Cuma, Ağustos 29, 2008

Simdi Denver'da olmak vardi

CNNturk'te Washington'dan muhabir arkadasim Ahu'yu Demokratlarin Denver'deki kongresinden haber gecerken gordukce acayip ozendim. "Keske orada olsaydim" diye icimden gecirmeden edemedim. Denver ve tum dunya o tarihi anlara sahitlik ederken keske ben de o stadyumda o anlarin icinde olsaydim, o atilan milyonlarca confetinin altinda kalsaydim, Clinton'larin, Biden'in ve Obama'nin tarihi konusmalarini bire bir orada, o kalabaligin icerisinde kafamda sapka, yakamda rozet gozyaslari icinde seyredebilseydim dedim kac kez kendime. Ilginctir ki bugun CNN'de Obama'nin konusmasini izlerken ben bile gaza gelip bir nevi vatani duygularla dolup tastim. Simdi bana ne oluyor Allahaskina elin Turku olarak? Ama oyle demeyin...O konusmayi seyredenler halimden anlayacaklar. Inanilmaz umut dolu, yenilikci, reformcu, uzlasmaci, olumlu ve acayip gaza getiren, duygulandiran bir konusmaydi. Obama'nin zaten kendisi degisimi ve yeniligi temsil ediyor. Amerika'dan donerken havaalanindan aldigim otobiografik kitabini okuyorum su siralar. Annesi Kansas'li bir beyaz, babasi zeki entellektuel bir Kenya'li. Yasadiklari donemin kaliplarina hic de uymayan aksine taban tabana zit bir iliskinin urunu Obama ve kendi hayat deneyimi zorluklarla percinlenmis. Irkcilik ve insan haklari ihlallerinin en yogun yasandigi zamanlarin icinden adeta damitilarak gelmis, beyaz ve zenci dunyalarin arasinda her zaman beynamaz kalmis bu melez adam simdi Amerika'ya ve onunla ilintili olarak tum dunyaya degisim ve taze kan getirmek icin yola cikiyor. Misyonu cok onemli ve buyuk. Konusmasini Martin Luther King'in "Benim bir ruyam var" dedigi gun yapmasi ayrica sembolik. Martin Luther King iste tam da boylesi gunlerin olmasi ruyasini kuran ve bir gun gerceklesecegine inanan biriydi. Tarih boyunca cok aci cekmis ve haksizliga ugramis bu zenci halk simdi kendi iclerinden birini, kendi deneyimlerini yasamis, gecirmis bir adami Amerikan baskanligi icin aday olarak karsilarinda goruyorlar. Bu toplumsal degisim ve donusumun simgesi degil de nedir? Obama'nin uzlasmaci ve barisci tavrinin Amerikanin dis dunyayla iliskilerine de yansimasi kacinilmaz. Ben insallah Obama secilir ve arkasina da aldigi bu degisim ruzgariyla hem Amerika hem de dunya icin guzel seyler basarir diye umid ediyorum.

Not: Bir seyi soylemeden daha gecemeyecegim. Amerikalilar herseyi gorsel bir solene donusturmekte ustalar. Demokratlarin bu tarihi kongresi muthis bir showbiz'di. 80 bin kisilik devasa bir futbol stadyumunda yapilan bu kongrede herkesde pankart, sapka, rozet, bilimum buyuklu kucuklu aksesuar vardi. Ayrica stadyumun hemen disinda Google koca bir cadir kurup kongreye katilan gazeteciler icin bedava internet ortami saglamanin disinda, 'masaj' ve 'free smoothie' servisi bile vermis:) Zaten o stadyumda tuketilen bedava/parali icecegin miktarini dusunmek bile istemiyorum ya da o binbir cesit parti/kongre aksesuarlarina harcanmis parayi. Bir de tabi bunu firsat bilip Denver'de hemen Obama ilintili nesneler/esyalar/aksesuarlar sergisi acmislar hic gec kalmadan (Obama resimli spor ayakkabi bile yapmislar. Yuh diyorum!). Obama'nin konusmasinin sonunda da damardan American country muzik esliginde atilan bir suru hava fisek ve confeti de cabasiydi. Amerika bu, ne yapsa yeridir diyorum:-)

Salı, Ağustos 26, 2008

Ayagimizin tozuyla...

Amerika'dan doner donmez yollara dustuk. Bir arkadasim Kas'ta oldugunu haber edince Antalya'dan arabimiza atlayip, gittik Kas'a. Iyi ki de gitmisiz. Kas'a en son 13 ya da 14 yil once gitmistim annemlerle. Kucuk bir yer oldugunu hatirliyorum ama denizinin bu kadar guzel oldugunu unutmusum. Mavi bayrakli koylarda denize girmek, arkadaslarimizla bol bol vakit gecirmek, denizin kenarinda hic bir sey yapmadan oturmak, kitap okumak, hatta mayisik bir vaziyette uyumak , aksamlari sohbet ve muzik esliginde guzel yemekler yemek cok keyifliydi. Ayrintilari not dusmem gerekirse:

@ Biz, arkadasimin Hollandali arkadasinin Cukurbag yarimadasindaki denize nazir evinde kaldik. Bu firsati bize sundugu icin kendi arkadasima tesekkuru burada bir kez daha borc bilirim. Cok sagol Ezelcim!

@ Ezel sayesinde onun tatli bir arkadasi ile de tanistik. Hatta tesaduf odur ki benim henuz cok yeni tanistigim, facebook'tan buldugum ortaokul arkadasimin arkadasi da motorsikletiyle Istanbul'dan yollara dusmus ve Kas'ta soluklanmis. Bu vesileyle onunla da zaman gecirme hatta beraber Kas'tan Fethiye'ye donme firsatimiz oldu:)

@ Iki plajda deniz sefasi yaptik. Ilki Hotel Aquarius'un mavi bayrakli plaji, digeri de Kas'in icinde Kucuk Cakil plaji. Ikisi de piril piril muhtesem sular...Iki yildir denize girmeyen biri olarak cok hora gecti diyebilirim.

@ Kas'in icinde cok guzel cicili bicili alisveris yerleri var. Keceden yapilmis dekoratif sus esyalari gordugum kadariyla cok revacta. Ben alamadim:( ama siz mutlaka alin.

@ Bahce isimli zeytinyaglilari muhtesem olan bir restorant'ta guzel bir aksam yemegi yedik. Ben yemekleri cok begendim. Masada bulunan diger insanlar da ayni izlenimlerle ayrildi diye dusunuyorum. O gece, Istanbullu arkadasimizin yakin bir dostu da Fethiye'den motorsikleti ile gelerek bize katildi. Kendisini tanidigim icin cok mutluyum. Bir arkadas daha kazanmis olduk o gun! Yemek sonrasi minicik guzel bir bara gittik. Ismi Hideaway. Eski bir Kas evi burasi, yeniden ozenle dizayn edilmis. Gidilmesi siddetle tavsiye olunur!!! Cok guzel kirik buzlu Bailey's Frappe'si var. Ben onu ismarlamadigim icin pisman oldum!

@ Geldigimiz gunun sabahi saat 6'da kalkip Ezel ile yollara dustuk. Sabah yuruyusu olsun diyerekten yarimadadan Kas merkeze, yaklasik 4 kilometre, yuruyus yaptik. Tek tuk --- genelde orada yasayan yabancilar -- kosan insanlara, daha dogrusu erkeklere rastladik. Kas'a vardigimizda alisverisimizi yapip kucuk bir cay bahcesinde taze sIkilmis portakal suyumuzu ve cayimizi icip, dondugumuzde kendimize guzel bir kahvalti hazirladik. Arkadasim benim gibi yemek konularina ve dogal urunlere merakli oldugu icin Kas oncesi durakladigi yerlerin koy pazarlarindan dogal bal ve sizma zeytinyagi getirmis. Afiyetle yedik. Zeytinyaginin basina sonradan talihsiz bir olay gelse de :))!!!! en azindan ilk gun domateslerin uzerine bolca dokerek tadina bakabildik.

@ Motorsikleti olan arkadasim sagolsun bana tam gunbatimi esnasinda muhtesem bir ada turu yaptirdi. Kasksiz olacagim icin basta cok cekindim ama cok dikkatli ve iyi bir surucu olan arkadasimdan hiz yapmayacagimiz sozu aldigim icin sonunda dayanamayip gunes gozluklerini takip arkasina atladim, iyi ki de atlamisim. Uzun zamandir bu kadar keyifli bir sey yapmamistim. Motorun insana sundugu o muthis ozgurluk ve sinirsizlik hissiyle gezmek, gun batarken ki o guzel kizilligi ve o kizilligin dogayi burudugu renk cumbusunu seyretmek muhtesemdi. Cok tesekkurler S.

@ Meis'e gidemedik :((( cunku vizemiz yoktu. Eger vizeniz varsa mutlaka gidin derim. Bizden sadece Ezel gidebildi. Eminim cok keyif aldi. Minik ve sevimli bir adaymis burasi.

@ Tatilimizin ucuncu gunu tamamen spontane bir sekilde Fethiye'ye gitmeye karar verip bize daha sonradan katilan ablamin Fethiyeli arkadasinin ciftliginde kalmak uzere yine yollara dustuk. Istanbullu arkadasim ve onun arkadasi da motorsikletleriyle ayni guzergahtan Fethiye'ye gelip Kayakoy'deki evlerine yerlestiler. Bizim kaldigimiz ciftlik evi Zorlar koyu denen Fethiye'ye 20 kilometre uzakliktaki bir koyde idi. Fethiye aktiviteleri baska bir post konusu olacak kadar uzun degil cunku sadece cilgin Gece Hayati vardi ama yine de onu bir sonraki post'ta yazmakta kararliyim.

Pazar, Ağustos 17, 2008

Turkiye'ye dondum!

Agustos 15, 2008, Cuma gunu benim kisisel hayatimda tarihi bir gun, bir kavsak noktasi olacak. O gun Washington DC'den ablamla beraber ucaga bindigim, Lufthansa havayollari ile Frankfurt aktarmali Turkiye'ye donus yaptigim gun. Kesin donus demiyorum. Cunku kesin cok keskin, cok koseli, cok net bir sozcuk ve ben cok kesin konusmayi, herseyi simsiki cercevelemeyi cok sevmiyorum cunku hayatta hersey fazlasiyla akiskan, degisken, yumusak, gecisli ve hic bir sey kesin, cok net ve degismez degil. Simdilik Turkiye'deyim, aileme yakinim o kadar. DC'den Antalya'ya vardigimiz gun ayrica cok ozel cunku dun aksam ay tutuldu ve biz arkadaslarla sohbetler esliginde yemek yedigimiz deniz kenarindaki rum restorantinda otururken dolunay'in tutulmasini keyifle izledik. Buyuk tesaduf! Annem icin ayrica ozel bir gundu cunku kandil gunu evimize vardik. Onlar, dondugum icin ayri bir mutlu, ayri bir heyecanli. Bir de dun aksam ne zamandir blogundaki yazilari ve fotograflarini zevkle takip ettigim bir blog arkadasimla yine benim beklemedigim ve ummadigim bir sekilde ilk kez yuzyuze tanistik, konustuk, kendisi ve erkek arkadasiyla cok keyifli, uzun zamanlar gecirdik. Onlari yine, yeniden ve en kisa zamanda gormeyi ve baska bir suru seyi paylasmayi diliyorum. Dun gece usenmeyip geldiginiz, bize katildiginiz ve bizi varliginiz, sohbetinizle cogalttiginiz icin cok tesekkurler Dilara'cim ve Sevgili'si...

Antalya'da ablamin evine sag salim, valizlerimiz ve kendimiz tek parca halinde ama yorgunluktan bitap dusmus bir vaziyette vardik. Malum, Amerika kapilarini 'simdilik' kapatirken, almam gereken cikis belgeleri, imzalamam gereken dokumanlar, isyerinde halledilmesi gereken prosedurler, konsolosluga ugramalar, evdeki esyalari satmalar, kendi esyalarimi toplamalar, onlari paketleyip gemiye vermeler, evi kapatmalar, abonelikleri kesmeler, ev sahibi ve tum dostalarla vedalasmalar derken son 9 hafta cok ama cok yorulduk. Eger ablam olmasaydi herseyi bu kadar cabuk halledip bu kadar erken donemezdim herhalde. Canim ablam, ben sabahtan aksama disarilarda deliler gibi kostururken o da evde yapilmasi gerekenleri yapti, bana yemekler pisirdi, temizlikler yapti, misafir ve gelen giden agirladi. Herseyden onemlisi bana duygusal olarak destek oldu. Yasadigim inisli cikisli duygusal roller coaster'da hep yanimda oldu. Tum bu yogunlugun, tasinma telasinin arasina bir de gezme ve alisveris islerini sikistirip sanirim rekorumuzu kirdik. Las Vegas ve New York'a gittik, keyifli zamanlar gecirdik. Bir dahaki Amerika gezimize kadar bolca alisveris yaptik, bol bol gulduk, eglendik. Biz ablamla beraber super vakit gecirdik.

Simdilik Turkiye'deyim. Simdilik hayatimda:

* Bikram Yoga yok ki en alismasi en zor durumlardan biri bu olacak:(

* Organik yiyecek ve icecekler yok,

* Bir sure alisveris yok,

* Evim yok,

* Arabam yok,

* Esyalarim yok, valizlerin icinde yasiyorum,

* Isim yok, Henuz...

* 10 yillik dostlarim yok, cok uzaktalar...

* Bilgisayarim ve hizli internetim yok. Gelirayak bilgisayarim coktu:(

* Kablolu dunya kanallarim yok,

* Loehmann's, Filene's, Whole Foods, TJMaxx, Macy's, Pentagon City Mall, Bath and Body Works, Borders, Barnes and Nobles, Amazon, Tenley Town'daki manavim, Body Shop, Dean and Deluca, Sephora, Georgetown, Leopold's, Marvelous Market, Java Green, vesaire yok.

Simdilik sadece aileme yakin bir ben varim, bir de bir kac valizim.