Salı, Nisan 13, 2010

Zaman Paradoksu

George Carlin Amerika'da 70 ve 80'li yılların ünlü bir komedyeni idi. 11 Eylül den (9/11) ve karısının ölümünden sonra şöyle yazmıştı.

"Tarih içinde zamanımızın paradoksunu şöyle sıralayabiliriz :

Daha yüksek binalarımız, ama daha kısa sabrımız var; daha geniş oto yollarımız, ama daha dar bakış açılarımız var.

Daha çok harcıyoruz, ama daha az şeye sahibiz; daha fazla satın alıyoruz, ama daha az hoşnut kalıyoruz.
Daha büyük evlerimiz, ama daha küçük ailelerimiz; daha çok ev gereçleri, ama daha az zamanımız var.
Daha çok eğitimimiz, ama daha az sağduyumuz; daha fazla bilgimiz, ama daha az bilgeliğimiz var.
Daha çok uzmanımız, ama yine de daha çok sorunumuz; daha çok ilacımız, mÇok fazla alkol ve sigara tüketiyoruz, çok savurganca para harcıyoruz, çok az gülüyoruz.
Çok hızlı araba kullanıyor, çok çabuk kızıyoruz,
Çok geç saatlere kadar oturuyor, çok yorgun kalkıyoruz,
Çok az okuyor çok fazla TV izliyoruz ve çok ender şükrediyoruz.
Mal varlıklarımızı çoğalttık, ama değerlerimizi azalttık.
Çok konuşuyoruz, çok az seviyoruz ve çok sık nefret ediyoruz.
Geçimimizi sağlamayı öğrendik, ama yaşam kurmayı öğrenemedik.
Yaşamımıza yıllar kattık, ama yıllara yaşam katamadık.
Aya gidip gelmeyi öğrendik, ama yeni komşumuzla karşılaşmak için caddenin karşısına geçmekte sorunumuz var.
Dış Uzayı fethettik, ama iç dünyamızı edemedik.
Daha büyük işler yaptık, ama daha iyi işler yapamadık.
Havayı temizledik, ama ruhumuzu kirlettik.
Atoma hükmettik, ama önyargılarımıza edemedik.
Daha çok yazıyoruz, ama daha az öğreniyoruz.
Daha çok plan yapıyoruz, daha az sonuca varıyoruz.
Koşuşmayı öğrendik, ama beklemeyi öğrenemedik.
Daha fazla bilgiyi depolamak, her zamankinden daha çok kopya çıkarmak için daha çok bilgisayarlar yapıyoruz, ama git gide daha az iletişim kuruyoruz.
Zaman artık, hızlı hazırlanan ve yavaş sindirilen yiyeceklerin; büyük adamlar ve küçük karakterlerin; yüksek kârlar ve sığ ilişkilerin zamanıdır.
Günümüz artık, iki maaşın girdiği ama boşanmaların daha çok olduğu, daha süslü evler, ama dağılmış yuvaların olduğu günlerdir.
Bu günler, hızlı seyahatler, kullanılıp atılan çocuk bezleri, yok edilen ahlakî değerler, bir gecelik ilişkiler, obez bedenler ve neşelendirmekten sakinleştirmeye hatta öldürmeye kadar her şeyi yapabilen hapların olduğu günlerdir.
Vitrinlerde her şeyin sergilendiği, ama depolarda hiçbir şeyin olmadığı bir zamandayız.
Öyle bir zaman ki teknoloji bu mektubu size getirebilir, siz bu içselliği ya paylaşmayı, ya da sil tuşuna basmayı seçebilirsiniz.
Yaşam, aldığımız nefes sayısıyla değil, nefesimizi kesen anların sayısıyla ölçülür.
Paylaşmak özel ve güzeldir, yaşamı paylaşmak, özel gün ve anları paylaşmak değer verip değerinizi bilen birileri olduğunu bilmek onunla paylaşmak ne kadar lüks artık onu bulmak ve kaybetmemek, dostluğu, sevgiyi, hüznü paylaşmak ne güzeldir tüm bunların tarihe karıştığı bir dönemde elde etmek ve yaşamak..."

George Carlin

Cuma, Nisan 02, 2010

Alcim cikti nihayet...

Kuslar gibi ozgurum. 5 haftalik macera sona erdi. Hareketsizlik gunleri geride kaldi. Alcim cikinca ilk adimi atmak enteresan bir duyguydu. Sanki yeni bir organimi ilk defa kullanmaya baslamak gibi..urktum ve tedirgin oldum. Geri gelen agri hemen ayagimin durumunu hatirlatti bana. Ben alci cikar cikmaz yurur, kosar, spor yaparim diye dusunurken, hic de oyle olmayacagini, bir sure daha agrilarla yasayacagimi ve ayagima yeniden yurumeyi hatirlatmak gerektigini anladim. Bu surec de zaman alacak. Su an cok yavas yuruyebiliyorum, agrili noktalara basmaktan ozenle kacinarak.

Cok sukur ki 1 adim daha gecti bu yolculukta. Once catlak, sonra alci donemi, simdi alci sonrasi (a.s) yeni donem. En azindan alcinin hammalligindan kurtuldum. Zayiflamis kaslarim, derim kurumus ama bacagim hafif, muthis guzel bir duygu.

Bu da gecti, insallah a.s. donem de gececek kolaylikla ve sabirla.

Perşembe, Nisan 01, 2010

Eski Bir Tapinak Yaziti

Gurultu, patirtinin ortasinda sukunetle dolas, sessizligin icinde huzur buldugunu unutma. Baska turlu davranmak acikca gerekmedikce herkesle dost olmaya calis. Sana bir kotuluk yapildiginda verebilecegin en iyi karsilik unutmak olsun. BAGISLA ve UNUT. Ama kimseye teslim olma. Icten ol, telassiz, kisa ve acik secik konus. Baskalarina da kulak ver. Aptal ve cahil olduklari zaman bile dinle onlari; cunku dunyada herkesin bir oykusu vardir.

Yalniz planlarinin degil, basarilarinin da tadini cikarmaya calis. Isinle ne kadar kucuk olursa olsun ilgilen, hayattaki dayandigin odur. Sevecegin bir is secersen, yasamindaki bir an bile calisilmis ve yorulmus olmazsin. Isini oyle sev ki basarilarin bedenini ve yuregini guclendirken, verdiklerinle de yepyeni hayatlar baslatmis olacaksin.

Oldugun gibi gorun ve gorundugun gibi ol. Sevmedigin zaman sever gibi yapma. Cevrene onerilerde bulun ama hukmetme. Insanlari yargilarsan onlari sevmeye zamanin kalmaz. Ve unutma ki insanligin yuzyillardir ogrendikleri, sonsuz uzunlukta bir kumsaldaki tek bir kum taneciginden daha fazla degildir.

Aska burun kivirma sakin. O col ortasindaki yemyesil bir bahcedir. O bahceye layik bir bahcivan olmak icin her bitkinin surekli bakima ihtiyaci oldugunu unutma.

Kaybetmeyi ahlaksiz bir kazanca tercih et. Ilkinin acisi bir an, otekinin vicdan azabi bir omur boyu surer. Bazi idealler o kadar degerlidir ki, o yolda maglup olman bile zafer sayilir. Bu dunyada birakacagin en buyuk miras durustluktur.

Yillarin gecmesin ofkelenme. Gencligine yakisan seyleri gulumseyerek teslim et gecmisine. Yapamayacagin seylerin yapabileceklerini engellemesine izin verme. Ruzgarin yonunu degistiremedigin zaman, yelkenlerini ruzgara gore ayarla. Cunku dunya karsilastigin firtinalarla degil, gemiyi limana getirip getiremediginle ilgilenir. Ara sira isyana yonelecek olsan da hatirla ki evreni yargilamak imkansizdir. Onun icin kavgalarini surdururken bile kendi kendinle baris icinde ol.

Hatirlarmisin dogdugun zamanlari. Sen aglarken herkes sevincle gulusuyordu. Oyle bir omur gecir ki herkes aglasin oldugunde. Sen mutlaka gulumse. Sabirli, sevecen, erdemli ol. Eninde sonunda butun servetin SENSIN. Gormeye calis ki, butun pisligine ve kallesligine ragmen dunya yine de insanoglunun biricik guzel mekanidir.

XSENTIUS M.O. IX. YY.

The Apple Logo

Did you know what the Apple Logo symbolizes? I did not...I came across this in the news and found it very interesting.

"Apple's apple symbol is a tribute to Isaac Newton, and hence to science and innovation. It has been bitten on one side, bringing to mind the computer byte and the sexual frisson of Adam and Eve succumbing to temptation by eating the forbidden fruit in the Garden of Eden. Does everyone get all of that? Probably not. Google's doodles say similar things (minus the sex) but so clearly that more of us notice"

By Alice Rawsthorn, NY Times, "Google's Doodles"