05/siz-hic-saturnu-gordunuz-mu.html' title='Siz hic Saturn&apos;u gordunuz mu?'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-7446053563476855156</id><published>2008-05-06T12:25:00.001-07:00</published><updated>2008-12-12T21:44:19.607-08:00</updated><title type='text'>Dostlarla...</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SCCw3-5JX3I/AAAAAAAAAQE/zA69JPSOZrg/s1600-h/P5030015.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5197348445807533938" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SCCw3-5JX3I/AAAAAAAAAQE/zA69JPSOZrg/s400/P5030015.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Doganlar buyuyor...Bir arkadasimizin kizinin ikinci yasgunu partisi biz buyukler icin de sohbet ve guzel ikramlar:-) acisindan iyi oldu. Uzuun zaman olmustu boyle toplanmayali...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-7446053563476855156?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/7446053563476855156/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=7446053563476855156' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/7446053563476855156'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/7446053563476855156'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/05/dostlarla.html' title='Dostlarla...'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_8XSSbUD6--g/SCCw3-5JX3I/AAAAAAAAAQE/zA69JPSOZrg/s72-c/P5030015.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-6065326196558814259</id><published>2008-05-03T17:39:00.000-07:00</published><updated>2008-05-03T18:08:18.849-07:00</updated><title type='text'>Ayni tas, ayni hamam</title><content type='html'>Dun gece Hatirla Sevgiliyi yuregim agzimda, uzulerek seyrettim. Yil 1978, ben 2 yasimdayim daha. Dunyadan haberim yok tabi. Benim icin hersey hava hos, ekmek elden su golden. Ama icine dogdugum ulke adeta savas alani, yaniyor, yikiliyor, icten icte bolunuyor, bolundukce daha cok kan dokuluyor. Insanlar birbirine dusman, kardes kardesi olduruyor. Neymis efendim Turkiye'de darbeyi gecerli kilmak icin ortam hazirlaniyor-mus, sartlarin pismesi bekleniyor-mus, ozel harp ve mit ne idugu belirsiz isler ceviriyor-mus. Kimin eli kimin cebinde belli degil. Herkes uc maymunu oynuyor. Ne duyuyor, ne goruyor, ne de konusuyor. Herkes kor, sagir ve dilsiz olmus. Goreni, duyani, konusani da vuruyorlar kallesce. Ya da kural mural tanimadan her turlu iskenceyle susturuveriyorlar gunun birinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yurtdisindan getirilen silahlar hem 'solcu' hem de 'sagci' diye bol-du-ru-len gencecik insanlarin ellerine veriliyor, birbirlerinden habersiz. Sonra da birbirlerini acimasizca vurmalari izleniyor uzaktan keyifle, istahla, daha cok kana susamis olarak. O da yetmiyor, Alevi-Sunni, Kurt-Ermeni, musluman-gavur diyerek, insanlari daha da cok bolmeye ve otekilestirmeye calisiyorlar. Amip gibi cogaliyoruz, cunku darbe ortamina hazirlaniyoruz. Kahramanmaras'ta Aralik ayinda donemin en buyuk katliamlarindan biri yapiliyor. Otekilestirilen Alevi'lerin yasam haklarinin ellerinden alinmasina karar veriyor birileri. Once evleri buyuk X harfleriyle isaretleniyor, sonra da birer birer yok ediliyorlar. Oylece, sessiz, gunahsiz. Nazilerin yahudileri belleyip oldurmeleri gibi biz de, bizden ama farkli olani gozden cikariveriyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hukumet Ecevit Hukumeti. Ecevit'in elinde gizli belgeler var, bu islerde mit'in parmagi olduguna dair. Ama o da birsey yapamiyor. ABD kilini kipirdatmamayi tercih ediyor kendi sebeplerinden. Malum Soguk Savas donemi. Solcularin, komunistlerin basinin ezilmesi gerek. Ve bir gun, 12 Eylul 1980'de, onca kan ve gozyasi dokuldukten ve onca kayiptan sonra, ABD'den gelen yesil isigi da arkasina alarak, gunumuzun Nude ressami, o zamanin 'vatansever' generali Kenan Pasa darbe dudugunu otturuyor. Heryer karariyor, hersey susuyor, ulke 'kurtuluyor', hem de herkesin elinden. Ver elini siyasi tutuklamalar, idam cezalari, 'bir ondan bir bundan' iceri almalar...Bizler de seviniyoruz cunku oyle gina gelmiski olumun nefesini surekli ensede hissederek, mahalle aralarinda kim vurduya gitmelerden korkarak yasamak. Askeri hepimiz alkisliyoruz, mutlaniyoruz. Ben 4 yasimdayim. Su an 32 ve hersey o kadar tanidik geliyor ki hala, sanki Turkiye dondurulmus bir zaman dilimi icerisinde kalmis, milim ileri gitmiyor. Bugun de nurtopu gibi Ergenekon dosyalarimiz, Kurt-Turk catismamiz, Alevi-Sunni gerginlikleri, sanli ve guclu ordumuz, islamci ve laikci tartismalarimiz var. Turkiye cok yol katetmis mi sizce?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-6065326196558814259?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/6065326196558814259/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=6065326196558814259' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/6065326196558814259'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/6065326196558814259'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/05/ayni-tas-ayni-hamam.html' title='Ayni tas, ayni hamam'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-37204925.post-1475604433830709774</id><published>2008-04-30T19:26:00.000-07:00</published><updated>2008-04-30T19:37:39.195-07:00</updated><title type='text'>Meyveleri toplamak ne guzel bir duygu:-)</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.ntvmsnbc.com/news/444774.asp"&gt;Barraso'nun gelisi  ve Turkiye-AB iliskilerine yeniden bakis-I&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.gercekgundem.com/?p=129336"&gt;Barroso'nun gelisi ve Turkiye-AB iliskilerine yeniden bakis-II&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/37204925-1475604433830709774?l=saripapatyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/feeds/1475604433830709774/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=37204925&amp;postID=1475604433830709774' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/1475604433830709774'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/37204925/posts/default/1475604433830709774'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saripapatyasi.blogspot.com/2008/04/meyveleri-toplamak-ne-guzel-bir-duygu.html' title='Meyveleri toplamak ne guzel bir duygu:-)'/><author><name>saripapatyam</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17713106370118119849</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry></feed>
